Fetva Meclisi
Soru
Annemle hanımım hiçbir şekilde anlaşamıyorlar. Hanımım boşanmayı bile düşünüyor. İki çocukla boşanma düşünmektense annemi yaşlı bakım evine koymak yanlış mı olur? Bana 'çarpılırsın' diyorlar, doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bu kıyaslamaya gerek kalmamalıdır. Siz annenizin evinde iken temizlikçi bulunan bir evde yaşıyordu iseniz, eşiniz size temizlikçi tutmalıdır, değilse bu onun insiyatifine kalır.Eşinizle aranızda bu tür konuşmalar kesinlikle sizin aleyhinizedir. Şeytan yıllar sonra bu sözleri büyümüş bir canavar olarak karşınıza çıkarabilir. O zaman pek pişman olacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Bunun yerine siz, esnek ifadelerle eşinizi rahatlatabilirsiniz. Meselâ, 'yapamıyorum' yerine 'yapmaya çalışıyorum' deseniz çok şey değişir.Size bir ağabey nasihati yapayım: Bile bile kuyunuzu kazıyorsunuz. Emsalleriniz tarlalarda çalışıyor, akşamları da bir ev idare ediyorlar. Onlar da kadın. Daha derin düşünün ve acilen eşinizle aranızı düzeltin. Kendinizi daha kabiliyetli, daha sabırlı olmaya zorlayın. Bir erkeğe verilmesi en riskli tavizi veriyorsunuz ona göre!
Allah’ın cennetine girmek isteyen herkes anne babasının hizmetinde bulunmak zorundadır. Evli veya bekâr olmak bu kuralı değiştirmez. Çünkü bu bir ibadettir, ibadet herkesin sorumluluğudur. Böyle bir ayrıma gitmeden herkes namaz kıldığı gibi ebeveyninin rızasını kazanmaya da gayret etmelidir. Gücünün yetmediği bir noktaya gelen elbette güç yetiremediğinden sorumlu olmaz. Sizin durumunuzda da anne-babanıza hizmet edebilmek niyetiyle bulunduğunuz şehirde kalabilmeyi istemeniz makul bir durumdur. Ancak evlilik ihtiyacınızın sizi sıkıştırdığını hissedip şehir dışına dahi razı olacak bir duruma gelmenize rağmen hâlâ şehirde kalmak istiyorsanız kaş yaparken göz çıkarmış olursunuz. Üzerinize düşen vazifeyi yaptıktan sonra kendi ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.
Bu sorunun cevabı için deriz ki; "anneye hastalık durumunda nasıl bakmalıdır?" sorusu manevi açıdan kastediliyorsa onun cevabı şudur: Cenneti olarak bakmalıdır. Tedavi ve bakım açısından ise şunu söyleyebiliriz: a- Annesinin tedavisi, morali ve ihtiyaçları için hiçbir eksiklik olmayacak gayretin içinde olmalıdır. Buna doktora götürmekten evdeki bakımına kadar hepsi dahildir. b- Özellikle bir erkek için mahremiyet açısından sakınca oluşturacak durumlarda bir kadının o ihtiyacı gidermesi gerekir. c- Bu ihtiyaç gidermede görev erkek çocuk ve kız kardeşlerinin üzerindedir. Erkek çocuğun hanımı bu hizmeti yaparsa mükemmel bir insanlık ve büyük bir sevap kazanmayı becermiş olur. Bu neticede bir insanlık ve merhamet meselesidir. Erkekler umumiyetle eşlerini böyle bir hizmet için zorunlu tuttuklarından yani bunu bir insani yardımlaşma göremediklerinden aile içinde sorunlar oluşabilmektedir. d- Erkek çaresiz kalır mesela hemşire/bakıcı bile tutamaz bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa annenisin her türlü hizmetini ‘olağan üstü bir durum’ gereği yapabilir/yapar. Bunun için de mahrem hizmetler için eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat eder. e- Erkek veya kadın, anneye babaya bakanın düşebileceği en büyük hatalardan biri, o bakımın karşılığını anneden babadan teşekkür olarak beklemesidir ki bu bir zayiattır. Anadolu deyimiyle bir çuval inciri berbat etmektir. Hizmetini yapıp karşılığını sadece Allah’tan beklemek gerekir. O anne değil cennettir ya da cehennemdir maazallah.
Annen elden etekten düşmüş durumda ise yani siz olmadan yaşayamayacak hâlde ise kimseyi dinlemeyecek ve yanına gideceksin, hizmetini yapacaksın. Böyle bir durumda eşin evde evinizi ikame ettirecek sen de hem oraya hem annene devam edeceksin. Böyle bir durumdan Allah seni muhafaza buyursun. Eğer annenin durumu böyle değilse yani kendi hizmetini görebiliyorsa o zaman onun istediği gibi yaşamasına müdahale etme. Bırak istediği evde kalsın. İşten dönerken uğra elini öp, her seferinde bakkaldan bir ihtiyacını getir. Duasını al. Böylece sen vazifeni yapmış olursun. Onun da istediği yalnız yaşamaktı ise o da gerçekleşmiş olur. Buna sabredebilirsen Allah sana başka kolaylıklar açacaktır. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. İki kalpli insan olmanız mümkün değildir. Tek kalbin kaldırabildiği kadarının altına girin. Orijinal olanı tercih etmelisiniz. Bayan için orijinal olan anneliktir. En mübarek yeri evdir. Aç ve açıkta değilseniz evinize dönün. Yavrunuzu bağrınıza basın. Annelik her zaman en değerlidir. İş ise emekliliğe kadar iştir sonrası ise boşluktur. Anneliğin ucu ise cennettir.
Aleykümselam. Kadının çalışmasının sonuçlarından biri ile karşılaşmışsınız. Annenizi yalnız bırakmamakta haklısınız, iyi ve gerekli olanı yapmışsınız. Allah sizden razı olsun. Yalnız eşinizle bu uzak kalmanın bedelini ağır ödersiniz. Eşinizin gerekiyorsa işi terk etmesi sizin tek çarenizdir. Sabredin, sık sık eşinizi ziyarete gidin. Bağlantıyı ne kadar çok kurabilirseniz o kadar lehinize olur. Sabır ve duadan başka bir tavsiye göremiyorum sizin için.
aile içi geçimsizlik konusundaki diğer fetvalar
Nikâh akdi esnasında eşiniz İstanbul’da kalmayı şart koştu ise sizin buna bağlı kalmanız akit gereği olur. Bunun haricinde eşinizin gittiğiniz yer yaşanılabilir, güvenli bir yer olması şartıyla her yere sizinle gelmesi esas olandır. Normalde bunu söyleriz. İstanbul’un eğitim ve din açısından daha iyi olacağı ise tartışılabilir. Eşiniz dış görünüşüyle ele aldığı için böyle düşünüyor. Yalnız size şunu belirtmeliyim: Şeytan için sizin bu fikir farklılığınız bulunmaz bir fırsat olabilir ve ailenizi temelinden sarsabilir aman dikkatli olun. Sakın kaş yaparken göz çıkarmayın. Manisa sizin için daha müstakil, daha helale yakın bir ortam sağlayacaksa orayı tercih edin. Bunu da eşinizi ikna ederek yapmaya çalışın. Zorlamayın, baskı kurmayın. Allah yardımcınız olsun.
- Bu durumu ailen gündeme getirsin. - Asla eşine tepki gösterme, haklı iken haksız olursun. - Karşılığını Allah'tan beklesen ve onları duymasan daha iyi olurdu ama madem doldun, baban veya başka biri devreye girsin. - Boşanmak senin aleyhine olur. Boşandıktan sonra kendi kendini yiyebilirsin.
Bir hakem her ikinizi dinlemedikçe sizinle ilgili dengeli bir karar verilmesi zordur. Siz aile büyüklerinizden birini yanınıza alarak bir çözüm arayın. Evet, evinizde tek başınıza yaşamak hakkınızdır ama karşınızda sizi anlayacak, saygı gösterecek biri yok anlaşılan. Siz de aile büyüklerinizden biri ile beraber olun. Olmazsa devletten yardım alın ama bu kararları ne kadar duygusal ne kadar da yerinde verdiğinizi siz kararlaştırmayın, muhakkak bir hakem bulunsun.
Böyle bir tavsiye ihtiva eden hadis bilmiyorum. Muteber bir alimin öğütleri arasında da yoktur.
İkisinin arasındaki sorunlara sakın siz girmeyin. Onlar kendi kazançları ve zararları için çalışıyorlar. Kimin haklı kimin de haksız olduğunu Allah Teâlâ belirleyecek, hükmü o verecektir. Siz insanlığınızı yapın. Elinize düşerse insanca ve mü'mince davranın. Zulmetmeye kalkarsa zulmüne izin vermeyin. Elinizi koruyun. Dilinizi koruyun. Sabredin, seviye kaybetmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. O da huzur istiyorsa işi bırakacak ve evinde sizin kazandığınızı yiyecek. Ancak böyle rahat edebilirsiniz. Anlattığınız durum iç açıcı değil.