Fetva Meclisi
Soru
Hocam, yaşım 33, eşimse 26 yaşında. Niyetimiz yakında, şu an yaşadığımız ülke olan İngiltere'den ülkemize kesin dönüş yapmak. Eşim, dönüş yapmadan evvel İngilizce öğrenmek istiyor.Tabi bunun içinde tahmin edeceğiniz üzere gayrimüslimlerin işlettiği ve karma eğitim verilen bir okulda/ sınıfta eğitim alması gerekiyor. Bir de 1,5 yaşındaki kızımıza bir başkasının 3 ay gibi bir süre (yarım gün) bakması gerekecek. Eşi olarak benim gönlüm meseleye razı değil ama iş eğitim olunca çok da fazla(2,5 yıl) direnmeden hele bir düşünelim dedim. Eşimin tesettürlü namazlı niyazlı ve İslamî bir camianın içinde yetiştiğini de eklemem faydalı olacaktır kanaatindeyim. İznimin eşim için hamdolsun ki kıymeti harbiyesi var ama ben yine de nefsani düşünüyor olmamak adına meseleyi size sormak istedim. Derdim ise Mevla'yı gücendirecek bir iş yapmamak.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşinizin gitmemesi gerekir diye düşünüyorum. Gitmesi zorunlu ise sizin bu durumda kâr zarar hesabı yapmanız gerekir. Çocuklarınızın durumunu, eşinizin ihtiyacını dengeleyin. Eşinizin görüşünü bir puan önde tutarak yapacağınız istişareye göre hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Kızım, sen annenin yanına dön ve aile büyüklerinle istişare ederek iş yap, oralardan uzaklaş.
Selamünaleyküm. 1- Eşiniz, kendisine tahsis edilen saatte orada bulunuyorsa, öğrenciler gelsin veya gelmesin o ücretini almakta hak sahibidir. Bu ortamı bilinçli bir şekilde kendisi hazırlarsa sorun olur. 2- Hepimiz dinimizin hizmetkârı olmaya mecburuz. Bildiğimizi bilmeyenlere öğreteceğiz. Arapça bilmemiz de gerekmiyor. Hatta okumamız da gerekmez, duyduklarımızı da iletebiliriz/iletmeliyiz de. Şu kadar ki, kesin çizgiler çizmek, tereddütleri netleştirerek konuşmak doğru değildir. 3- Bu 'çok' deyimi esnektir. Yirmiye de çok deniyor beşe de. Buna kişinin kalbi karar vermelidir.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kendinizi kollayabilecek ve hataya hata diyebilecekseniz neden girmeyesiniz? Girin, hayır nerede ise onu alın.
Selamünaleyküm.Şüpheyi haram gibi göremeyiz. Et ve alkol dışındaki gıda ürünleri, haram olduğu biliniyorsa onları ne yiyebilirsiniz ne de verebilirsiniz. İmha etmeniz gerekir. Böyle olmayan yani katiyetle bilinmeyenlerde ise tercih yapmalısınız. İlke olarak yememek başka şey, ihtiyatlı olmak başka şeydir. Titizliği abartmanın riski olabilir.
Selamünaleyküm.Yüzük takmada sağ ve sol elin kullanılması mümkündür. Her iki el için de kaynak oluşturacak rivayetler bulunmaktadır. Sol elin küçük parmağına takılması yönündeki rivayetler daha yoğundur. Sağ ele takmakta da bu açıdan bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Allah'ı zikretmek, O'nu hatırlamaktır. O'nu her yerde hatırlamak zorunda olduğumuza göre de her yer zikir için uygun yerdir. Sadece pis mekânlarda dille zikir yapmayız. Her yerde her zaman zikir siyasetimiz olmalıdır. Eğer, 'şu kadar sayı' diye bir kayıtla tavsiye edilmiş bir zikir yapıyorsak o sayıya dikkat ederiz. Bunun için tespih de kullanabiliriz. Şart da değildir. Önemli olan sayıya riayet etmektir.
Selamünaleyküm. Siz, süt emdiğiniz kadının evindeki bütün çocuklarla kardeşsiniz, evlenemezsiniz.
Selamünaleyküm. İkisine de uyacağız. Sahih hadis, Kur'an'ımızın izahı durumundadır. Hadissiz Kur'an anlamak zordur.