Fetva Meclisi
Soru
Hocam, fetvalarınızdan ve diğer derslerinizden anlayabildiğim kadarıyla, Kur'an-ı Hakim ve Sünnet-i Seniyye'de uygulaması bulunmayan ve dolayısıyla da sahabe-i kiram radıyallahu anhum efendilerimizin de hayatlarında yer verdiklerine rastlamadığımız, sadece bugünkü ehl-i tarik mü'minlerin uygulaya geldikleri 'rabıta' fiilinin bizi itikat açısından bir riske sürüklemesi muhtemel midir? Sizin tavsiyelerinizden; herhangi bir tasavvufi gruba intisab etmekte şayet grubun lideri 'putlaştırılmıyor' ise bir sakınca olmadığı ve hatta; yalnız başına bocalamaktansa, böyle bir tasavvufi gruptan ayrı kalmanın doğru olmayacağı intibaını edindim. Fakat, din-i mübin'den bir şeyler eksiltmek kadar, bir şeyler ilave etmenin de, ne kadar büyük sakıncaları olduğunu, her fırsatta dile getiriyorsunuz. Kısacası, kararsızım. Fakat tasavvufa olan ilgimi de, görmezden gelemiyorum. Çok vaktinizi almadan, benim ve benim durumumda olan diğer mü'min kardeşlerimiz için tavsiye ve yönergelerinizi rica ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min, kalbinin huzur bulmadığı yerde durmaz. Kurtulduğunuz için şükredin. Kendinizi boşlukta tutmayın. Bir kardeş grubu içine girin, ihlasla gayret edin.
İnsan, ön kanaatle bakınca daha keskin kurallara sarılıyor. Bu nedenle, Ümmet'in iç sorunlarına bakarken ilke olarak bir kişi bile dışarıda kalmasın diye gayret etmek lazım. Şimdi tasavvuf erbabının hatalarını irdelemeye kalkarsak, öbür yandan onların hatalarını irdeleyenlerin de sabah namazını cemaatle kılmadıklarını, zikir diye bir şey bilmediklerini, kuru bir İSLAMCILIK şemsiyesi altında konuştuklarını söyleyenlere ne diyeceğiz? Bizim vazifemiz, hataları tespit edip karara bağlamak mı yoksa Allah'ın adının bir kere daha yücelmesini sağlamak mıdır? Ilımlı veya sertten ziyade dengeli ve toplayıcı bakmayı yeğlemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Hassasiyetinize teşekkür ederim. Allah yardımcımız olsun.
Müslüman KÂ’BE yönündedir, onun tarafındadır. Başka bir tarafta olması da şart olmaz. Sizin gibi gurbet ortamı yaşayan Müslümanlar, grupların her birinden istifade etmelidirler. Bir yerde Kur'an öğretiliyorsa oradan onu alırsın. Öbür tarafta ilmihal öğretiliyorsa oradan da onu alırsın. Camiye de gidip namazını kılarsın. Gittiğin yerlerden biri sana, ‘başka yere gitmeyeceksin’ derse anlarsın ki o sözü söyleyenler samimi değiller, mü'minleri kardeş olarak görmeyi beceremiyorlar, onlardan uzak durursun. Allah yardımcın olursun.
Selamünaleyküm. Bu, ihtimal kıyamete kadar kimsenin çözemeyeceği kadar köklü bir yer edinmiş sorunlardandır. O yolu izleyen mü'minlerin niyetlerini Allah Teâlâ bilmektedir. Onları itham etmek kimsenin görevi değildir. Samimi niyetlerle yapıyorlarsa ve bunun üzerinden kişisel zevklerini tatmin etmek ve menfaatlenmek gibi bir tutum içinde değillerse onlarla mücadele etmenin yersizliğini düşünüyorum. Yaşadığımız dönem, insanların yanlışlarını tespitten çok neyin doğru olduğunu ispat etme dönemidir. Eğer tasavvuf hatalı ise hatasız olan zühdü ortaya koymalıyız. Birileri Allah'ı zikretmeyi teşvik için tasavvufu metot olarak kullanırken hata ediyor, diğerleri de Allah'ı zikrin ne tilavet ne tesbihat olan hiçbir çeşidi ile meşgul olmadığı hâlde, sadece başkalarının yanlışlarını tadat ederek İslam'a hizmet ediyorsa bu kabullenilemez. Herkes doğru bildiğini yapsın, hesabımız Allah'a kalacaktır.
Allah Teâlâ sizi muvaffak kılsın. Bir tarikata intisaplı iseniz orayı iyi değerlendirin. Bizim tarikat gibi bir çalışmamız yoktur. Sadece dinlediğiniz dersleri yapıyoruz, yapabileceğimiz de o kadardır. Dua ediniz.
Aleykümselam Güzel kardeşim, kimin ne dediğine göre mi yaşayacağız? Allah bize ne diyor, ona bakmamız yeterlidir. Cevap vermemizin onların ikna olması açısından bir yararı yoktur. Çünkü onlar; öğrenmek veya doğruyu araştırmak için sataşmıyorlar. Bizim onlara cevap verecek vakitte bir mümin kardeşimizin ihtiyacı ile ilgilenmemiz çok daha evladır. Kederlenmeyin, sabırlı olun. Sizin gibi bir mümin kardeşimin duasını almak benim için nimet hazinesidir. İnşaallah sizin sevginiz de sizin için sevap hazinesi gibi olur. Siz dua edin, ben size dua edeyim; boş verin gerisini. Selamünaleyküm.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşiniz, tıp gibi ülkemizde bulunduğunda mesleğini icrada katkı sağlayacak bir meslek sahibi değilse öyle bir kursa gitmesi abestir. İzin vermemelisiniz. Onu da üzmeden ikna edeceğiniz bir yol bulun. Allah sabır versin, ayağınızı, ayağımızı kaydırmasın.
Selamünaleyküm.Şüpheyi haram gibi göremeyiz. Et ve alkol dışındaki gıda ürünleri, haram olduğu biliniyorsa onları ne yiyebilirsiniz ne de verebilirsiniz. İmha etmeniz gerekir. Böyle olmayan yani katiyetle bilinmeyenlerde ise tercih yapmalısınız. İlke olarak yememek başka şey, ihtiyatlı olmak başka şeydir. Titizliği abartmanın riski olabilir.
Selamünaleyküm.Yüzük takmada sağ ve sol elin kullanılması mümkündür. Her iki el için de kaynak oluşturacak rivayetler bulunmaktadır. Sol elin küçük parmağına takılması yönündeki rivayetler daha yoğundur. Sağ ele takmakta da bu açıdan bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Allah'ı zikretmek, O'nu hatırlamaktır. O'nu her yerde hatırlamak zorunda olduğumuza göre de her yer zikir için uygun yerdir. Sadece pis mekânlarda dille zikir yapmayız. Her yerde her zaman zikir siyasetimiz olmalıdır. Eğer, 'şu kadar sayı' diye bir kayıtla tavsiye edilmiş bir zikir yapıyorsak o sayıya dikkat ederiz. Bunun için tespih de kullanabiliriz. Şart da değildir. Önemli olan sayıya riayet etmektir.
Selamünaleyküm. İkisine de uyacağız. Sahih hadis, Kur'an'ımızın izahı durumundadır. Hadissiz Kur'an anlamak zordur.
Aleykümselam. Avam olarak bizim izlememiz gerekecek bir fark yoktur. İlim adamları düzeyinde ise derin farklar vardır.