Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam, eşim hamile olduğunda çok sevinmiştim; fakat eşim yaklaşık 5 ay boyunca sürekli hastanede yattı. Eşimin rahatsızlığı yeme içme yok sürekli kusma vardı. Bu yüzden 5 ay yattı. Hastaneye girdiğinde 55 kilodaydı, yattığı sürede 35 kiloya kadar indi. Daha sonra bebeği sonlandırmanın uygun olduğunu söylediler. Dinen bebek aldırmanın yanlış olduğunu ve doktorlar biz İslami yönünü düşünüyoruz dediğimde önünüzde 22 hafta daha var eşinin sağlık durumunun daha ne kadar kilo kaybedeceğini bilemedikleri için çocuğun gelişimini tamamlama yamamış. Biz bu bebeği alsak da, almasak da bu bebek anne karnında öleceğini söylediler ve sonlandırma yapıldı. Eşim sonlandırmanın 2. günü yoğun bakıma alındı. Sebebi ise vücutta tüm elektrolit devreler bozulduğundan dediler. Bizlere annenin riski var demişlerdi; fakat raporda cenin ile ilgili şeyler yazılmış hocam. Zor bir karar verdik ama halen pişmanım doğru bir karar mı yanlış mı? Lütfen bu konuda cevap verirseniz sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kırk günden sonra ana rahmine müdahale ancak ölümcül nedenlerle olabilir. Acilen, doktorla görüşün. Üçüncü bir doğumu kaldırıp kaldıramayacağını kararlaştırsın. Psikologla da görüşün, o da karar versin. Ondan sonra durumu değerlendirin. Kırk günden sonra çok ağır bi vebale girersiniz. Şimdi de sıradan bir iş değildir bu. Çok dikkat edin.
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim. Tam bir ailesiniz ya da aile denen böyle bir şeydir. İnişler çıkışlar muhakkak olur, olacaktır. Asla dert etmeyin bunları. Sıkıntıları konuşabildiğiniz sürece mesele yok demektir. Kendinizi alfabeyi yeni öğrenen bir ilk okul öğrencisi gibi kabul edin din hususunda. Her gün bir adım kat etseniz kısa zamanda bütünü elinizde olur. Namaz da dâhil inşallah hepsini yapacaksınız. Önemli olan kişinin kendini takdir etmesidir. Siz kendi eksiğinizi bilip itiraf ettikçe durum düzelecektir. Çocuk konusunda tabii olmaya gayret edin. Yılmayın, sökülmeyin şeytanı yeneceksiniz biiznillah. Eşinize de selamlarımı iletiniz, iyi haberlerinizi beklerim.
Selamünaleyküm. Bir kere tıbbin bütün imkanlarını kullanın. Ondan sonra olmuyor deyin.İkinci olarak da asıl bu durumda yatak ilişkinizi bir tedavi-teselli olarak sürdürmeniz gerekirdi, yanlış yapmışsınız. Yeniden yatağa dönün. Çok dua edin. Kitap okuma, sohbetlere gitme gibi bir ilave iş üretin kendinize. Bayanlar arasında çocuğunuzun olmamasını gündem yapmamaya çalışın. Biri bin yaparak size yaralarlar. Allah yardımcınız olsun. Çocuk büyük bir nimettir elbette ama hayat çocuk demek değildir. Dengeli bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Subhanallah! Asla doğru olmayan bir tespit bu. Uzak durun o tür bilgilerden ve tıbben gerekenleri yapın. İnsanların üç beş çocuğu bu şekilde doğabilmektedir. Kendinizi sömürtmeyin. Acınızla oynanmasına izin vermeyin. Sabredin şifa bulun biiznillah.
Selamünaleyküm. Sizin ve eşinizin aile büyüklerinden üç kişilik ya da beş kişilik bir heyet kurun. Onları sizin meseleniz hakkında karar vermeye mecbur tutun. Onların vereceği karara göre de ayrılabilirsiniz. Sabırlı olun, fevri karar vermeyin.
anne karnı konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hanefi fukahasına göre, hamilelik süresince gelen kan aybaşı kanı olmaz. Özür kanı gibi kabul edilir. Çocuk alınmadıkça da hamilelik devam ediyor demektir.
Selamünaleyküm. Kesinlikle eşimiz de işimiz de, bir tek nefesimiz de önceden belirlenmiştir. Bizden binlerce sene önce bizim için yazılmış bir kaderi yaşıyoruz. Allah Teala'nın önceden yazmış olduğu şeyleri bize bildirmemesinin hikmeti, bizi sınaması için gerekli olan çalışmayı yapıp yapmayacağımız görmek istiyor olmasıdır. Biz, bazı şeyleri biliyor olsaydık bu hayat böyle olmazdı.