Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bir sohbetinizi dinledim aynı cemaatten ya da aynı kuruluştan kişilerle evlenmeyin demişsiniz hocam ben şu anda medrese okuyorum Evlilik zamanı da artık geldi ve evleneceğim kişinin İslam’a tam manada uygun yaşayan çalışmayan güzel ahlaklı biri olmasını istiyorum ve şu anda bu dediğim şekle uygun hiç kimse yok etrafımda bundan sonra da olur mu bilmem bu nedenle medreseden biriyle evlenmeyi düşünüyordum ama sizin bu sohbetimizin dinleyince kararsız kaldım Bana neyi tavsiye edersiniz hocam medreseden hocalara mı söyleyeyim yoksa kısmetimi mi bekleyeyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu, açık bir haddi aşmaktır. Söyleyebileceğimiz bir söz yoktur. Umarım anlattıklarınız aktarmada abartılmış sözlerdir.
Böyle bir tereddütlü durumda anne baban ya da onların yerindeki bir büyüğünle karar vermelisin. Sen de bir tür öyle bir teklif bekliyordun ki kestirip atamıyorsun. Bu nedenle bir büyüğünle istişare ederek karar ver.
Selamünaleyküm. Ailelerin bir sınırı olmalıdır. O sınır sizin imanınız ve insanî ihtiyacınızı aşmamalıdır. Buna göre ailelerinizi ne yok sayın ne de fitrî ihtiyacınıza engel yapın. Ortasını bulun. Bir de onlara kendinizi ispat edin.
Selamünaleyküm. Size gelecekten haber veren yalancıdır, ona inanmayın. Ailenizin rızası olmayan bir evlilik de yapmayın. Mevcut durumu da helal olmayacak şekilde sürdürmeyin.
Selamünaleyküm. Eğer, öğretmen olarak branşınız küçük çocuklara yönelik bir branş ise siz her durumda o meslekten hizmet edebilirsiniz. Bunun için bir süre daha beklemenizde sakınca olmaz. Öğretmenlik dışında evlenmeniz sizin için artık zaruret durumunu aldı ise o durumda da gerekirse ailenize rağmen evlenmeniz gerekir. Bu duruma göre siz bir orta yol bulmaya çalışın. Sadece yurt dışında hizmet ediyor diye bir insanın evlenme açısından iyi olduğunu söyleyemeyiz. Karakter başka bir şeydir. O şahsı daha iyi araştırmaya çalışın. İşinden önce kendine bakın.
Aleykümselam. Size yok diyen bir erkeği gönlünüzde gezdirmeniz uygun değildir. Daha seviyeli olmalısınız. Onu unutun ve sizi isteyen biri ile şartlarınız uygun düşerse evlenin.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Müslüman KÂ’BE yönündedir, onun tarafındadır. Başka bir tarafta olması da şart olmaz. Sizin gibi gurbet ortamı yaşayan Müslümanlar, grupların her birinden istifade etmelidirler. Bir yerde Kur'an öğretiliyorsa oradan onu alırsın. Öbür tarafta ilmihal öğretiliyorsa oradan da onu alırsın. Camiye de gidip namazını kılarsın. Gittiğin yerlerden biri sana, ‘başka yere gitmeyeceksin’ derse anlarsın ki o sözü söyleyenler samimi değiller, mü'minleri kardeş olarak görmeyi beceremiyorlar, onlardan uzak durursun. Allah yardımcın olursun.
Pek güzel ediyorsunuz, Allah yardımcınız olsun. Bu nedenle cami cemaatine gitmemenizde sakınca olmaz. Biiznillah alışınca siz de camiye yönelirsiniz. Mübarek olsun.
Bir gurubun ağır bir hatası üzerine önceden de yapmış olduğu her şeyi kötü veya düşmanca saymak makul değildir. Hataya hata, iyiye iyi demek mü'min karakteridir. Kâfirlerin bile iyi olan taraflarını yok kabul etmek bize uygun değildir. Mevzubahis ayetin kadim tefsirlerinde ‘ehl-i kitap alimleri’ ifadesi vardır. O ayetin mealine aykırı değildir bu yorum. Onlar da eski eserlerden bunu almışlardır. Hamdi Yazır’ın tercihine uygun olup olmaması başka bir meseledir ama o yorum sıfır doğru bir yorum değildir. O ve benzeri tahrifatı yapıp yapmayacakları ise ortadadır. Bu sebeple dikkatli olmak, onlara ait eserlerden uzak kalmak doğru olur zannederim.
Allah'ın kuluna farz olarak emrettiği işlerde eşlerin birbirlerini müdahale etme hakkı yoktur. Allah'ın emrini terk etmek isyandır. O işi kul emredince ona itaat olmaz. Söz konusu olan iş farz olmayan işlerden ise yani nafile işlerden ise erkeğin ailedeki farz görevlerini ihmal etmeden onu yapması gerekir. Kadının da farz olmayan yani nafile olan bir işi yapması için eşinin rızasını alması gerekir. Kadının eşinin razı olmadığı bir nafile işi ve bilhassa ev düzenindeki kadınlık görevlerini aksatma pahasına yapıyorsa bunda sevap olmaz.
Dininizin farklı olup olmaması önemlidir. Nasıl bir cemaattir ki, dinin aynı olmasına rağmen sakınca oluşturacak? Dinden daha ağır bir cemaat olamaz.
Kur'an’ımızın hiçbir ayeti bu asırdaki hiç kimseyi muayyen bir kişi olarak asla göstermez. Bunu iddia etmek akılsızlıktır. Kur'an’ımız bütün mü'minlerin kitabıdır. Kimin o kitapta işaret edilen kişi olduğunu sadece Allah Teâlâ bilir. Böyle bir iddiada bulunmak, öyle biri olmamanın en belirgin işaretidir. Bunu yapan istiğfar etmesi gereken bir hata yapmaktadır. Ümmetin büyümesinden mutlu olanlar bu ümmet adına iş yapıyor demektir. Gerisi için sadece Allah ıslah etsin diye dua ederiz.