İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, ben bekâr bir genç kızım ve ailemle birlikte yaşıyorum. Çok şükür maddi durumumuzda herhangi bir sorun yok. Önceden böyle şeyler söylemezdi ama babam şimdi, bir arkadaşının kızının işe girdiğini örnek göstererek, “Bak, onun kızı çalışıyor” gibi sözlerle bana imada bulunuyor. Kızlı erkekli ortamlarda çalışmamı istiyor. Bu tutumu beni gerçekten çok üzüyor. Yaptığı doğru mu?

Cevap

Bir genç kızın yemesi, barınması, giyinmesi kendisinden sorumlu olan babanın görevlerindendir. Bir ailede baba veli konumundadır, bu sebeple evini geçindirmek de kendisine aittir. Bu süreçte farklı bir durum olmadıkça bir evladın çalışmasına gerek olmamaktadır. Ailede olağanüstü bir durum vardır ve ailece maddi bir kalkınma ile mücadele edilecek bir durum olmuşsa ise o zaman uygun şartlar altında gerekirse tüm aile çalışarak destek verilir. Sizin durumunuza gelince elhamdülillah ki çalışma zorunluluğu olan bir durumda değilsiniz, maddi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bu durumda ailenizin sizden çalışmanızı talep etmesi söz konusu olmaması gerekir. Belki maddi destek için değil de babanız çevresine kıyas ederek “benim de kızım çalışsın” der duruma gelmiş, çevresinden etkilenmiş olabilir. Sizi üzmeyi kasıtlı yaptığınızı düşünmeyin öncelikle ki şeytan aranıza soğukluk sokmasın. Bundan sonraki süreçte; - Kendinizi geliştirecek farklı meşguliyetler bulabilirsiniz, aileniz bundan memnun olabilir. - Onları asla incitmeyin ve bu durumu işinden çıkılmaz olağanüstü bir durum olarak görmeyin. - Onları mutlu etmek istediğinizi hissettirin, kullandığınız yumuşak dil size karşı muameleyi de farklılaştıracaktır. - Sonunda çalışmak zorunda bir durum söz konusu olursa kendinizi geliştiren, Rabbimizin razı olacağı ortamları tercih etmeye çalışın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Dua eder dua beklerim.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İki arada bir derede kaldığınızı tarif ettiğiniz bu durumda ikinci bir ihtimal olarak gözüken “eve geri dönme” seçeneğinin sizi tatmin etmeyeceğinin gayet farkında olarak sormuşsunuz sorunuzu. İçinizdeki gel-git diye tarif edebileceğimiz sıkıntı durumu gayet anlaşılabilir. Hem iş hem de hayatın diğer alanlarında duygusal ve manevi açıdan boşlukta kalmadan devam ettirmeye çalışmak zorlayıcı bir durum. Elbette ki bu içinizde bir çatışmaya veya belirsizliğe sebep oluyor. Bu hususta size hatırlatabileceğim birkaç madde olabilir. Bunları göz önünde bulundurarak durumunuzu tekrardan düşünebilirsiniz: -İş hayatında kadınların görev yapması doğru olsa da her işin kadın için uygun olup olmadığını kendi iç huzurunuzu dikkate alarak değerlendirmek önemlidir. -Mesleğinizin getirdiği şartlar bünyenizle çatışıyorsa veya size huzur vermiyorsa, bu konuda kendinizi zorlamamanız çok kıymetlidir. -Düzenli bir şekilde devam ettirdiğiniz rutininize yeni bir şeyler eklemeye çalışın. Yeni bir hobi, yeni bir uğraş, hayatınızda heyecan yaratacak ve var olan dinamiği değiştirebilecek işler eklemek gibi. -Ailenizin beklentilerini karşılamaya çalışırken, kendi kalbiniz ve iç sesiniz huzursuz oluyorsa, bu duyguları göz ardı etmemelisiniz. Ailenizin rızasını kazanmak, umutlarını boşa çıkarmamak kıymetli olsa da sonunda yaşamı şekillendirecek olan sizsiniz. -Allah’ın her zaman sizin için en hayırlı yolu açacağına inanmalısınız. Yalnızca nefsinize ve çevrenizin baskılarına göre karar vermek yerine, bu konuda Allah’a tevekkül etmek ve dua etmek büyük bir huzur kaynağı olacaktır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Hocam, ben genç bir kızım. Küçüklüğümden beri hep çalışkan bir öğrenci oldum ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben yirmi dört yaşında bekâr bir kız evladınızım. Rabbime daha çok sığındı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanla tartışmayı bırak, onunla akıllıca ve sabırla konuşmalısın. Evde sıkıldığından dolayı çalışmak istiyor ve baban da bu konuya sıcak bakmıyorsa ders-sohbet halkası gibi sosyal etkinliklere katılarak bu sıkılganlığının üstesinden gelebilirsin. Çalışma konusunda kararlıysan ona güven veren bir çalışma planı yapabilirsin. (Evden iş, uygun bir meslek vb.) Evlenmek istemen de çok doğal. Ancak her şeyin bir vakti var. Belki senin için en hayırlısı henüz gelmedi. Şu an içinde bulunduğun süreç, seni daha güçlü ve olgun biri yapıyor olabilir. Güzel bir eş olabilmek için kendini geliştir. Evlenmek tek başına bir amaç değil, huzurlu bir evlilik kurabilmek asıl önemli olandır. Şu an yaşadıklarını, seni daha güçlü yapacak bir süreç olarak gör. "Siz bir şeyi sevmeyebilirsiniz ama o sizin için hayırlı olabilir. Yine, bir şeyi çok sevebilirsiniz ama o sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz." (Bakara, 2/216) Belki şu an sana kapılar kapalı gibi görünüyor ama Allah, senin için çok daha hayırlısını hazırlıyor olabilir. Duanı bırakma ama sabırsızlığa kapılma.

Hocam ben genç bir kızım ve zamanımın çoğunu evde geçiriyorum. Ancak ev hayatı b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, sizin anlattığınızı esas alarak size cevap yazıyoruz. Belki eşinizin anlatacakları ile olayın seyri değişebilir. Bu cevap, sizin anlattığınız kadarının cevabıdır: Kadının çalışma mecburiyeti yoktur bizim dinimizde, evi geçindirmek zorunda olan erkektir. Size defalarca kapıyı göstermiş biri ile saadetiniz zor görünmektedir. Bu ayrıntılardan sonra da kızınız nedeni ile evinize dönmenizi anlamlı ve akıllı bir iş görmeyiz.

Hocam benim evliliğim sürekli problemli geçiyor çünkü eşim anne ve babasının söz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam benim babam, yetiştiği aileden de kaynaklı olarak kendi doğrularına sıkı s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim bazı şeyleri netleştirmek lazım ki faydalı bir sonuca ulaşalım. Eğer sınava hazırlanmak istiyorsan öncelikle sınava hazırlanan arkadaşlar edin. Onlarla sınav hakkında konuşmalar yap. Onların hangi seviyede, kendinin hangi seviyede olduğunu sık sık kıyasla ve kendinde çalışma motivasyonu oluşturmaya çalış. Bu süreçte de seni disiplinden uzaklaştıran her boş şeyden uzaklaş! Bu önemli. Eğer çalışmak istemiyorsan o halde evlilik için uygun adımlar at. Yakın gördüğün çevrene durumunu niyetini belirt. Sen de bu süreçte üzerine düşeni en güzel şekilde yap. Hangi süreç olursa olsun daima bir miktar sabır gerektirir. Bunu da nefsine hatırlatıp şimdiden hazır olmasını bekleme. Hayattan çok yüksek beklentilere girmek can sıkabilen riskli bir iştir. Bunun yerine gerçekçi beklentiler içinde gayret etmek en sağlıklısıdır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben dört sene önce liseden mezun oldum ve hâlâ üniversite hayatına başlama

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah senin bu gayretini, gözyaşını, dua dolu kalbini zayi etmez. Her cümlenden imanın diriliği, sabrın güzelliği ve bir Müslüman kadının ailesi için duyduğu derin merhamet okunuyor. Allah seni razı olduğu yolda daim eylesin, işini kolaylaştırsın, kalbini ferahlatsın. Ne yapabilirsin? Önce kendi kalbini koru. Şeytan bazen en çok "Acaba Allah kabul eder mi?" diyerek seni yoldan döndürmeye çalışır. Unutma: Yaptığın her doğru hareket, Allah içinse kıymetlidir. Senin yolunu açan da O’dur, adımını gören de O’dur. Eşini zorlamadan, örnek olarak devam et. Namaza kaldırırken sertlik değil, sevgi ile yaklaşman; bazen sadece yanında kılman bile çok etkili olur. Namazı öğrenmesi zaman alır ama öğrenme isteği varsa bu bile çok büyük bir işarettir. Tarikat meselesinde içini rahatlatayım: Tarikatlar İslam’ın dışında yapılar değil ama her tarikat doğru usulle gitmez. Gittiği yeri dinle, usullerine bak, şeriat ölçüsünde mi, değil midiye ölç. Eşini sadece sohbete yönlendirmen, niyetin temizse, sorun değildir. Ancak rahatsızlık duyduğun, kalbine oturmayan bir durum varsa uzak kalmakta haklısın. Zaten namazı, Kur’an’ı öğrensin istiyorsan, bu temel ihtiyaçlarını sade kaynaklarla da öğrenebilir. Kardeşin için: Genç yaşta harama bulaşmış ama sen onun elini bırakmamışsın. Bu büyük bir sevap. Namaz kılmasa bile onu namaza kırmadan çağır. Belki onunla gönül diliyle konuşmak, nasihat etmekten daha tesirli olur. Yaptığını anlat, değişimin faydasını paylaş, suçlama. Dua etmeye devam et. Babanla ilgili geçmiş acılar sende yaralar bırakmış ama sen hâlâ aileyi bir arada tutuyorsun. Bu çok büyüklüktür. Allah seni rahmet sebebikılmış olabilir. Kırmadan, küsmeden ama sınırını da bilerek davran. Ailenin iyiliği için çalış ama kendini yok sayma. Kardeşim, senin bu yükün ağır gibi görünse de her sabrın sonunda bir “ferahlık kapısı” vardır. Sen yolun başındasın, sabırla devam et. Bu aile senin dualarınla ayağa kalkacak inşallah. Unutma, Allah niyeti samimi olanı destekler. Sen anlatırsın, O hidayet verir. Sen kaldırırsın, O ayağa diker. Dualarım seninle. Vazgeçme. Sen çok kıymetli bir yoldasın.

Hocam, benim eşim namaz kılmayı bilmiyor. Az bir bilgiyle sabahları onu namaza k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli Kızım, Bu satırları sana, seni gözeten, senin iyiliğini isteyen, senin Rabbinin huzuruna yüzü ak bir şekilde çıkmanı arzulayan bir yürekle yazıyorum. Kalbinin bir köşesinde bir yangın var, farkındayım. Seviyorsun, değer veriyorsun, bağlanıyorsun. Ama bir yandan da vicdanın seni sıkıştırıyor, “Bu doğru mu?” diye soruyorsun. İşte bu soru, senin temiz bir kalbe sahip olduğunu gösteriyor. Kızım, Rabbimiz sana “iffet” diye bir ziynet vermiş. Bu ziyneti korumak kolay değil. Hele de duyguların coştuğu gençlik çağında. Ama unutma, kolay olmayan şeyler, değerli olanlardır. Şimdi sana düşen şey, bu duygularını yok etmek değil onları helal bir zemine ertelemektir. Sen diyorsun ki: “Evlenmek istiyorum ama aynı eve çıkamıyoruz.” Bu şartlar altında nikâh kıyılıp aynı evde yaşanmaması mümkündür. Dinen evli olduktan sonra birlikte yaşamak farz değildir. Ama senin durumun daha hassas: Ailen onaylamıyor, erkek henüz sorumluluk taşıyacak olgunlukta değil, maddi gücü yok ve sen daha öğrencisin. Bu ortamda kıyılacak bir nikâh, seni korumayabilir. Hatta daha büyük dertlerin kapısını aralayabilir. Sana açıkça şunu söyleyeyim: Nikâh, sadece günahı silmek için atılan bir adım değildir, ömürlük bir sorumluluktur. “Evlenelim de haram olmasın” mantığıyla kıyılan nikâhlar, sonrasında yalnızlığı, terk edilmeyi, pişmanlığı getirebilir. Bu acıyı en çok da sen çekersin, kızım. Ama ben senin yerinde olsam, şu sözü tutardım: “Rabbim, senin razı olmadığın bir sevgiye razı değilim. Nefsimi sana kurban ederim, bana hayırlısını ver.” Unutma, her haram biraz tatlıdır ama sonunda zehir vardır. Ve her sabır biraz acıdır ama sonunda huzur vardır. Sana dua ediyorum. Üniversite sınavını başarıyla geçirmeni, bu süreçte kendini toparlamanı ve hayatını helal üzerine kurmanı diliyorum. Gerçek aşk, seni Allah’a yaklaştırandır. Seni Allah’tan uzaklaştıran şey, ne kadar tatlı görünse de sana zarar verir. Kendini ezdirme. Kendini ucuza satma. Allah’ın sevgili kulusun sen. Biraz sabret… Rabbim senin sabrını meleklerine bile örnek gösterecek. Seni Rabbine emanet ediyorum, Dualarla...

Hocam, benim bir ilişkim var ve bunun haram olduğunu biliyorum. Bu durum beni ço
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle bir kadın eşinin veya bir başkasının isteği üzerine kaşına dokunmamalıdır, dokunamaz. Kaşların alınması, düzeltilmesi caiz değildir. Ancak bir kadında olmaması gereken yüz tüyleri bunun dışındadır. Alınmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Kadının peçe takması farz değildir. Müstehap bir ibadettir. Böyle bir ibadet için “şu kişilerin yanında farzdır” da diyemeyiz. Size namahrem olan birinin yanındayken yüzünüzdeki tüylerin alınmış olması veya olmaması peçenizi takmanız hususunda herhangi bir değişiklik oluşturmaz. Yüzünüze güzelliğe dair bir işlem yaptırsanız da yaptırmasanız da aynı hassasiyette davranmanız gerekmektedir. Rabbim yardımcınız olsun.

Hocam, ben peçe takan bir kadınım. Fitne oluşmayacak ortamlarda peçemi çıkardığı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir eşin diğerine “namus” konusunda ithamda bulunması ağırdır ve kalpte yara açar. Ama burada hemen “boşanma”yı ilk çare görmek doğru değildir. Bu durumda öncelikle eşinizle sakin bir ortamda konuşarak, “Böyle bir şüphe nasıl oluştu?” sorusunun cevabını anlamaya çalışmalısınız. Şüphe, çoğu zaman yanlış anlaşılma, evham ya da dışarıdan gelen fesat sözlerden doğar. Şayet bu evham ise sizin güven verici, net ve vakur tavrınız, onun yersiz endişesini dağıtacaktır. Biraz sabır gösterin, eşiniz özür dileyecek ve bu konuyu kapatacak, ailesi de fitneye kapı aralamayacak. Herkes kendi payına düşen fedakârlığı yaparsa, bu evlilik yara almadan yola devam eder. Boşanma, bütün imkânlar tüketildikten, güven tamamen yok olduktan sonra düşünülecek en son yoldur. Şu an, altı aylık bir evlilikte hâlâ tam oturmamış güveni inşa etmek yerine yıkmak çok daha kolaydır. Kolay olana kaçmayın. Yuvanız için fedakâr olun. Allah evinize huzur versin, gönüllerinizi birbirinize ısındırsın.

Altı aylık evli bir kadınım. Eşim namusundan şüphe duydu ve beni sorguya çekti.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ortamda tesettür ve mahremiyet kurallarına aykırı bir durum oluşmuyorsa, gelir-masraf dengesi açısından israfa sebep olmuyorsa, vakit zayiatına neden olmuyorsa restoranda yemek yemekte bir sakınca yoktur. Peçe, tesettürün farziyet boyutunu oluşturmadığı için varlığı fazilettir ama yokluğu bir eksiklik değildir. Günümüz şartlarında farz olmayan, takva alanına giren bir konu olduğu için, bu konuda anne babanızın rızasını öncelemelisiniz, onlarla tartışmaya girmemelisiniz. Peçeli olsun ya da olmasın kadının kendisini tesettürü ile koruması esas olandır. Esas olanı elde etmek önceliğimizdir.

Hocam, benim iki sorum olacak: Tesettürlü bir hanımın lokantada ya da restorand
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın cennetine girmek isteyen herkes anne babasının hizmetinde bulunmak zorundadır. Evli veya bekâr olmak bu kuralı değiştirmez. Çünkü bu bir ibadettir, ibadet herkesin sorumluluğudur. Böyle bir ayrıma gitmeden herkes namaz kıldığı gibi ebeveyninin rızasını kazanmaya da gayret etmelidir. Gücünün yetmediği bir noktaya gelen elbette güç yetiremediğinden sorumlu olmaz. Sizin durumunuzda da anne-babanıza hizmet edebilmek niyetiyle bulunduğunuz şehirde kalabilmeyi istemeniz makul bir durumdur. Ancak evlilik ihtiyacınızın sizi sıkıştırdığını hissedip şehir dışına dahi razı olacak bir duruma gelmenize rağmen hâlâ şehirde kalmak istiyorsanız kaş yaparken göz çıkarmış olursunuz. Üzerinize düşen vazifeyi yaptıktan sonra kendi ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

Hocam evlilik için bazen çevre şehirlerden söyleyenler oluyor, ben ise sadece ya

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.