İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, benim bir ilişkim var ve bunun haram olduğunu biliyorum. Bu durum beni çok huzursuz ediyor. Nefsime ağır geliyor ve bu ilişkiyi helale çevirmek istiyorum. Bu yüzden evlenmek istiyorum. Ancak şu anda aynı eve çıkmamız mümkün değil. Üniversite sınavına hazırlanıyorum. Evlenmek istediğim kişi de sınava hazırlanıyor ve şu anda ev geçindirecek maddi imkânı yok. Bu sebeple aynı evde kalmamız bu yıl mümkün değil. Üniversiteyi kazandığımızda birlikte eve çıkmayı düşünüyoruz. Bu durumda nikâh kıyıp farklı evlerde yaşamamız caiz olur mu? Annem bu şartlarda evlenmemi uygun bulmuyor, "caiz değil" diyerek karşı çıkıyor. Ama ben bu haram ilişkiden çıkmak ve Allah’ın razı olacağı bir yol izlemek istiyorum. Lütfen bana bu konuda yol gösterir misiniz?

Cevap

Değerli Kızım, Bu satırları sana, seni gözeten, senin iyiliğini isteyen, senin Rabbinin huzuruna yüzü ak bir şekilde çıkmanı arzulayan bir yürekle yazıyorum. Kalbinin bir köşesinde bir yangın var, farkındayım. Seviyorsun, değer veriyorsun, bağlanıyorsun. Ama bir yandan da vicdanın seni sıkıştırıyor, “Bu doğru mu?” diye soruyorsun. İşte bu soru, senin temiz bir kalbe sahip olduğunu gösteriyor. Kızım, Rabbimiz sana “iffet” diye bir ziynet vermiş. Bu ziyneti korumak kolay değil. Hele de duyguların coştuğu gençlik çağında. Ama unutma, kolay olmayan şeyler, değerli olanlardır. Şimdi sana düşen şey, bu duygularını yok etmek değil onları helal bir zemine ertelemektir. Sen diyorsun ki: “Evlenmek istiyorum ama aynı eve çıkamıyoruz.” Bu şartlar altında nikâh kıyılıp aynı evde yaşanmaması mümkündür. Dinen evli olduktan sonra birlikte yaşamak farz değildir. Ama senin durumun daha hassas: Ailen onaylamıyor, erkek henüz sorumluluk taşıyacak olgunlukta değil, maddi gücü yok ve sen daha öğrencisin. Bu ortamda kıyılacak bir nikâh, seni korumayabilir. Hatta daha büyük dertlerin kapısını aralayabilir. Sana açıkça şunu söyleyeyim: Nikâh, sadece günahı silmek için atılan bir adım değildir, ömürlük bir sorumluluktur. “Evlenelim de haram olmasın” mantığıyla kıyılan nikâhlar, sonrasında yalnızlığı, terk edilmeyi, pişmanlığı getirebilir. Bu acıyı en çok da sen çekersin, kızım. Ama ben senin yerinde olsam, şu sözü tutardım: “Rabbim, senin razı olmadığın bir sevgiye razı değilim. Nefsimi sana kurban ederim, bana hayırlısını ver.” Unutma, her haram biraz tatlıdır ama sonunda zehir vardır. Ve her sabır biraz acıdır ama sonunda huzur vardır. Sana dua ediyorum. Üniversite sınavını başarıyla geçirmeni, bu süreçte kendini toparlamanı ve hayatını helal üzerine kurmanı diliyorum. Gerçek aşk, seni Allah’a yaklaştırandır. Seni Allah’tan uzaklaştıran şey, ne kadar tatlı görünse de sana zarar verir. Kendini ezdirme. Kendini ucuza satma. Allah’ın sevgili kulusun sen. Biraz sabret… Rabbim senin sabrını meleklerine bile örnek gösterecek. Seni Rabbine emanet ediyorum, Dualarla...
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanı yanına al, bu konuyu babanla çöz. Annene karşı kaba olma, kırıp dökme ama eğer sıkıştırırsa üniversiteye gitmeyebileceğini söyle. O zaman gevşeyebilir. Ve Allah'ın emrini kimse ile pazarlık etme. Her hamurun mayalanması böyle çetindir kızım. Kolay değil mayalanmak. Sabret ve dikil şeytanın karşısına. Allah yardımcın olsun.

Ben üniversiteyi bu sene kazandım. Gitmeden önce kapanmak istiyorum ama cesaret
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce 'dini nikâh' deyimini düzeltmem gerekiyor. Nikâhın dinlisi dinzisi mi olur? Nikâh nikâhtır. Sizin mantığınızla bakanlar için belediyeden başka bir yerde kıyılan nikâhın ciddi olmayacağını düşünüyorum. Nikâhınızı belediyede kıydırın. Hatanızdan çok ciddi bir tevbe edin. Melekler tevbenize şahit olsun. Bu tevbenizin samimiyetini de birbirinizden uzak kalarak gösterin ki, göstermelik bir tevbe yaptığınız anlaşılmasın. Hem çok pişmansınız hem de bir yıl bekleyemiyorsunuz; anlamlı bir çıkış mı bu? Ebeveyninizin haberi ve rızası olmadan kıydıracağınız bir nikâh, evli olmanız açısından bir sakınca doğurmaz; nikâhlı sayılırsınız. Ama ezilip geçilmiş bir anne babanızın varlığı mutsuzluk için evlenmeniz anlamına gelebilir. İyi düşünün, Allah'tan korkun, aklınızı çalıştırın.

Hocam benim görüştüğüm biri var. Şu anda ikimiz de üniversitede okuyoruz Okullar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle, Allah’ın rızasını gözeterek haramdan sakınma hassasiyetiniz çok kıymetlidir. Bu, imanınızın güçlü olduğunu gösterir. Ev arkadaşınızın yaşam tarzından uzak durun. Onu uyarmışsınız ancak düzelmiyorsa bu konuda daha fazla zorlamanıza gerek yoktur. Eğer mümkünse farklı bir ev arkadaşı bulmaya çalışın. Kendi özel alanınızı koruyun, haram ortamına maruz kalmamaya dikkat edin. Zinadan kendinizi korumaya çalışın. Bunun için ibadetlerinizi artırın, özellikle namazı terk etmeyin ve Kur’an okumaya devam edin. Kendinizi yalnız bırakmayın, güvenilir ve dindar arkadaşlar edinin. Boş zamanlarınızı verimli kullanın, spor, ilim, mesleki gelişim gibi alanlara yönelin. Allah’tan yardım isteyin. İlmî ve dini sohbet halkalarına katılın.

Hocam ben Allah’tan korkan bir genç olmaya çalışıyorum. Yaşadığım bölgeden farkl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızınızla her şey bitmiş gibi bir rolde asla olmayın, asla! Hiçbir şey olmamış gibi konuşun, ona bağrınızı açın, size açılmasını sağlayın, hemen şimdi, hemen şimdi! Onu şeytanın kucağına ittiniz fark etmeden. Kızınızın sıkıştığı noktada evlilik olmayabilir. O öyle zannediyor olabilir. Onu bir psikoloğa götürün ve psikoloğun yönlendirmesine göre hareket edin. Gerekiyorsa tedavi ettirin. Korkmayın ama geç kalmayın. Sizinle en özel muhabbetleri yapabileceği ortamı hiç kaldırmayın. Tek çare onun sizinle her şeyini paylaşabilmesidir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam benim on dokuz yaşında bir kızım var. Bir yıldır evlenmek istediğini söylü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.

Hocam, kısaca anlatayım; Biz dindar insanlar olmaya çalışıyoruz. Annem babam ayr
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmanımız, inancımız elbette en önemli kıymetlilerimiz. Bununla birlikte duruma bütüncül yaklaşmak gerekiyor. Anlıyorum ki aslında bir çaba içerisindeniz lakin daha çok, daha daha çok çaba ve gayret göstermelisiniz. Sizin durumunuzda olan kişiler, inandıkları değerlerden ziyade nasıl hissettiklerine dayalı karar verme eğilimindedirler. Sizde değerlerinizle değil daha çok duygularınızla karar veriyor olabilirsiniz. Kimse daha sonra çok pişman olacağı bir karar vermek istemez aslında, ancak bazen imtihanlı tarafımızla yaklaşıp duygularımızı coşturup, arzularımız doğrultusunda hemen eyleme geçeriz. Sonuç ise utanç ve derin pişmanlık. Sendeki bu sarmal döngüyü neler besliyor, altında hangi duygular var mutlaka işin ehli biriyle çalışıp öğrenmelisin. Sendeki sorunun ne olduğunu anlayana kadar tedavi edemezsin. Yalnız kaldığın zamanlarda neden bu günaha yöneldiğinin altında yatan nedenler elbette var lakin insan bazen kendi sorunlarına etiket koymak, yüzleşmek istemez. Gün içinde sıklıkla aklınıza cinsellik ya da izlediğiniz bazı görüntüler geliyorsa, sizi zorlayan hisler ve durumlardan sonra yalnız kalıp günahınıza giden yollara hazırlık yapıyorsanız, bu günahı eyleme döktükten sonra pişmanlık ve hemen yenilenme ve tövbe ediyorsanız, hem de bu durumlar bir döngü şeklindeyse nerede olursanız olun ister evinizde, ister Kâbe'de siz bir bağımlısınız kardeşim. Öncelikle bu durumu gerçekçi bir şekilde kabul etmelisiniz. Sonrasında hiç zaman kaybetmeden bunun üstüne özel çalışacağınız planlamalar yapmalısınız. İffetli, namuslu ve temiz olma niyetiniz ve çabanız hiç bitmesin. Buna namazı, sünnet namazlarını, Kur’an’ı, sabah akşam zikirlerini merkeze alarak başlayabilirsiniz. Kendiniz için bol bol dua ve tövbe edin ve hep yaptığınız işlerden farklı işler yaparak bu durumdan inşaallah kurtulabilirsiniz. Mesela çok yoğun duygular geldiğinde yalnız bir odaya gidip kendinizle uğraşmak yerine hızlıca dışarı çıkıp yürümek, bir şeyler dinlemek ya da spor yapmak gibi başka uğraşı alanları geliştirebilirsiniz. Beyin sıklıkla aynı şeyleri düşünüp aynı eylemlerde bulunduğu için artık hep bunu ister. Ona istediğini vermeyerek döngüyü kırarak ve bu kırmaların sayısını arttırarak güçlenirsiniz. Sizi bu günaha götüren tetikleyiciler neler listeleyebilirsiniz. Örneğin boş ev, istek duygusunun fazlalığı, uykuya geçerken telefonunun yanında olması, yalnızlık duygusu vb. birçok şey olabilir. Başta da ifade ettiğim gibi daha çok, daha çok çaba… Rabbimiz, gerçekten iyileşmek için öncelikle kararlı bir istek, tüm hayatını tekrar düzenleyebilme azmi ve kuvveti versin inşaallah.

Hocam umreden yeni geldim ama yine günahlar işledim. Umrede, Kâbe’de, Allah’ın e

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah senin bu gayretini, gözyaşını, dua dolu kalbini zayi etmez. Her cümlenden imanın diriliği, sabrın güzelliği ve bir Müslüman kadının ailesi için duyduğu derin merhamet okunuyor. Allah seni razı olduğu yolda daim eylesin, işini kolaylaştırsın, kalbini ferahlatsın. Ne yapabilirsin? Önce kendi kalbini koru. Şeytan bazen en çok "Acaba Allah kabul eder mi?" diyerek seni yoldan döndürmeye çalışır. Unutma: Yaptığın her doğru hareket, Allah içinse kıymetlidir. Senin yolunu açan da O’dur, adımını gören de O’dur. Eşini zorlamadan, örnek olarak devam et. Namaza kaldırırken sertlik değil, sevgi ile yaklaşman; bazen sadece yanında kılman bile çok etkili olur. Namazı öğrenmesi zaman alır ama öğrenme isteği varsa bu bile çok büyük bir işarettir. Tarikat meselesinde içini rahatlatayım: Tarikatlar İslam’ın dışında yapılar değil ama her tarikat doğru usulle gitmez. Gittiği yeri dinle, usullerine bak, şeriat ölçüsünde mi, değil midiye ölç. Eşini sadece sohbete yönlendirmen, niyetin temizse, sorun değildir. Ancak rahatsızlık duyduğun, kalbine oturmayan bir durum varsa uzak kalmakta haklısın. Zaten namazı, Kur’an’ı öğrensin istiyorsan, bu temel ihtiyaçlarını sade kaynaklarla da öğrenebilir. Kardeşin için: Genç yaşta harama bulaşmış ama sen onun elini bırakmamışsın. Bu büyük bir sevap. Namaz kılmasa bile onu namaza kırmadan çağır. Belki onunla gönül diliyle konuşmak, nasihat etmekten daha tesirli olur. Yaptığını anlat, değişimin faydasını paylaş, suçlama. Dua etmeye devam et. Babanla ilgili geçmiş acılar sende yaralar bırakmış ama sen hâlâ aileyi bir arada tutuyorsun. Bu çok büyüklüktür. Allah seni rahmet sebebikılmış olabilir. Kırmadan, küsmeden ama sınırını da bilerek davran. Ailenin iyiliği için çalış ama kendini yok sayma. Kardeşim, senin bu yükün ağır gibi görünse de her sabrın sonunda bir “ferahlık kapısı” vardır. Sen yolun başındasın, sabırla devam et. Bu aile senin dualarınla ayağa kalkacak inşallah. Unutma, Allah niyeti samimi olanı destekler. Sen anlatırsın, O hidayet verir. Sen kaldırırsın, O ayağa diker. Dualarım seninle. Vazgeçme. Sen çok kıymetli bir yoldasın.

Hocam, benim eşim namaz kılmayı bilmiyor. Az bir bilgiyle sabahları onu namaza k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir genç kızın yemesi, barınması, giyinmesi kendisinden sorumlu olan babanın görevlerindendir. Bir ailede baba veli konumundadır, bu sebeple evini geçindirmek de kendisine aittir. Bu süreçte farklı bir durum olmadıkça bir evladın çalışmasına gerek olmamaktadır. Ailede olağanüstü bir durum vardır ve ailece maddi bir kalkınma ile mücadele edilecek bir durum olmuşsa ise o zaman uygun şartlar altında gerekirse tüm aile çalışarak destek verilir. Sizin durumunuza gelince elhamdülillah ki çalışma zorunluluğu olan bir durumda değilsiniz, maddi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bu durumda ailenizin sizden çalışmanızı talep etmesi söz konusu olmaması gerekir. Belki maddi destek için değil de babanız çevresine kıyas ederek “benim de kızım çalışsın” der duruma gelmiş, çevresinden etkilenmiş olabilir. Sizi üzmeyi kasıtlı yaptığınızı düşünmeyin öncelikle ki şeytan aranıza soğukluk sokmasın. Bundan sonraki süreçte; - Kendinizi geliştirecek farklı meşguliyetler bulabilirsiniz, aileniz bundan memnun olabilir. - Onları asla incitmeyin ve bu durumu işinden çıkılmaz olağanüstü bir durum olarak görmeyin. - Onları mutlu etmek istediğinizi hissettirin, kullandığınız yumuşak dil size karşı muameleyi de farklılaştıracaktır. - Sonunda çalışmak zorunda bir durum söz konusu olursa kendinizi geliştiren, Rabbimizin razı olacağı ortamları tercih etmeye çalışın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Dua eder dua beklerim.

Hocam, ben bekâr bir genç kızım ve ailemle birlikte yaşıyorum. Çok şükür maddi d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle bir kadın eşinin veya bir başkasının isteği üzerine kaşına dokunmamalıdır, dokunamaz. Kaşların alınması, düzeltilmesi caiz değildir. Ancak bir kadında olmaması gereken yüz tüyleri bunun dışındadır. Alınmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Kadının peçe takması farz değildir. Müstehap bir ibadettir. Böyle bir ibadet için “şu kişilerin yanında farzdır” da diyemeyiz. Size namahrem olan birinin yanındayken yüzünüzdeki tüylerin alınmış olması veya olmaması peçenizi takmanız hususunda herhangi bir değişiklik oluşturmaz. Yüzünüze güzelliğe dair bir işlem yaptırsanız da yaptırmasanız da aynı hassasiyette davranmanız gerekmektedir. Rabbim yardımcınız olsun.

Hocam, ben peçe takan bir kadınım. Fitne oluşmayacak ortamlarda peçemi çıkardığı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ortamda tesettür ve mahremiyet kurallarına aykırı bir durum oluşmuyorsa, gelir-masraf dengesi açısından israfa sebep olmuyorsa, vakit zayiatına neden olmuyorsa restoranda yemek yemekte bir sakınca yoktur. Peçe, tesettürün farziyet boyutunu oluşturmadığı için varlığı fazilettir ama yokluğu bir eksiklik değildir. Günümüz şartlarında farz olmayan, takva alanına giren bir konu olduğu için, bu konuda anne babanızın rızasını öncelemelisiniz, onlarla tartışmaya girmemelisiniz. Peçeli olsun ya da olmasın kadının kendisini tesettürü ile koruması esas olandır. Esas olanı elde etmek önceliğimizdir.

Hocam, benim iki sorum olacak: Tesettürlü bir hanımın lokantada ya da restorand
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İstihare; bir kimsenin yapmak istediği bir şeyin kendisi için hayırlı olup olmayacağı konusunda bir işarete kavuşmak maksadıyla iki rekât namaz kılarak Allah’a dua etmesidir. Efendimiz aleyhisselam işlerinde istihareyi ashabına da çokça tavsiye etmiştir. Mümkünse böyle bir ibadet zihnin daha temiz olduğu yatmadan önceki vakitlerde olması daha çok tavsiye edilmektedir. İstihâre namazının kılınışı ise şöyledir: Birinci rekâtında Fâtiha’dan sonra Kâfirûn sûresi; ikinci rekâtında Fâtiha’dan sonra İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra hadisi şerifte belirtilen “istihâre duası” yapılır. Yahut “Allah'ım ben filan işi yapmak istiyorum. Bu benim için hayırlı ise kalbime onu yerleştir. Değilse beni ondan uzak tut.” Şeklinde de dua edebilirsiniz. Bundan sonra yapılacak şey iki üç gün beklemektir. Aradan geçen üç günden sonra, o yapmayı istediği iş, kişinin kalbinde daha sempatik hale gelmiş ise istiharenin sonucu olumludur. Aksi olmuşsa yani, o işten soğumuş ise sonuç olumsuz demektir. Hiçbir sonuca ulaşamamış ise aynı şekilde istihare iki üç kere daha tekrarlanabilir. Mü’minin işinin sonrası için hayırlı olması ve kendisini hayra yöneltmesi adına Allah’tan yardım isteyebilir. İstihare, rüya görmek için yatmak değil Allah’tan hep hayırlı olanı isteme bilincine ulaşmaktır. Sonucunda rüya görmek diye bir husus yoktur, mü’minin kalbini hayra yönelmesi için dua etmesi vardır. Rüya gerekli değildir. Eğer gördüğü bir rüya, kalbinin ona ısınmasına veya soğumasına neden olmuşsa o rüya o zaman istiharenin sonucu olmuş demektir. Kısaca istihareyi bu şekilde özetleyebiliriz. Ancak tekrar belirtmek gerekir: Buradaki şart kişinin belli renkler veya cisimler içeren rüya görmesi istihare şartı değildir. Mü’min için bir sünneti ihya etmesi açısından güzel bir ibadettir. Elbette önemli bir husus var ki; istihare ile istişare etmek sünnete uygun olandır. Mü’min iki işe de muhtaçtır. Elinden gelen bütün çabaları gösterdikten sonra Rabbine manevi olarak danışması güzel olan bir husustur. Bu hususta bilinçli ve dengeli hareket etmek gerekir. Sizin için Rabbim bu hususta hayırlı ve güzel olanı göstersin ve kalbinizi iyiye meylettirsin.

Hocam, ben bir beyefendiyle evlilik niyetiyle görüştüm. Üç kez bir araya geldik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dua bir yalvarıştır, yakarıştır. Rabbimiz dua ederken, onun dualarımızı kabul edeceğinden şüphemiz olmamasını istemektedir. Elbette kabulün ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğini Allah bilecektir. Hangi dua daha ihlaslıysa, daha samimi ise o kabul olur Allah’ın izniyle. Duada ısrarcı olunabilir fakat mümin, ettiği duanın kabul edilmesi hususunda aceleci olmamalıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin "Sizden herhangi biriniz 'dua ettim de kabul olunmadı' diyerek acele etmediği sürece duası kabul olunur." buyurduğunu hatırlayabiliriz. Zikirde “şu kadar” denebilecek bir sınırı, muayyen bir vakti ve belirli bir pozisyonu yoktur. Kur'an’ımızın ve sünnetimizin gösterdiği bütün zikirler, bütün zamanlar ve bütün durumlar için sınırsız bir şekilde yapılabilir niteliktedir. Herkes gücü yettiğince yapabilir. Zikir yaparken de başka şeyler düşünmek zikri geçersiz kılmaz fakat sadece dille değil de kalben Allah’a yönelerek, ne söylediğinin farkında olarak, Rabbimizin huzurunda olduğumuzun hissi içinde olmaya çalışmak gayemiz olmalıdır. Dua ederken “Ya Allah”, “Ya Rab” dediğimiz gibi herhangi Esma’ül Hüsna’dan olan isimlerinden biriyle de dua edebiliriz. Ya Âlim, ya Kerim, ya Latif yani “Ey Latif Allah’ım! Ey Kerim Allah’ım! Ey Rahim Allah’ım!” diye dua edebilirsiniz. Yeterli olur Allah’ın izniyle. Geçmişteki yanlışlardan samimice tövbe edip istiğfar edebilirsiniz. Mümin erkek veya kadın Allah'tan kendisi için hayırlı olanı ister, bunun için de dua eder. "Allah'ım bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et!" şeklinde dua edebilirsiniz. Rabbimizin size yazdığı nasibi er veya geç sizi bulacaktır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam aklıma takılan sorularım var:  Dua ederken "duama yakın, duamı bana yakı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.