Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üç yıla yakındır evliyim. İlk bebeğimiz anne karnında gelişimini tamamlayamadan vefat etti. Bir yıl sonra ikinci hamilelik de çok riskli oldu. Düşük olacak diye eşim operasyon geçirdi. Yine de engel olamadık ve bebeğimiz yedi aylıkken doğdu. İlk çocuk vefat ettikten sonra burada yaşlı bir kadına gittik. Eşimde ümmü sübyan olduğunu söyleyerek iğne yaptı. Şimdi ise bir hocaya gitmiş ailem. O da doğru, annesinde var ve çocuğa geçmiş diyerek bir muska yazmış. Bu kâğıdın suyundan bebeğe içirin ve bu suyla bebeği yıkayın demişler. İnternette araştırma yaptığımda da çok farklı şeyler okuyorum. Neredeyse üç aydır bebeğimiz hastanede. Bu ümmü sübyan ne hocam? Ne yapalım, nasıl korunalım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Öncelikle geçmiş olsun size. Allah tekrarından ve bütün sıkıntılardan muhafaza buyursun. Eşinize de geçmiş olsun deriz, dualar ederiz ona da. Annelik hazzını en güzeliyle yaşamasını temenni ederiz. Anlattığınız gibi gerçekleşen bir olaydan ötürü vebal inşallah olmaz. Zira annenin sağlığı tehlikeye girince çocuk sağlam bile olsa alınabilir. Tekrar geçmiş olsun.
Benzer bir örnekte yedinci düşükten sonra doğum yapan hanım biliyorum. Dolayısıyla meseleyi bir tıp meselesi olarak görmelisiniz. Zikrettiğiniz tarzda bir takıntıya gerek yoktur. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. O dediği, kendisidir; uzak durun. Şeytan, iyi insan şeklinde de görülebilir. Duymamış olun, Allah'a sığının, sizi korusun.
Aleykümselam. Samimi bir tevbe edin. Tevbenize güvenin. Tekrarını yapmamaya azimli olun. Onun yerini dolduracak salih ameller yapmaya gayret edin. Ve tevbenizi koruyun. Gerisini de Allah'a bırakın.
Geçmiş olsun. Allah ecrinizi ziyade kılsın. Bu durumlardaki bebeklerin alınması tavsiye ediliyor ama fıkhen bunu uygun gören Alimler yaygın değildir. Şöyle bir mesele var: Tıp adamları olayı çocuğun yaşaması veya ölmesi açısından bakıyorlar. Dinimiz ise bunun yanında o çocuk sayesinde anne ve babanın kazanacağı sevap açısından da bakıyor. Sizin altı ay bile olsa o durumdaki bir canlıya hizmet etmeniz, onun heyecanı ile akşamlayıp sabahlamanız büyük bir ecir kaynağıdır. Size tavsiyem dokunmayın; çocuk doğsun, yaşayabildiği kadar yaşasın, size şefaatçi olarak Rabbine gitsin. Eğer anneye zarar gelme ihtimali olursa o zaman müdahale edilmesinde sakınca yoktur. Allah sabrınızı artırsın. Sabredin, sayılı günler çabuk geçer ama o sayılı günlerde kazandığımız sevaplar biiznillah bizi cennete götürür. Size de annesine de sabırlar diliyorum. Allah yardımcınız olsun.
Tıbben gerekenleri yapın. Buna bağlanmanız gerekli değildir. Gereksiz yere kendinize yük almışsınız.
anne konusundaki diğer fetvalar
Bu belirttiğin kıyafetler senin de dediğin gibi Peygamber aleyhisselamın SÜNNETİ ise aynı Peygamber aleyhisselam sana annene itaati FARZ demişti. Bu şekilde annen ile sürtüşerek gençliğini ve zevklerini tatmin edersin ama Rabbinin rızasını elde edemezsin. Annen sana haram olan bir şeyi emretmedikçe sen ona itaat edeceksin. Eğer din için yapıyorsan kural budur. Macera arıyorsan onu sen bilirsin.
Böyle bir gitmeme fırsat kaçırma değildir, emre itaat etmektir. Gitmeyin, umreyi gerekiyorsa değerlendirin. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Şöyle olacak güzel kardeşim: Bu iş için yılları değil ömrünü vereceksin ve sonuç için ahireti belirleyeceksin. Şu kadar yıl uğraşmak yetmez. Bir ömürdür bu işin çalışma dilimi. Önce sen. Önce sen. Önce sen. Sonra eşin. Daha sonra çocukların. Sen, sen olacaksın ki bereketin ile sonuç gelsin. Şeytan seni eşin ve çocuklarınla oyalarken seni sana eritmesin. İki kulak iki göz çoktur. Bir kulağın, bir gözün olsun. Bir dilin olduğu gibi. Sabrettiğin kadar başarılısın. Allah için sabredebilenler Allah için bir iş yaptığını söyleyebilirler. İbadetle rahatlamadıkça çıldırmaktan başka çare bulamazsın. Sinirlendikçe bir sayfa Kur'an okuduğun gün huzur bulursun. Yorulunca, bıkınca iki rekât namaz kıldığın zaman dertler sana ağır gelmez. İman ettiğin peygamberlere bak; hangisi mükemmel keyifli bir aile sahibi oldu da sen olacaksın? Unutmak yok; burası cennet değildir. Cennete gidilebilecek yerdir buralar. Anlaşıldı mı?
Başlığı “evlenilebilecek/evlenilemeyecek” olarak koyduğumuzda kadın üzerinden yol alabiliriz. Hangi kadınlarla evlenilemez anlaşıldığında kadın penceresinden de evlenilemez erkek anlaşılmış olur. Şu kadınlarla evlenilemez: Kişinin babasının hanımı. Boşanmış olsun veya babası ölmüş olsun durum aynıdır. Çünkü baba hanımı anne konumundadır. Anne ve nineler. Kızı. Kızının veya oğlunun kızı. Ne kadar aşağı inerse insin yasak devam eder. Kız kardeş. Öz kız kardeş, baba bir veya anne bir kardeş aynıdır. Hala. Babanın öz kız kardeşi veya baba bir ya da anne bir kardeşi aynıdır. Teyze. Annenin öz kardeşi veya baba bir ya da anne bir kardeşi aynıdır. Erkek kardeşin kızları. Kız kardeşin kızları. Süt emme yoluyla oluşan anne, kız kardeşler… Nikâhlandığı kadının annesi. Nikâhlandığı kadının başkasından doğurduğu kızı. Oğlunun karısı. Birincisi ile nikâhlı iken onun kız kardeşi ile aynı anda ikinci kadın olarak evlenme. Bir erkekle evli bir kadın. Müşrik kadın. (Hıristiyanlık veya Yahudilikten birinde bile olmayan dinsiz kadın). Tevbe etmemiş zinakâr erkek veya kadın. Müslüman bir kadının Müslüman olmayan bir erkekle evlenmesi.
Cami yaptırmak en büyük sevap yollarından biridir. Evladının ebeveyni veya birisinin hayrı için cami yaptırması da evladın yapabileceği en büyük hasenattandır. Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun. Annenize de rahmetler indirsin. Âmîn. Camiler Allah’ındır, ona izafe edilirler yani onun olarak anılırlar. Buna rağmen “filanca camii” denmesinde de sakınca yoktur. Kadın veya erkek bir Müslüman adına cami yapılabilir. İslam’ın ilk günlerinden itibaren Müslümanlar camilerine bu eksende isimler vermişlerdir. Böyle bir isim verilebilir, bir levhaya yazılıp uygun bir yere de konabilir. Şüphesiz ihlas yapılan ibadetin kabul edilmesinde en büyük şarttır. Sizin isim vermeniz ihlasınızı azaltıyorsa annenizin ismini vermekten kaçınırsınız. Öyle olmuyorsa varsın annenizin adı her namazda zikredilebileceği bir görünürlükte olsun.
Bu anlattığınız bir nebze normaldir; anne olan bir kadını bir derste bebeğinin yanında talebe gibi kabul edemeyiz. Mümkün olan daha iyisini yapabilmek için de şunu tavsiye edebiliriz size: Gruptaki arkadaşlarınızla bu durumu değerlendirmek için özel bir toplantı yapın. O toplantı gününde de ders yapmayın. O gün bakın, düzeltmek için bazı kararlar alabilecek misiniz? Belki de bazı arkadaşlarınız siz abartıyorsunuz, bu normaldir derler… Düzeltmek için yeni kararlar alalım denirse o zaman şunları yapın: Dersler muhakkak bir saat ile sınırlı olsun. Hadis yarım kalsa bile vakti uzatmayın, bir dahaki derste tamamlayın. Duruma göre kırk dakikaya kadar da indirebilirsiniz. Derste muhabbet olmasının ana nedeni konuların tam anlaşılamıyor olmasıdır. Anlamadıkları için de başka muhabbetler daha tatlı gelmektedir. Şerhlerini okuyarak hadisleri anlamaya çalışın. Biriniz önceden güzelce çalışsın. Onunla alakalı hazır yapılmış şerhleri önceden izleyin. Ders gününüzde nöbetleşerek biriniz çocuklara dadılık yapsın. Derse defterle gelmeyi tavsiye edin. Herkes yapabildiği kadar not tutsun. Bu bir ciddiyet getirir. Zaman zaman derse, o halkadan olmayan birini getirin dersi o yapsın. Bu bir kan tazelemesi gibi olur. Arkadaşlarınız böylesi daha iyi biz okulda talebe değiliz diyorlarsa/derlerse o zaman bu ders halkasını siz Riyâzu’s Salihin dersi olarak kabul etmeyin, başka bir ders oluşturun. Buna da bacılarınızla muhabbet için gidersiniz.