Fetva Meclisi
Soru
Virüse karşı alınan tedbirler yüzünden camilerde cemaat ile namaz kılınması yasaklanmıştı. Şimdi 50 kişiyi geçmemek şartı ile cemaat ile namaza izin verildi. Bu nedenle bazı camiler Cuma ve bayram namazını kılmaya karar verdiler. Bu durumda Cuma ve bayram namazları bizim üzerimize farz oluyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.
Cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayanlar, EZANI DUYMASALAR DA Cuma namazına gitmek zorundadırlar. O şehirde yaşıyor olmak yeterlidir. Şehir merkezinden beş km uzakta yaşayan ve normal imkânlarla namaza gidemeyecek durumda olanlar Cuma namazına gitmeyip öğlen namazını kılabilirler.
Şu anda CUMA NAMAZI KILMA İZNİ, genel izin/serbestlik niteliğinde değildir. Gayet kısıtlı ve sınırlı bir izin verilmiştir. Cuma Namazı için toplanmaya engel oluşturan şartlar tam olarak ortadan kalkmadığından, Cuma için toplanma fırsatı da herkes için doğmamıştır. Sağlık riski taşıyanlar, tedavi görenler, yaş sorunu yaşayanlar ve benzeri özür sahipleri bu sınırlamalar devam ederken Cuma Namazına gitmeyebilirler. Risk devam ettiği için Cuma namazına gitmeyip öğlen namazı kılanlar ise bu şartlar dahilinde biiznillah vebal altında olmazlar diye umarız. Kılmak isteyenler de gerekli tedbirleri alarak bu fırsatı değerlendirebilirler.
a. Büluğ çağına girmeyen çocuklar, b. Bayanlar, c. Riskli kabul edilen yaştakiler, d. Kalp, kanser, böbrek, solunum sistemi, şeker, tansiyon, aşırı kilo hastalarının özürlü oldukları kabul edilebilir. Bu özür sebebi ile de Cuma namazına BU ŞARTLAR DEVAM ETTİĞİ SÜRECE gitmeyebilirler. Cuma yerine öğleyi kılarlar. Bu şartlarda Cuma namazına gidenler de sağlıkla alakalı uyarılara dikkat etmek zorundadırlar. Özel seccadelerini beraberlerinde bulundurmak, camideki eşyaya temas etmemek, gerekli mesafeyi korumak, musafaha etmemek, abdestini evinde almak gibi kurallara uyulmalıdır. Hastalık belirtisi bulunan veya tedavi görenlerin cumaya ve camilere gitmeleri asla doğru olmaz, vebale girmelerinden korkulur.
Cuma namazı, gerekli şartları taşıyan her mümin erkeğe farzdır. Bu namazla yükümlü olmanın şartlarından birisi, cemaate katılmaya mâni bir mazeretin bulunmamasıdır. Zira meşru bir mazeretin varlığı, cuma namazının farziyetini düşürmektedir. Hastalık, şiddetli yağış, aşırı soğuk ve sıcak gibi elverişsiz hava koşulları yanında salgın hastalık da kişiye cumanın farz olmasını düşüren bu mazeretler kapsamındadır. Salgın döneminde maske ve mesafe gibi tedbirlere riâyet edilerek cemaatle namaza devam edilebilmektedir. Ancak bu tedbirler, kış mevsiminin getirdiği elverişsiz hava koşullarıyla birleştiğinde, ülkemizde, cemaatin bir kısmı camide yer bulamadığından dolayı cuma namazını kılamamaktadır. Bu durumda, cuma namazını kılamayan kişilere öğle namazını kılmak farz olur. Bu, Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde sabit olduğu bilinen ve günümüze kadar ittifakla uygulanan bir hükümdür. Gerek yukarıda işaret ettiğimiz mazeretler nedeniyle cuma namazının farziyetinin düşmesi gerekse cuma kılamayanların öğle namazını kılmakla yükümlü olmaları nedeniyle, aynı camide ikinci kez cuma namazı kılınmasını gerektiren bir zaruret oluşmamaktadır. Bu itibarla, bir camide birden fazla cuma namazının kılınması meşru değildir. Diğer yandan bulaşıcı salgın hastalığa yakalananların ve temaslı olanların cemaate katılmamaları ve karantina şartlarına riâyet etmeleri dinen zorunludur.
Cuma namazı kadınlara farz değildir. Dolayısıyla bu bir erkek mümin sorunu olabilir. Avrupa'da cuma namazı farz olması da farklı mekânlara göre değişiklik kazanabilir. Bulunduğu şehirde Cuma kılınan bir cami bulunanlar için Cuma namazı farz olur. Uzaktakiler için olmaz. Bu da ikinci mesele. Üçüncü olarak da şunu bilmeliyiz: Önemsiz gördüğü için, hükmünü hafife aldığı için Cuma namazını üç defa art arda kılmayan aittir o kural. Bir zorunluluktan ötürü kılmayan için bu kuralın inşaallah geçerli olmamasını temenni ederiz. Netice olarak Cumayı öyle veya böyle kılamayan öğlen namazını kılar.
bayram namazı konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bayram namazının kazası Hanefi mezhebi ulemasının içtihadına göre yoktur. İstiğfar etmek yeterlidir. Kaçıran kişinin kendi başına cemaatle kılar gibi kılabileceğini söyleyen görüşler de vardır. Kaza olarak kılmamanızda ise bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm.Bayram namazının kazası yoktur. Onlar için yapılacak bir şey de yoktur.