Fetva Meclisi
Soru
Eşimle üç aydır evliyiz. Evlenmeden önce bilgisayar üzerinden oyun oynadığından bahsetmişti, ben bunu mazur gördüm. Evlendikten sonra oyun oynayamadı çünkü evimizde oyun sistemini kaldıracak bilgisayar yok. Ancak kayınvalideme gidince oradaki bilgisayardan kalkmıyor ve kendi evimizde de telefondan sürekli oyun videoları izliyor. Ben sizin kitaplarınızı okuyup bu konuda bilgilendikçe bu konuda bos vakit geçirmemesi gerektiğini söylüyorum ama dinletemiyorum, ilim adına hiçbir şey yapmıyor. Eşime nasıl yaklaşmam doğru olur? Eşime oyun, video izleme, internette dolaşma vb. şeylerin aslında zaman kaybı olduğunu nasıl anlatabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşiniz için belki çok bir müdahale yapamazsınız ama çocuklarınız için yapabileceğiniz şeyler olabilir. Onların oyun oynamakla alakalı durumlarına savaşarak kendinizi yormayın. Siz enerjinizi, onlara oyunun dışında da güzel ve eğlenceli bir dünyanın var olduğunu göstermeye, sosyal olmanın önemi ve güzelliğini göstermek üzerine harcamaya gayret edin. Güzel alışkanlıklar, çirkin alışkanlıkların gücünü zayıflatır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Selamünaleyküm.Evvela, iftira etmiş olmamaya dikkat edin. Kesin bildiğiniz şeyi biliyorum deyin. İkinci olarak da bu bir hastalıktır. İnşallah kökleşmeden hastalıktan kurtulur. Kanaatime göre eğer eşiniz, sizin bunu bildiğinizi anlarsa sizden soğur. Mümkün olduğunca bilmediğinizi bilsin; çok sıkışırsanız bir şüphe hissiyatı verin. İlave olarak da onun bilgisayara yakın ortamını kontrol altına alın, mesela bilgisayarı göz önü bir yere almasını, sizin de orada bakacağınızı veya benzeri bir şey üretin. Kendinizi biraz daha cinselliği ağır hale getirin. Onun da gıdasına size ihtiyaç duyacağı katkılar yapın. Mesela çilek ve benzeri şeyler yedirin. Buna rağmen düzelme hissetmezseniz, kademeli bir şekilde uygun ortamlarda durumu açabilirsiniz. Açar açmaz da, kendinizi de tam bir şekilde ona açın. Mesela, buna rağmen onun eşi olmaktan haz duyduğunuzu hissettirin ki, sizden kopma zorunda bilmesin kendini. Düzelmez diye bir şey yok. Onu kaybetmek kadar tehlikeli bir durum sizin yıkılmanızdır. Sakın yıkılmayın. Şeytan sizi umutsuz görmesin. Cinsellikteki durumu da en az haftada bire kadar çekmeye çalışın. Bu durum sizin için de iyi değildir. Ya da her temizlik döneminde en az iki kere birer saatlik ilişkiyi zorunlu listesinde görün. Böylece ona da destek olmuş olursunuz.Durum bir tartışma seviyesine gelirse bize de havale edebilirsiniz, yardımcı olmaya çalışırız inşallah. Afiyetinizin bozulmaması için dualar ederiz.
Bu durumu bir psikologla değerlendirmeniz daha isabetli olur. Ortadaki sorunun bilgisayar olmadığı kanaatindeyim. Eşiniz de asıl sıkıntıyı bilemeden bilgisayara takılmış olabilir. İsabetli olan bir psikologla değerlendirme yapmanız olur.
Selamünaleyküm. Günahlar hastalık gibidir, tedavisi uzun sürebilir. Eşinizi de hasta kabul edin, uzun süre iyileşmesi için mücadele edebilirsiniz. Sizin de sabretmeniz gerekiyor. Eğer sabretmezseniz onu şeytana doğru itersiniz. Hem sabredin hem de onun evine bağlı olması için diğer işleri iyi yapın, tatlı konuşun, nazik olun, kalbi size bağlansın. Çok dua edin.
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.
boş vakit konusundaki diğer fetvalar
- Namazı ebediyyen bırakmamaya kararlı ol. - Seni boşlukta tutan, yanlışa sevk eden şeyleri terk etmeye azimli ol. - Birden yapma yerine adım adım yapma planı kur. - Sosyallikten kopma yerine sosyal alan ve arkadaşlarını birer birer değiştirmeyi dene. - Namazın yanında hususi dua et. - Ve Kur'an okumayı muhakkak öğren, oku. - Kitap oku ve bir ders halkasına katılmayı dene.
Herkes için farklı cevaplar gereken bir konudur bu. Öncelikle ve herkes için ortak payda ise boş vakit ve hedefsizliktir. İbadet eksikliği, göz kirliliğine dikkat etmemek ise başka bir konudur.
Siz bir işten kaytarma göstermediğiniz sürece neden size haram olsun maaşınız? Size gösterilen yerde beklersiniz, bir yıl bile orada işsiz dursanız size maaşınız helal olur.
Güzel kardeşim, Bir insanın hayatı için hangi dakika “ölüm için uygun dakika” değildir? Buna ne cevap vereceğiz? Mecburen diyeceğiz ki her dakika ölüm dakikasıdır. Hayat bunun aksini söylememize izin vermiyor. Peki, ölmeden geçirdiğimiz dakikalara ne isim verelim? Kelepir dakikalar mı desek? Hayır, doğru olmaz bu cevap. Doğrusu nedir peki? Her dakikayı ölüm dakikası bileceğiz ama hayatı helal sınırları içinde yaşamayı sürdüreceğiz. Hayat budur. Ölümle düğün aynı binada gerçekleşir. Toprağı ölülerle diriler paylaşır; biri altta diğeri üstte durur. Vakti kullanırken, ibadet ederken, insanlarla ilişkileri sürdürürken mantığınız bu olsun. İmanınızı sağlam tutun. Haramlardan uzak durun. Farzları kısmayın. İnsanlıktan geri kalmayın. Serbestsiniz. Yaşayın. Allah yardımcınız olsun.
Boş işleri terk edebilmek için dolu işlerin olması gerekir. Mesela her gün şu kadar Kur'an okuma azmi olmayan biri ilk fırsatta boş işe yönelir. Mesele sadece Kur'an okuma meselesi değildir elbette. Mü'min insanın dolu olmasını gerektirecek pek çok işleri olur/olmalıdır. Bu işler manevi işler olabileceği gibi maddi işler de olabilir. Allah'ın verdiği bir sanat kabiliyeti üzerinde yoğunlaşmak da dâhil olmak üzere insanın dolu olacağı işleri vardır/olmalıdır. Boş insan boş işlere esir kalır.
Bu bir takıntıdır. Neden yaşın geçmiş oluyor ki? Böyle düşünme, hayatı kendi ellerinle daraltma kızım. Yapabildiğin her şeyi yap, annene yardım et, oku, yaz, el işi yap, becerini geliştir...