Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum hocam, benim hep arada kaldığım bir konu var. Hocam ben hiç bir cemaate ya da tarikate mensup değilim. Bana ne tavsiye edersiniz? Benim bulunduğum ülkede X. kardeşler ve ehl-i tarikatten olan kardeşler var. Bunlardan birini hangisi diye bir seçim yaparsam, bana ne tavsiye edersiniz? Sizin tavsiyenize, görüşünüze çok ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bizim cemaatimiz var, neden yok diyorsunuz ki? Hepimiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabının cemaatindeniz, elhamdülillah. Cemaatimizin tabelası mı olması gerekiyor? Artık örgütler, iletişim cihazları ile bir araya geliyorlar, biz de Kur'an'la bir araya geliyoruz. Cemaatiz, en büyük cemaatiz, en güçlü cemaatiz elhamdülillah. Kalbinizin rahat etmediği yerde durmanız gerekmez. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Şirke düştüğünü açıkça bilmediğiniz bir şahıs için iyi düşünmek zorundasınız. Oradaki cemaati bölmeyin, alenen bilmediğiniz hakkında da iyidir kararı vermeniz daha doğru olur.
Aleykümselam. Hangi cemaate gitmeliyim diye bir istihare olmaz. Hangi cemaat daha Kur'an ve Sünnet eksenli ise, hangisinde paralı konular daha az ise, hangisinde mü'min kardeşliği daha aktif ise orada kalmalısınız.
Aleykümselam. Eski alkol borcunuz için şimdi bir şey yapmanız gerekmez. İstiğfar edin, yolunuza devam edin. Bulunmanız gereken cemaati sizin ihtiyacınız belirleyebilir. Size en yakın olana katılın. Bakın, sadece din konuşuluyor ve sizden para talep edilmiyorsa, dergi, kitap almanız istenmiyorsa devam edin. Bu mantıkla bir iki deneme yapın, inşallah yerinizi bulacaksınız. Şunu da unutmayın ki, her cami gideceğiniz bir cemaattir. Camilere katılmayı ihmal etmeyin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kendinizi kollayabilecek ve hataya hata diyebilecekseniz neden girmeyesiniz? Girin, hayır nerede ise onu alın.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun bir imam, namaz saatinde camiyi açık tutacak. Bu ne biçim anlayıştır; imam sadece cemaate mi namaz kıldırıyor, nerede melekler?
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Pek güzel ediyorsunuz, Allah yardımcınız olsun. Bu nedenle cami cemaatine gitmemenizde sakınca olmaz. Biiznillah alışınca siz de camiye yönelirsiniz. Mübarek olsun.
‘Aynı Cemaatten’ evlenmeyi menedecek bir gerekçe yoktur. Dinimizin böyle bir yasağı da yoktur. Kastımız şudur: A cemaatinde veya medresesinden biri ‘aynı ekolden’ biriyle evlenmeyi evliliğin mutlu olması için garanti belgesi gibi görmesini yanlış buluruz. Aynı medresede olmak aynı kafada olmak veya uyumlu olmaya uygun olmak anlamına gelmemektedir. Anlatmak istediğimiz budur.
Ehlisünnet, din hayatında Peygamber aleyhisselamın sünnetini esas alarak yaşayanlar demektir. Bu da onların bidatlere karşı hassas olmalarından kaynaklanır yoksa hiçbir Müslüman Peygamber aleyhisselamın sünnetine karşı bir tavır aldığını söylemez. Her şeye rağmen mü'minlerle bir arada bulunmayı gaye edindikleri için de isme “cemaat” ilavesi yapılmıştır. Kısaca, EHL-İ SÜNNET VE’L-CEMAAT denmektedir. Bu manada ehlisünnet, yüzde yüz ilk nesillere uymaktadır. Birinci, ikinci ve üçüncü nesil için çok rahat bir şekilde ehlisünnet denir. Daha sonraki nesillerde ise ehlisünnet, yaygın ekoller, akımlar arasında bir ekole dönüşmüştür ne yazık ki. Öyle olmaya çalışanlar şüphesiz kıyamete kadar var olacaktır. Zira İslam odur.
Bir gurubun ağır bir hatası üzerine önceden de yapmış olduğu her şeyi kötü veya düşmanca saymak makul değildir. Hataya hata, iyiye iyi demek mü'min karakteridir. Kâfirlerin bile iyi olan taraflarını yok kabul etmek bize uygun değildir. Mevzubahis ayetin kadim tefsirlerinde ‘ehl-i kitap alimleri’ ifadesi vardır. O ayetin mealine aykırı değildir bu yorum. Onlar da eski eserlerden bunu almışlardır. Hamdi Yazır’ın tercihine uygun olup olmaması başka bir meseledir ama o yorum sıfır doğru bir yorum değildir. O ve benzeri tahrifatı yapıp yapmayacakları ise ortadadır. Bu sebeple dikkatli olmak, onlara ait eserlerden uzak kalmak doğru olur zannederim.
Allah'ın kuluna farz olarak emrettiği işlerde eşlerin birbirlerini müdahale etme hakkı yoktur. Allah'ın emrini terk etmek isyandır. O işi kul emredince ona itaat olmaz. Söz konusu olan iş farz olmayan işlerden ise yani nafile işlerden ise erkeğin ailedeki farz görevlerini ihmal etmeden onu yapması gerekir. Kadının da farz olmayan yani nafile olan bir işi yapması için eşinin rızasını alması gerekir. Kadının eşinin razı olmadığı bir nafile işi ve bilhassa ev düzenindeki kadınlık görevlerini aksatma pahasına yapıyorsa bunda sevap olmaz.
Dininizin farklı olup olmaması önemlidir. Nasıl bir cemaattir ki, dinin aynı olmasına rağmen sakınca oluşturacak? Dinden daha ağır bir cemaat olamaz.