İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam evlilik için bazen çevre şehirlerden söyleyenler oluyor, ben ise sadece yaşadığım yerden biri olsun istiyorum. Bunun sebebi de anne babama iyi evlatlık yapmak. Diğer kardeşlerim de başka şehirdeler. Anne babamın yardıma muhtaçlığı olmamasına rağmen bu düşüncem doğru mudur, siz ne tavsiye edersiniz?

Cevap

Allah’ın cennetine girmek isteyen herkes anne babasının hizmetinde bulunmak zorundadır. Evli veya bekâr olmak bu kuralı değiştirmez. Çünkü bu bir ibadettir, ibadet herkesin sorumluluğudur. Böyle bir ayrıma gitmeden herkes namaz kıldığı gibi ebeveyninin rızasını kazanmaya da gayret etmelidir. Gücünün yetmediği bir noktaya gelen elbette güç yetiremediğinden sorumlu olmaz. Sizin durumunuzda da anne-babanıza hizmet edebilmek niyetiyle bulunduğunuz şehirde kalabilmeyi istemeniz makul bir durumdur. Ancak evlilik ihtiyacınızın sizi sıkıştırdığını hissedip şehir dışına dahi razı olacak bir duruma gelmenize rağmen hâlâ şehirde kalmak istiyorsanız kaş yaparken göz çıkarmış olursunuz. Üzerinize düşen vazifeyi yaptıktan sonra kendi ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.

Hocam babam yurt dışında çalışıp oradaki işini bitirince yanımıza döndü. Geldikt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın cennetine girmek isteyen herkes anne babasının hizmetinde bulunmak zorundadır. Evli veya bekâr olmak bu kuralı değiştirmez. Çünkü bu bir ibadettir, ibadet herkesin sorumluluğudur. Böyle bir ayrıma gitmeden herkes namaz kıldığı gibi ebeveyninin rızasını kazanmaya da gayret etmelidir. Gücünün yetmediği bir noktaya gelen elbette güç yetiremediğinden sorumlu olmaz. Ne kadar gücü yetiyordu da yetmedi dedi onu sadece Allah bilir.

Hocam bakıma muhtaç anne veya baba bekâr olan çocuklarının sorumluluğunda mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın cennetine girmek isteyen herkes anne babasının hizmetinde bulunmak zorundadır. Evli veya bekâr olmak bu kuralı değiştirmez. Çünkü bu bir ibadettir, ibadet herkesin sorumluluğudur. Böyle bir ayrıma gitmeden herkes namaz kıldığı gibi ebeveyninin rızasını kazanmaya da gayret etmelidir. Gücünün yetmediği bir noktaya gelen elbette güç yetiremediğinden sorumlu olmaz. Ne kadar gücü yetiyordu da yetmedi dedi onu sadece Allah bilir.

Hocam bakıma muhtaç anne veya baba bekâr olan çocuklarının sorumluluğunda mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Kadının çalışmasının sonuçlarından biri ile karşılaşmışsınız. Annenizi yalnız bırakmamakta haklısınız, iyi ve gerekli olanı yapmışsınız. Allah sizden razı olsun. Yalnız eşinizle bu uzak kalmanın bedelini ağır ödersiniz. Eşinizin gerekiyorsa işi terk etmesi sizin tek çarenizdir. Sabredin, sık sık eşinizi ziyarete gidin. Bağlantıyı ne kadar çok kurabilirseniz o kadar lehinize olur. Sabır ve duadan başka bir tavsiye göremiyorum sizin için.

Selamünaleyküm hocam. Ben, eşim üniversite okuyor diye iki sene nişanlı kaldım,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size ve eşinize şunları not edebiliriz: Anne baba başta olmak üzere akrabalarla sılayırahim bağını koparmamanın Allah’ın emri olduğunu yani dindarlığımızla ilgili olduğunu tartışamayız. Bu böyledir. Evlenmek bir kadın için baba evinden koca evine geçmektir. Bunu da kabul etmek zorundayız. Hem evli hem babasının evinde gibi olmak kabul edilemez. Dinimiz kadınların evlendikten sonra anne babalarını ziyaret etmeleri konusunda gün ve şekil belirlememiştir. Bu konu esnek bırakılmıştır ki herkesin şartlarına uygun olanı aile bireyleri kendileri tayin etsinler. Anne babanın evinin yakınlığı veya uzaklığı, kadının ve eşinin evindeki imkânlar ve şartların yönlendirmesi gibi belirleyicilerin ortalaması bulunarak bir uygulama yapılabilir. Aynı semtte yaşayanlar için haftada bir gün olabilir, biraz uzakta olanlar için ayda bir olabilir. Veya eşler kendi şartlarına uygun olabilecek bir süre belirleyebilirler. Gün içinde görüntülü görüşme ile bağlantı kurulduğu halde haftada birkaç gün ziyaret için anne baba evine gitmek ancak ağır hasta bir baba ile ilgilenme zorunluluğu ya da afet sonrası gerekenler gibi bir durumda doğru olabilir. Daha ilerisi eşlerin henüz yuva kuracak kıvamı yakalayamadıklarını gösteren bir işaret olabilir. Bunun sonu da her ikisinin de baba evine dönmek şeklinde gelebilir. Bu konuyu olmazsa olmaz düzeyinde tartışan bir eş muhakkak aile danışmanı veya bir psikologla görüşmelidir. Asıl mesele içerideki başka bir takıntı olabilir. Üçüncü bir kişinin tavsiyelerine uyularak orta bir yol bulmaya çalışılmalıdır.

Hanımım bıraksam her gün annesinin yanına gidecek ve orada kalacak. Bu nedenle d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamberimizin kendisine hicret ve cihad şartıyla biat etmek isteyen kimseye anne-babasının sağ olup olmadığını sorması ve sağ olduklarını öğrendiğinde, "Allah'tan mükâfat bekliyor musun?" diye sorduktan sonra "Öyleyse dön ve anne babana iyi bak/onlarla ilgilen!" demesini düşünmeni rica ediyorum. Anne babanın gönlünü inciterek vakıf hizmetlerinde bulunamazsın. İkinci sorunla ilgili olarak bu konuda seni/karakterini, aileni, evlenmek istediğin kızı tanıyan güngörmüş/tecrübeli birisiyle değerlendirmen daha doğrudur.

Hocam ben babamın yanında işçi olarak çalışıyorum ve İslam’a hizmet etmek istiyo

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Bilmeyerek, istemeden düştüğümüz hatalar biiznillah af kapsamında kalır. İstiğfar ettiğinize ve bundan sonra dikkat etmeye azimli olduğunuza göre mesele yok demektir. Eşinizin aklını karıştırmanızın da gereği yoktur. istiğfar ettiğiniz hatalarınızı unutun gidin.

Ben 26 yaşında evli bir hanımım. Eşimi kapıdan uğurlarken babam yaşlarında olan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir eşin diğerine “namus” konusunda ithamda bulunması ağırdır ve kalpte yara açar. Ama burada hemen “boşanma”yı ilk çare görmek doğru değildir. Bu durumda öncelikle eşinizle sakin bir ortamda konuşarak, “Böyle bir şüphe nasıl oluştu?” sorusunun cevabını anlamaya çalışmalısınız. Şüphe, çoğu zaman yanlış anlaşılma, evham ya da dışarıdan gelen fesat sözlerden doğar. Şayet bu evham ise sizin güven verici, net ve vakur tavrınız, onun yersiz endişesini dağıtacaktır. Biraz sabır gösterin, eşiniz özür dileyecek ve bu konuyu kapatacak, ailesi de fitneye kapı aralamayacak. Herkes kendi payına düşen fedakârlığı yaparsa, bu evlilik yara almadan yola devam eder. Boşanma, bütün imkânlar tüketildikten, güven tamamen yok olduktan sonra düşünülecek en son yoldur. Şu an, altı aylık bir evlilikte hâlâ tam oturmamış güveni inşa etmek yerine yıkmak çok daha kolaydır. Kolay olana kaçmayın. Yuvanız için fedakâr olun. Allah evinize huzur versin, gönüllerinizi birbirinize ısındırsın.

Altı aylık evli bir kadınım. Eşim namusundan şüphe duydu ve beni sorguya çekti.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir genç kızın yemesi, barınması, giyinmesi kendisinden sorumlu olan babanın görevlerindendir. Bir ailede baba veli konumundadır, bu sebeple evini geçindirmek de kendisine aittir. Bu süreçte farklı bir durum olmadıkça bir evladın çalışmasına gerek olmamaktadır. Ailede olağanüstü bir durum vardır ve ailece maddi bir kalkınma ile mücadele edilecek bir durum olmuşsa ise o zaman uygun şartlar altında gerekirse tüm aile çalışarak destek verilir. Sizin durumunuza gelince elhamdülillah ki çalışma zorunluluğu olan bir durumda değilsiniz, maddi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bu durumda ailenizin sizden çalışmanızı talep etmesi söz konusu olmaması gerekir. Belki maddi destek için değil de babanız çevresine kıyas ederek “benim de kızım çalışsın” der duruma gelmiş, çevresinden etkilenmiş olabilir. Sizi üzmeyi kasıtlı yaptığınızı düşünmeyin öncelikle ki şeytan aranıza soğukluk sokmasın. Bundan sonraki süreçte; - Kendinizi geliştirecek farklı meşguliyetler bulabilirsiniz, aileniz bundan memnun olabilir. - Onları asla incitmeyin ve bu durumu işinden çıkılmaz olağanüstü bir durum olarak görmeyin. - Onları mutlu etmek istediğinizi hissettirin, kullandığınız yumuşak dil size karşı muameleyi de farklılaştıracaktır. - Sonunda çalışmak zorunda bir durum söz konusu olursa kendinizi geliştiren, Rabbimizin razı olacağı ortamları tercih etmeye çalışın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Dua eder dua beklerim.

Hocam, ben bekâr bir genç kızım ve ailemle birlikte yaşıyorum. Çok şükür maddi d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah senin bu gayretini, gözyaşını, dua dolu kalbini zayi etmez. Her cümlenden imanın diriliği, sabrın güzelliği ve bir Müslüman kadının ailesi için duyduğu derin merhamet okunuyor. Allah seni razı olduğu yolda daim eylesin, işini kolaylaştırsın, kalbini ferahlatsın. Ne yapabilirsin? Önce kendi kalbini koru. Şeytan bazen en çok "Acaba Allah kabul eder mi?" diyerek seni yoldan döndürmeye çalışır. Unutma: Yaptığın her doğru hareket, Allah içinse kıymetlidir. Senin yolunu açan da O’dur, adımını gören de O’dur. Eşini zorlamadan, örnek olarak devam et. Namaza kaldırırken sertlik değil, sevgi ile yaklaşman; bazen sadece yanında kılman bile çok etkili olur. Namazı öğrenmesi zaman alır ama öğrenme isteği varsa bu bile çok büyük bir işarettir. Tarikat meselesinde içini rahatlatayım: Tarikatlar İslam’ın dışında yapılar değil ama her tarikat doğru usulle gitmez. Gittiği yeri dinle, usullerine bak, şeriat ölçüsünde mi, değil midiye ölç. Eşini sadece sohbete yönlendirmen, niyetin temizse, sorun değildir. Ancak rahatsızlık duyduğun, kalbine oturmayan bir durum varsa uzak kalmakta haklısın. Zaten namazı, Kur’an’ı öğrensin istiyorsan, bu temel ihtiyaçlarını sade kaynaklarla da öğrenebilir. Kardeşin için: Genç yaşta harama bulaşmış ama sen onun elini bırakmamışsın. Bu büyük bir sevap. Namaz kılmasa bile onu namaza kırmadan çağır. Belki onunla gönül diliyle konuşmak, nasihat etmekten daha tesirli olur. Yaptığını anlat, değişimin faydasını paylaş, suçlama. Dua etmeye devam et. Babanla ilgili geçmiş acılar sende yaralar bırakmış ama sen hâlâ aileyi bir arada tutuyorsun. Bu çok büyüklüktür. Allah seni rahmet sebebikılmış olabilir. Kırmadan, küsmeden ama sınırını da bilerek davran. Ailenin iyiliği için çalış ama kendini yok sayma. Kardeşim, senin bu yükün ağır gibi görünse de her sabrın sonunda bir “ferahlık kapısı” vardır. Sen yolun başındasın, sabırla devam et. Bu aile senin dualarınla ayağa kalkacak inşallah. Unutma, Allah niyeti samimi olanı destekler. Sen anlatırsın, O hidayet verir. Sen kaldırırsın, O ayağa diker. Dualarım seninle. Vazgeçme. Sen çok kıymetli bir yoldasın.

Hocam, benim eşim namaz kılmayı bilmiyor. Az bir bilgiyle sabahları onu namaza k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli Kızım, Bu satırları sana, seni gözeten, senin iyiliğini isteyen, senin Rabbinin huzuruna yüzü ak bir şekilde çıkmanı arzulayan bir yürekle yazıyorum. Kalbinin bir köşesinde bir yangın var, farkındayım. Seviyorsun, değer veriyorsun, bağlanıyorsun. Ama bir yandan da vicdanın seni sıkıştırıyor, “Bu doğru mu?” diye soruyorsun. İşte bu soru, senin temiz bir kalbe sahip olduğunu gösteriyor. Kızım, Rabbimiz sana “iffet” diye bir ziynet vermiş. Bu ziyneti korumak kolay değil. Hele de duyguların coştuğu gençlik çağında. Ama unutma, kolay olmayan şeyler, değerli olanlardır. Şimdi sana düşen şey, bu duygularını yok etmek değil onları helal bir zemine ertelemektir. Sen diyorsun ki: “Evlenmek istiyorum ama aynı eve çıkamıyoruz.” Bu şartlar altında nikâh kıyılıp aynı evde yaşanmaması mümkündür. Dinen evli olduktan sonra birlikte yaşamak farz değildir. Ama senin durumun daha hassas: Ailen onaylamıyor, erkek henüz sorumluluk taşıyacak olgunlukta değil, maddi gücü yok ve sen daha öğrencisin. Bu ortamda kıyılacak bir nikâh, seni korumayabilir. Hatta daha büyük dertlerin kapısını aralayabilir. Sana açıkça şunu söyleyeyim: Nikâh, sadece günahı silmek için atılan bir adım değildir, ömürlük bir sorumluluktur. “Evlenelim de haram olmasın” mantığıyla kıyılan nikâhlar, sonrasında yalnızlığı, terk edilmeyi, pişmanlığı getirebilir. Bu acıyı en çok da sen çekersin, kızım. Ama ben senin yerinde olsam, şu sözü tutardım: “Rabbim, senin razı olmadığın bir sevgiye razı değilim. Nefsimi sana kurban ederim, bana hayırlısını ver.” Unutma, her haram biraz tatlıdır ama sonunda zehir vardır. Ve her sabır biraz acıdır ama sonunda huzur vardır. Sana dua ediyorum. Üniversite sınavını başarıyla geçirmeni, bu süreçte kendini toparlamanı ve hayatını helal üzerine kurmanı diliyorum. Gerçek aşk, seni Allah’a yaklaştırandır. Seni Allah’tan uzaklaştıran şey, ne kadar tatlı görünse de sana zarar verir. Kendini ezdirme. Kendini ucuza satma. Allah’ın sevgili kulusun sen. Biraz sabret… Rabbim senin sabrını meleklerine bile örnek gösterecek. Seni Rabbine emanet ediyorum, Dualarla...

Hocam, benim bir ilişkim var ve bunun haram olduğunu biliyorum. Bu durum beni ço

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.