Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim bayramda iş arkadaşları ve kardeşiyle tatile gitti İzmir’e. Altı gün orada kaldı. Ben ne kadar gitmemesi için konuşsam da ikna edemedim. Biz iki sene önce benzer bir şey yaşadık, yine bayramda tatile gitti ve tatsız bir durum yüzünden bayağı sarsılmıştık. O zaman söz vermişti böyle bir şey olmayacak bir daha diye. Şimdi ben ne yapmalıyım? Geçmişe takılı kalıp abartıyor muyum? Çok sıkıntılı süreçlerden geçtik tekrar yaşamaktan korkuyorum, ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir iddia doğru olmaz, yerinde de olmaz. Hastalık da sıkıntılar da Allah’tandır. Hatalarımız olursa istiğfar eder, tekrar etmemeye çalışırız. Böyle yapalım. Geçmiş olsun.
Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.
Delikanlı, eşin olmayan bir hanım senden önce yakışıksız bir davranış sergilemiş ve pişman olmuşsa geçmişe takılman yanlıştır. Ortada seni ilgilendiren bir husus yoktur. Yalnız seni ona bağlayan (nişanlılık, sözlülük gibi) bir ilişki/bağ olup da onun ahlak ve kültürümüze ters bir davranışı olsaydı bu bağı sürdürmek tartışılabilir. Buna rağmen eğer takıntılı birisi isen veya ara ara bu hanım kızın davranışı senin zihnini meşgul edecekse bu görüşmeyi de evliliği de sakın yapma. Kendine de o kızcağıza da yazık edersin. Allah en doğru kararı vermeyi nasip etsin.
Bu anlattığınız makul değil. Bizzat eşiniz ve gittiği yer ile ilgili söylemiyorum ama bu anlattığınız tarz hatalı. Görüşüne itimat ettiğiniz birine müracaat ederek itidali size göstermesini sağlamalısınız. Eşiniz kimseye müracaatı kabul etmezse o takdirde ailenizle durumu değerlendirin ve gerekeni yapın. Tavsiyemiz budur.
Selamünaleyküm. Güzel yaptığınız bir işi neden sürdürmüyorsunuz ki? Haram karşı tepki gösterdiğiniz, onlar da sizi ezmek istedi, güzel ve doğru olanı yapıp düğünü bitirdiniz. Bu nedenle olduktan sonra kıyamete kadar sürse bile direnen siz olmalısınız. Alttan almayın, dik durun. Allah sizden razı olsun.
Yaşanan mevcut durum olağanüstü bir durumdur. Allah Teâlâ hepimize ve özellikle size geçmiş kılsın, beterinden muhafaza buyursun. Bu belirttiğiniz nedenle ailenizin yanına bu şekilde gitmenizde sakınca olmaz umarım. Allah’a emanet olunuz. Bize de dua ediniz.
aldatmak konusundaki diğer fetvalar
Bu tür afetlerle sizin o insanın kızı olarak ilgilenmeniz risklidir. Bu rezaletin gömülmesi gerekir. Yayıldığında siz de etkileneceksiniz ondan. Babanızı gizli bir şekilde ikaz edin. Kendine gelmesini isteyin. Çok ileri gitmemeye gayret edin, bindiğiniz dalı da kesebilirsiniz ormanı da yakabilirsiniz, çok dikkat edin.
Eğer tevbesi ciddi ve samimi ise Allah Teâlâ onu affetmiştir diye kabul edeceğiz. Siz de affedilmiş bir kulun üzerine üzerine gitmemelisiniz. Tevbesinde ciddi ve kalıcılık olup olmadığını da zaman gösterecektir. Yine benzer günaha girerse o zaman farklı düşünmek hakkınız olur elbette. Fakat sizin başkasının vebali üzerinden kendinize küser gibi olmanız da sizin arızanız sayılmalı. Kesinlikle PAPAZA KIZIP ORUÇ BOZAN kimliğine giremezsiniz. Siz kendinize bakın, eşiniz üzerinden değil ameliniz üzerinden din yaşayın. Allah'a emanet ederim sizi.
Zina büyük bir haramdır. Evli bir kadınla ise daha büyük ve çirkin bir haramdır. Babanızın öyle bir çirkinliği yaptığını kesinlikle tereddütsüz bilmiş olmalısınız. Aksi takdirde siz iftiracı duruma düşerseniz ki bu da ayrı bir günahtır. Eğer hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak kesinlikte bir bilgi ise o zaman babanızın bu hatasına karşı ona tavır koyun ama asgari evlatlık ilişkilerinizi koparmayın.
Bir kere, böyle büyük bir ayıp hakkında yüzde yüz bilgi sahibi olmalısın ya da o itiraf etmelidir. Bunu böyle bilin, maazallah iftira olursa yaptığınız büyük bir vebale girer. Eğer durum kesin ise bunun üzerine de mahkemeye müracaat etti iseniz, mahkeme ile beraber dini nikâh da bitecek zaten. Başka şahide gerek yoktur. Elinizi ve dilinizi bir hataya bulaştırmadan bu işi resmi yollarla bitirin. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Geçmiş olsun.
Eşiniz veya bir başka biri hakkında elinizde yüzde yüz bilgi olmadan zina etti dememelisiniz. Çok dikkat edin, dikkatli konuşun. Gerçekten zina varsa eşiniz en çirkin işi yapmış demektir. Allah’ın lanetini üzerine çekecek bir iş yapmıştır. Muhakkak tevbe edip Rabbine yönelmelidir. Onu ikaz edin. Bundan sonra genel ilkeler bakımından da şunu bilmelisiniz: Zina etmiş olması aranızdaki nikâhı düşürmez. Sizin onu boşamanızda da bir sakınca olmaz. Aile büyüğünüz olacak biri ile istişare edin. Karar verdikten sonra da yasal yollardan, elinizi tehlikeye bulaştırmadan boşayın veya iyi bir tevbe ile yaşarsa yolunuza devam edin.
Cemaatle namaz, mü'mini aldatmak, yalan gibi şeriatın yasak ettiği işler ve mesela mekruhlar, mü'min ahlakına yakışmayan tutumlar olarak anlayabilirsiniz. Ağır espriler, riskli şakalar gibi de anlayabiliriz.