Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum hocam. Müslüman ile mü'min arasında ayırt edecek durumda bir fark var mıdır? Kur'an'da geçen Hucurat suresi 14. ayette "Bedeviler: 'İman ettik.' dediler." De ki: "Siz iman etmediniz. Ancak 'Müslüman' olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir." Bu ayetten yola çıkarak bir görüş belirtebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Avam olarak bizim izlememiz gerekecek bir fark yoktur. İlim adamları düzeyinde ise derin farklar vardır.
Aleykümselam. İman ve namaz gibi konuların esasında mü'minlerin farklı olması söz konusu olamaz. İnce ayarlar diyebileceğimiz konularda farklarımız vardır. Bu farklardan ötürü birbirimizi çekiştirmememiz gerekir. Sizin de onlar gibi diyerek kendinize farklılık getirmenizin bir anlamı yoktur.
Selamünaleyküm. Çözümü görünmeyen sorunların içinde bocalamayın. İslam'ın berrak yüzü önümüzdedir Siz neden negatiflerle ilgileniyorsunuz? İslam'ın Müslümanlarında sorun var ama Peygamberinde sorun var mı? Kur'an'da sorun var mı? Şeytanın sizi oyalayacağı işlerle ilgilenmeyin, rahat edin.
Selamünaleyküm. İki kuralı bir kenara yazalım: 1- Öyle Rahîm, öyle Ğafûr bir Rabbimiz var ki, O'nun rahmeti sayesinde hata denizlerinde boğulmadan yüzüp duruyoruz. 2- Şeriat'ımız hata ve unutmayı özür kabul etmektedir. Mü'min, hata ettiğinde Rabbi onu hatasından dolayı muahaza etmez. Yeter ki kulun hatası dalgınlıktan, bilememesi normal olan bir işten dolayı olmuş olsun. Ancak ilim erbabının idrak edebileceği meselelerden dolayı sıradan bir Müslüman, yanlış konuştu diye kınanamaz, ikaz edilir, doğrusu öğretilir. İtiraz etmez, doğruya yönelirse sorun biter. Allah'a iman, meleklerin varlığı gibi çok açık ve sıradan konularda ise ancak yıllarca dinden söz edilmemiş uzak kalmış diyarların insanları için bir özür olabilir. Haramlara karşı kullanrılan sözler için de bu temel ilkeler geçerlidir. Bir de dinimizle alakalı bir husus olarak, bu tür hataların ortaya çıkmasına karşı hepimizin tebliğ ve emribilmaruf ve nehyianilmünker gibi görevlerine dikkat etmesi gerektiğini de hatırlamakta yarar vardır.
Aleykümselam. Bu cümleleri söyleyeni müşrik olarak itham etmeyi dile ağır gelen bir yük olarak görürüm. Söylenmesini de ancak sürçülisan olarak telaffuz edilebilecek şeyler olarak kabul ederim.
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri hususlarda kimsenin kimseyi tatmin etmesi mümkün değildir. Tatmin olmak için sizden cevap isteyen yoktur zaten. Herkes kendi görüşünün en doğrusu olduğuna inanıyor. Siz, kalbinizin tatmin olduğu tarafa dikkat edin, başkalarının kanaatlerini önemsemeniz gerekmez. Allah'ın hükümleri ile hükmetmeyen hatta o hükümleri yok sayan bir sistemi, Müslüman'ın kendisine ait görmesi elbette kabul edilemez bir hatadır. Hatta bu kabullenmede samimiyet varsa bunu imandan kayma olarak da görebiliriz. Yalnız tevil ederek yani esasen o sistemi benimsemediği hâlde, bazı tevillerle içinde bulunanlar için aynı şeyleri söylemek gayet tehlikelidir. Bundan Allah'a sığınırız. Olsa olsa bir hatadan söz edebiliriz. Bir başka husus da biz Müslümanlar olarak, vazifemizi yanlışları bulma ve ikaz etme ile sınırlandıramayız. Asıl vazifemiz bize ait olanı ihya etmektir. Bunun için herkes çalışmalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İkisine de uyacağız. Sahih hadis, Kur'an'ımızın izahı durumundadır. Hadissiz Kur'an anlamak zordur.
Selamünaleyküm. Allah'ı zikretmek, O'nu hatırlamaktır. O'nu her yerde hatırlamak zorunda olduğumuza göre de her yer zikir için uygun yerdir. Sadece pis mekânlarda dille zikir yapmayız. Her yerde her zaman zikir siyasetimiz olmalıdır. Eğer, 'şu kadar sayı' diye bir kayıtla tavsiye edilmiş bir zikir yapıyorsak o sayıya dikkat ederiz. Bunun için tespih de kullanabiliriz. Şart da değildir. Önemli olan sayıya riayet etmektir.
Aleykümselam. Kur'an okumaya bir teşvik olarak anlayabilirsiniz bunu ama rüyanın bağlayıcılığı yoktur. Sadece moral desteği olarak görün. Allah yardımcınız olsun
Selamünaleyküm. Kendinizi kollayabilecek ve hataya hata diyebilecekseniz neden girmeyesiniz? Girin, hayır nerede ise onu alın.
Selamünaleyküm. Eşiniz, tıp gibi ülkemizde bulunduğunda mesleğini icrada katkı sağlayacak bir meslek sahibi değilse öyle bir kursa gitmesi abestir. İzin vermemelisiniz. Onu da üzmeden ikna edeceğiniz bir yol bulun. Allah sabır versin, ayağınızı, ayağımızı kaydırmasın.
Selamünaleyküm. Giysi açısından haram olmasa da öyle bir mal ile yaşamak açısından sıkıntı olur ki, ondan da tevbe ederek kurtulmak mümkündür. Eğer kul hakkı ise o haram sahibi ile helalleşerek tevbe edilmesi gerekir.