Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim sürekli sizin videolarınızı izliyor. Videolarınızda erkeklerin haklarından bolca bahsediliyor. İzledikten sonra da bana ben hakkımı helal etmezsem sen cennete bile giremeyeceksin diyor. Ben evlendikten sonra Kuran’ı öğrendim ve okumaya çalışıyorum, eşim de düzenli okur ve namaz kılıyor. Bana sürekli kendisi daha iyi bir Müslüman ama ben acizmişim gibi davranıyor. Yanlış anlaşılma olsun tartışma olsun bana hep sana hakkımı helal etmiyorum diyor. Ben de madem bu kadar bıkkınsın evliliğimizi sonlandıralım istersen dedim. Benim için fark etmez ömrüm boyunca seni mi çekeceğim dedi. Gerçekten dediği gibi benim cennete girebilmem için onun hakkını helal etmesi mi gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bacı, beklentilerinde haklısın, bir itirazım yok ama iki çocuktan sonra önceliğini ailenin ayakta kalmasına vermelisin. Bu tartışmalar aileni bitirir hatta seni dininden bile soğutabilir. Direkt haram olan bir şeyi istemedikçe itiraz etmemelisin. İyi bir eş, gönül yapan bir kadın olursan zamanla eşin senin beklediğin gibi olabilir ama aksini düşünmeye bile gerek yoktur. Kanaatim bu şekildedir. Allah yardımcın olsun. Âmin.
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
Kızım, Allah seni muhafaza buyursun. Aklını ve varlığını korusun. Hem annene hem babana karşı bir kusur işleme. Kötü evlat durumunda olma. Onları sevmek zorunda da değilsin. İyi bir evlilik yapıp kurtulunca onları da unutursun inşaallah.
Aktarmış olduğun bilgiler dâhilinde şu hususlarda düşünmeni tavsiye ederim. Baba, çocuğuna ve eşine zulmetmişse, kul hakkına girmiştir. Kul hakkı da helalleşmeden affedilmez. Eğer baban gerçekten büyük haksızlıklar yaptıysa senin ona hakkını helal etmeme hakkın vardır. Ancak kin tutmak, dua etmeyi bırakmak ve tamamen nefret etmek, dinimizce olarak doğru görülmez. Babanın size yaşattıklarından dolayı hakkını helal etmeme konusunda kendini baskı altında hissetme. Fakat öfke ve kinin de seni tüketmesine de fırsat verme. Yaşadıklarını Allah'ın adaletine havale et. Korkma, Allah kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
Önce erkekliğini kurtarmaya bakmalısın. Bir insan başka bir insan uğruna bu denli ileri duygular taşımamalıdır. Gayet açık bir şekilde boşlukta bulunuyorsunuz. Kendinize gelin, sizin sizden değerli bir eşiniz olmayacağını anlayın. Erkek olmak, insan olmak bunu gerektirir. Ne kadın erkek uğruna ne de erkek kadın uğruna kendini helak etmemelidir. Tekrar kendinize gelin, Allah Teâlâ'nın size nasip etmeyeceği şeyde hayır olmayacağını iyi bilin.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Mehir kadının hakkıdır. Babasından aldığı bir harçlık, çalışıp aldığı maaş ne ise bu da odur ve sadece kadının hakkıdır. Kadın ne zaman nasıl isterse öyle kullanır. Eşi dâhil kimsenin mihre dokunma hakkı yoktur. Dilediği zaman dilediği gibi kullanır.
Aile hayatı açısından bu olayı kendinize ders edinin. Bundan sonra daha dikkatli olun. Uygun bir zamanda peş peşe üç gün oruç tutun.
Böyle bir kadınla evlenmek, tevbe ettiğine göre haram değildir. Sevaplı bir iştir de demek için sonrasını görmek gerekir. Caiz ve yapılabilir bir iştir ama size kırk kere ölçüp bir kere biçmenizi tavsiye ederim. Riski ağır bir iştir bu.
Bir kere siz, bir insana bu denli bağlanmamalısınız, bunu bilin. Bu denli aşırı bağlılıklar iyi sürmeyebilir. Ayrıca evlilik geleceği ile alakalı gaybî bir bilgi almak için kim olursa olsun bir insana gitmekle siz gayet ağır bir yanlış yapmışsınız. Seyyid olması bu gerçeği değiştirmez. Bu ümmetin seyyidlerinin görevi öyle bir kehanette bulunmak değildir. Kendinizi sömürücünün önüne attığınız için bu sonucu görmüşsünüz. Bir korku filmi idi gibi düşünün ve silin zihninizden bunu. Makul ve gerekli olan süreci işletin.
Bacı, sizin anlattığınızı esas alarak size cevap yazıyoruz. Belki eşinizin anlatacakları ile olayın seyri değişebilir. Bu cevap, sizin anlattığınız kadarının cevabıdır: Kadının çalışma mecburiyeti yoktur bizim dinimizde, evi geçindirmek zorunda olan erkektir. Size defalarca kapıyı göstermiş biri ile saadetiniz zor görünmektedir. Bu ayrıntılardan sonra da kızınız nedeni ile evinize dönmenizi anlamlı ve akıllı bir iş görmeyiz.
Hoca hanım, Allah yardımcın olsun. Sen çocukların varlığını gerekçe görerek ayrılmamayı tercih ediyorsun ama ben sana çocuklardan daha önemli olan bir noktayı dikkate almanı tavsiye edeceğim: Huzurun ve kalp rahatlığın. Gitgide bu iki şeyi kaybetmen seni hasta edebilir. Elbette çocukların varlığı büyük bir değer ama kendisini yitirmiş bir anne o çocuklar için bir ağırlık oluşturmayacaktır ileriki dönemde. Bu pencereden ele al konuyu. Eşinin namaz kılmaması ve senin dine hizmetini hafif görmesi noktasından baktığımızda ise sen de çok iyi biliyorsun ki KÖKTEN NAMAZI İHMAL EDEN birinden ayrılmak bir kadın için yanlış bir boşanma talebi değildir. Tarif ettiğin, eşin namazla başlayan bir uçurumun kenarında duruyor. Konunun bu boyutunu onunla ciddi bir şekilde değerlendirmen belki onun için iyi bir tebliğ ve kendisine gelme sebebi olabilir. Allah işini kolay etsin, kalbine ferahlık versin.