İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam eşimle çocuğumuzu Kur'an kursuna yazdırmak için bir camiye başvurduk. İlk olarak eşim gitti ve orada bulunan hocanın genç bir hanımefendi olduğunu söyledi. Bana, hocanın kendisini görünce bir an dili sürçmüş gibi davrandığını ve şaşırmış olabileceğini ima etti. Bu olayı birkaç kez tekrarladı. Daha sonra gidip hocayla ben görüştüm ve durumu hallettim; kızımı kursa gönderme kararı aldım. Neticeyi eşime haber verdiğimde, hocayı nasıl bulduğumu sordu. Ben de “Aklı başında, düzgün bir hanım.” dedim. Yine aynı konuyu açtı ve “Benimle konuşurken dili sürçmüş gibiydi.” dedi. Bunun üzerine “Neden sürekli aynı şeyi söylüyorsun? Ne dememi bekliyorsun, ‘Kadın seni görünce etkilendi, dili sürçtü’ mü diyeyim? Kadın gayet düzgün biri işte.” dedim. O da konuyu "Saçmalama" diyerek kapattı. Bu konuşmada söylediklerim gıybete girer mi?

Cevap

Anlattığınız olaydaki cümlelere bakılırsa üçüncü kişi olan hanımefendiyle ilgili bir söz, iftira ya da hakkında bir konuşma değil eşinizle aranızdaki konuşma şekli olduğu görülüyor. Soru şeklinde değil hanımefendi bence böyle hissetti şeklinde yorum yapmış olsaydınız o zaman zanna dayalı bir gıybet olurdu. Yine de iki kişi arasında geçen konuşmalarda üçüncü kişilerin isimlerini geçirmemek çok daha iyi olur. Rabbim rızası doğrultusunda işler yapabilmeyi onun razı olacağı şekilde yaşayabilmeyi hepimize kolay kılsın. Allah'a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mesajınızdan aileye, İslam’a ve hizmete olan bağlılığınız, sabrınız ve nezaketiniz apaçık görünüyor. Rabbim yuvanıza rahmet, eşinize basiret, size de kuvvet ve sebat ihsan eylesin. İnsanlara faydalı olmak, ilim ve hizmete vesile olmak elbette çok değerlidir. Ancak kişinin kendi hakkını ve ailesinin huzurunu feda ederek bu hizmeti sürdürmesi ne doğru ne de caizdir. Dolayısıyla vakıf çalışmaları, aile huzurunu, mali istikrarı ve eşler arasındaki dengeyi bozuyorsa, bu noktada durup düşünmek gerekir. Bir hizmet, önce evi yakarak başkaları için ışık olmaya dönüşüyorsa, bu sağlıklı bir yol değildir. Borç yükü, evin sorumluluğunu taşıyan bir erkeği yıpratır, yıpranan erkek de maalesef bazen haksız davranışlara yönelir. Bu, doğru değildir ama sebeplerinden biri olabilir. Burada yapılması gereken, hizmeti azaltmak veya istişareyle yeniden düzenlemektir. Sadece maddi kaynak değil eşin rızası ve aile huzuru da bu hizmetin temelidir. Kocanın karısından itaat beklemesi, tahakküm değil emniyet ve sevgiyle yönetilen bir beraberliğin parçası olarak görülmelidir. Ama bu itaat, haksızlığa boyun eğmek değildir. Hakkı ve sözü olan bir eşin susturulması değildir. Asla kadını korkutarak itaate zorlamak değildir. Sadece soru sorduğunuz için azar işitmeniz ve ardından “itaat etmiyorsun” diyerek cezalandırılmanız doğru bir tavır değildir. Hele ki siz anlattığınıza göre onu incitmemek için sabreden, yardımcı olan bir eşsiniz. Bu tavır sizin hakkınızı çiğnemek, kendi duyduğu bir sözle sizi hizaya getirmeye çalışmak ve sizin şahsiyetinize zarar vermek anlamına gelir. Bir erkek, yatak ayırma hakkını, Kur’an’da geçen “nüşûz” yani açık bir isyan, aile düzenini bozan ciddi bir itaatsizlik olduğunda kullanabilir. Basit anlaşmazlıklarda, küçük bir tartışmada, eşin fikir beyan etmesinde böyle bir cezaya gitmek yanlış bir adımdır. Size tavsiyem bu dönemi bir danışman eşliğinde geçirin. Bu iş artık “kadının susmasıyla” değil, “birbirini anlamasıyla” çözülür. “Allah’ım bu aileyi rahmetinle koru. Kalplerini birbirine yeniden ısındır. Öfke ve kırgınlıkla değil, merhamet ve anlayışla yol almalarını nasip et. Âmin.”

Hocam, eşimle birlikte bir vakıf kurduk. Vakfımızın amacı, yurtdışında yaşadığım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kardeşim, Elbette ateş düştüğü yeri yakar, herkes kendi derdini bilir. Buna itiraz edemem. İnsanların, 'sakın boşama, sabret!' demeleri de normaldir. Sen de olsan aynısını derdin. Bunu da kabul ederiz. Senin meselen le alakalı duruma gelince: Sonrasında nedamet duyacağın bir karar vermenden çekiniriz. Yoksa boşamak zor değildir ve asla, sevginin bulunmadığı bir evliliğin hatır belasına sürdürülmesi doğru değildir. Evlilik bir sevgi çemberinde sürmelidir. Eğer sen, fevri davranmadığını, uzun bir zamanın tecrübesi ile karar verdiğini söylüyorsan, elbette boşayabilirsin. Sana, kararında hata etmiş olabileceğini örnekleyecek bir eksikliğini ikaz edebilirim. Mesela sen, 'gece benim cinsel ihtiyacıma beş ay üst üste cevap vermedi' türünden bir dert zikretmiyor sun. Sadece olmayan bir sevgiyi öne çıkarıyorsun. Yine de sevgisizlik bir ayrılma nedeni olabilir diyorum sana. Seninle Rabbin arasında bir durumdur bu. Eğer daha fazla rahat etmek istiyorsan, eşinin de bu hususu yazmasını sağla. Bakalım onun kendine göre haklılığı var mı? Allah yardımcın olsun.

Selamünaleyküm sayın hocam. Daha önce size şöyle bir soru sormuştum: "Karımı sev
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tilavet konusunda ehil bir hocanın önünde, kadının sesini dâhil kendisini teşhir etmeyecek şekilde okumasında sakınca yoktur. Normal bir durumda kadının sesi avret değildir.

Hocam ben Avrupa'da yaşıyorum ve camide çocuklara Kur’an dersleri veriyorum. Mer
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz problemin aslını bilmişsiniz. Çarenin ne olduğunu da biliyorsunuz aslında ama ona hiç temas etmiyorsunuz. Size tavsiyemiz şu olur: İdeal evlilik değil, yaşadığın evlilik peşinde olacaksın. Kimse bu dünyada aradığını bulamamıştır. Bulduğunu değerlendirebilenler ise mutlu olmuşlardır. Olgunlaşmayı kesinlikle zamana yayın. İki yıl bile belki sizin için az olabilir. Madem mü'min bir insansınız neden Kur'an okuyarak, zikir yaparak yalnızlığınızı gidermiyorsunuz? Verin kendinizi kitap okumaya, zikre ve Kur'an’a rahatlayın! Değilse nasıl bir hicrettir bu hicret sorusu sizi çelişkide gösterir.

Hocam ben bir yıldan fazla evliyim. Vize sorunlarını hallettikten sonra üç ay ön
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, beklentilerinde haklısın, bir itirazım yok ama iki çocuktan sonra önceliğini ailenin ayakta kalmasına vermelisin. Bu tartışmalar aileni bitirir hatta seni dininden bile soğutabilir. Direkt haram olan bir şeyi istemedikçe itiraz etmemelisin. İyi bir eş, gönül yapan bir kadın olursan zamanla eşin senin beklediğin gibi olabilir ama aksini düşünmeye bile gerek yoktur. Kanaatim bu şekildedir. Allah yardımcın olsun. Âmin.

Hocam siz bizim evin hocası değil adeta bir büyüğü, sözü geçen bir şahsiyetisini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.

Hocam ben artık yoruldum bu evlatlarını kendi malı gibi gören anne babadan. Üniv

dedikodu konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.

Hocam ben, kul hakkına girdiğim zaman tevbe eder ve helalleşirim. Ancak, gaflet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zarar veya fitne çıkmayacaksa helallik istemek en sağlam yoldur. Fakat bu mümkün değilse Allah’a tövbe edip o kişiler adına dua ve sadaka ile hata telafi edilmeye çalışılmalıdır. Bir daha böyle bir hataya düşmemek için gıybet ortamlarından uzak durulmalı ve konuşmalara dikkat edilmelidir.

Hocam bir kişi, tanıdığı bazı insanları başkasına anlatıp kötülüyor ve olumsuz s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ayrıntı sizi başka ayrıntılar üzerinden de olsa insanlardan kopuk yaşamaya sevk etmemelidir. Evet, haklısınız; gereksiz hatta bir noktadan sonra sakıncalı bir tutumdur bu ama yine siz insanlardan kopmayın. Bir süre sorulanlara cevap vermeyerek tavır gösterin, daha önemli konular konuşmaya çalışın. İrdeleyen olursa da bu tür konuları önemsemediğinizi söyleyin. Mesela elinizin altında bir Riyazussalihin bulunsun, soru karıştıran olunca “Bir hadis okuyalım mı?” deyin. Böylece tebliğ de yapmış olursunuz. Allah yardımcımız olsun, garip bir zamandayız.

Hocam çevremdeki insanlar bir eve misafir olduğunda genellikle ev ve eşyalar hak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

https://fetvameclisi.com/fetva/giybetini-yaptigim-kisiden-helallik-almadan-sadece-tevbe-etsem-yeterli-midir https://fetvameclisi.com/fetva/giybette-helallik-almak-sart-midir-yoksa-tevbe-yeterli-olur-mu

Hocam yaptığımız gıybetin, hakkında konuştuğumuz kişinin kulağına gitmeden tövbe
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kınamak; başkasının yaptığını (hata, eksiklik, toplumda normal karşılanmayan bir durum vb.) ayıplayarak ifade etmek olarak ifade edilebilir. Bu ayıplama sadece burada kalmayıp karşıdaki kişinin hatası üzerinden büyüklenme de söz konusu olmaktadır. Bu durum beslendikçe birçok kötü hasleti (kıskançlık, kötüleme, haset, kin, dedikodu vb.) de beraberinde getirebilmektedir. Bireyler arasındaki bu ilişki de aslında topluma zarar veren bir zemin hazırlamaktadır âdeta. Evet, kişi hata edebilir ama biz hata edenin hatasıyla uğraşmamalıyız ve önce kendimize bakmalıyız. Başkasının hatası ile uğraşma düzeyimiz ise ona doğruyu gösterebilme oranında olmalıdır ki bu da ümmet olmamızın gereğidir. Efendimiz aleyhisselam da başkasının hatasını ayıplayan için “o hatanın aynısını yapmadan ölmez” anlamında bir ikazda bulunmaktadır. Sen de insansın, sen de hata edebilirsin hakikatini hatırlatıyor âdeta. Hata edebiliriz ama şunu da unutmamak gerekir ki tövbesi olmayan bir günah yoktur. Kınama sonrası yapılan tövbe de öyle bir duruma düşme tehlikesini biiznillah ortadan kaldırır. Ancak ortada bir kul hakkı mevcut ise onun da telafi edilmesini sağlamak gerekmektedir. İçten geçen bir duyguya kınama denilebilmesi için elle, dille veya karşı tarafın hissedebileceği şekilde yapılması söz konusu olmalıdır. Bu şekilde gün yüzüne çıkmayan bir kınama kalbin duygusu olarak kalır. Kalpteki duygu boyutundaki kınama için her ne kadar zarar vermez desek de kalpteki duygunun hiçbir zaman olduğu gibi duramayacağını da unutmamak gerekir. Her temizlenmeyen kötü duygu bir gün, gün yüzüne çıkma potansiyelindedir. Başta kendimiz olmak üzere çevremizi her an güzelleştirme idealiyle yaşamamız gerekiyor, böylece hata ayarlı değil kalite düzeyinde bir bakışa sahip olabiliriz.

Hocam, kınamak tam olarak nedir? Bir kişinin dinimize uygun olmayan bir davranış
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O kişi için dua edin ve kendiniz için de istiğfarda bulunun.

Hocam, bir kişi hakkında konuştum, gıybet ettim ama hemen ardından çok pişman ol

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.