Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir yıllık evliyim. Eşim de ben de ehli hizmet olmaya çalışan insanlarız ve sözde iman evliliği yaptık. Ben sık sık eşimden de çevremden de ölümün ani olması sebebi ile helallik alıyorum ama bir tartışmamız olduğu zaman eşim “hakkımı helal etmiyorum” diyor. Şimdi ben beni sürekli hakkı ile tehdit eden birinin getirdiği ekmeği nasıl yiyeyim? Ya da aldığı eşyayı nasıl kullanayım? Bunlar eş olarak evin geçimi için yapmak zorunda olduğu şeyler midir? Hak olur mu, olmaz mı? Arada kaldım. Böyle giderse bu evde kendi ekmeğimi kazanmak ya da bulmak zorunda kalacağım. Yoksa bir ömürlük hak olacak üstümde. Bana cevap verirseniz çok sevinirim hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Büyük bir hata ettiniz. O hataya benzer bir hata daha yapıyorsunuz: Hatanız için müthiş bir tevbe ile Allah’a sığınma yerine güya bir hak helalliği araştırıyorsunuz. Boş verin o kadını ve kendinizi ateşten koruyun: Müthiş bir tevbe ile kendinizi ateşten koruyun. Dünya yıkılsa bir daha tekrar etmemeye azimli olun. O hatayı oluşturan ortamı ve sebeplerden uzak durun. Bu hatayı ebediyen kimse ile konuşmayın. Çok ibadet edin ki, geçmiş uçurum kapansın.
Bacım, benim konuşmalarımdan öyle bir anlam çıkarması zordur, aksine kadınları şımarttığımı söylerler. Ne olursa olsun bacım, sen Allah ile alakanı yüksek tut. Günah işleme, eşine karşı kusurlu olma. Onun da senin de Rabbin Allah’tır. Allah herkesin hakemidir. Sen ibadetlerini yap. Açık bir hata işleme. Bilmeden yaptığın için özür dile. Onun dediklerini de takma. Cennet onun değil Allah’ındır. Kalbin rahat olsun bacım.
Allah’ın helal ettiği bir işi size kimse yasaklayamaz. Çocuklarınızın bu konudaki hak iddiaları boş bir söz ve edep dışılıktır. Onlar evlenip evlerinde keyif sürerken sizin evde dul beklemenizi istemeleri diye bir hak yoktur. Belki küçük olsalar da evlenmeniz onları süründürecek olsa “biraz daha sabretsen iyi olur” diyebilirdik size. Bu durumda ise Allah’ın size verdiği hakkı kullanın. Ashab-ı Kiram kadınları eşleri şehit düştükten sonra iddetini bekleyip evlendiler. Göklerin yerle bitişik olduğu bir zaman ve ortamda onları kimse ayıplamadı. Helal ve uygun bir evlilik fırsatı bulduğunuzda hemen evlenin, tereddüt etmeyin. Mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Hakkınızı helal edip etmemek, sizin bileceğiniz bir iştir. Etmeyecekseniz etmeyin ama beddua da etmeyin.Onun iyiliği yönelmesini istememeniz ise sizin hatanız olur. Affetmeseniz de salın o kendini iyiliğe çevirsin. Evet, haklısınız ama şerrin sürekli olmasını isteyemezsiniz.
Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
eş konusundaki diğer fetvalar
Siz problemin aslını bilmişsiniz. Çarenin ne olduğunu da biliyorsunuz aslında ama ona hiç temas etmiyorsunuz. Size tavsiyemiz şu olur: İdeal evlilik değil, yaşadığın evlilik peşinde olacaksın. Kimse bu dünyada aradığını bulamamıştır. Bulduğunu değerlendirebilenler ise mutlu olmuşlardır. Olgunlaşmayı kesinlikle zamana yayın. İki yıl bile belki sizin için az olabilir. Madem mü'min bir insansınız neden Kur'an okuyarak, zikir yaparak yalnızlığınızı gidermiyorsunuz? Verin kendinizi kitap okumaya, zikre ve Kur'an’a rahatlayın! Değilse nasıl bir hicrettir bu hicret sorusu sizi çelişkide gösterir.
Bu hususta yaşadığınız çevrenin örfüne önem vermelisiniz. Dinen bir sakıncası olmasa bile örfü dikkate almanız endişelerinizin giderilmesi için daha doğru olandır. Her iki aile kültürünün ortalamasını bulmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Böyle basit bir meseleden ötürü sorun üretmekten kaçınmalısınız. Şeytan evinizin kapısında bu fitneyi beklerken siz neden ona destek veriyorsunuz? Eşiniz de aşırı gitmiş siz de çocukluk etmişsiniz. Akşam eşiniz geldiğinde hatanızı beyan edip özür dileyin ve kapatın bu konuyu.
O günkü hatanız için istiğfar edin. Aynısı veya benzerine tekrar düşmemeye özen gösterin. Çokça Kur'an okuyun. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. O türleri de unutun gitsin, ardına düşmeyin. Allah kullarını bunlarla da imtihan ediyor. Aldanmamış olduğunuz için şükredin.
Biz şöyle iman ediyoruz: Hata eden günahkârdır. Günahkâr ise bu dünyada yüzü karadır, ahirette yeri ateştir. Samimi bir tevbe eden ve tevbesini koruyan ise günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş gibi! Tevbenin bu denli temizleyici gücüne iman etmemek ise ikinci bir günahtır. Zira bize günahlardan kaçının diyen aynı zamanda tevbeyi kabul etme vaadinde bulunmuştur. Tevbe eden ve tevbesine sadık kalan günah işlememiş gibidir. Eski günahları anlatıp yaymak ise bir başka günahtır; ne anlat, ne sor! Unut onları! Ve Allah’a güven.
Eşinizin yanında bir mahremi olmadan hacca gitmemesi gerekir. Biriktirin ve beraber gidebileceğiniz zamanda gidin.