İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam size bir sorum olacak. Tevbe suresinin 119 ayeti: "Ey îmân edenler! Allah’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun" ne için indirilmiştir, nasıl anlamamız gerekiyor. Birçok cemaat ehli kendi saflarına adam çekmek için bu ayeti örnek gösterip, kendi hocasını şeyhini sadık ilan edip kurtulaşa ermenin ona bağlanmadan geçtiğini iddia etmektedirler. Ve diğerlerini de haşa yanlış yolda görmektedirler. Bu konudaki düşüncelerinizi merak ediyorum.

Cevap

Kur'an’ımızın hiçbir ayeti bu asırdaki hiç kimseyi muayyen bir kişi olarak asla göstermez. Bunu iddia etmek akılsızlıktır. Kur'an’ımız bütün mü'minlerin kitabıdır. Kimin o kitapta işaret edilen kişi olduğunu sadece Allah Teâlâ bilir. Böyle bir iddiada bulunmak, öyle biri olmamanın en belirgin işaretidir. Bunu yapan istiğfar etmesi gereken bir hata yapmaktadır. Ümmetin büyümesinden mutlu olanlar bu ümmet adına iş yapıyor demektir. Gerisi için sadece Allah ıslah etsin diye dua ederiz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kızım, aynı okulların açık okunabilenleri de var ve diplomaları da aynı değerdedir. Neden kendinizi o koridorlara esir ediyorsunuz ki? Oraların olup olacağı o kadardır. İlim uğruna dinimizden olamayız. Daha geniş düşünün. Başkalarını kurtarmaktan önce kendinizi kurtarın, batmamaya çalışın.

Biz İmam Hatip 11.sınıf kız öğrencisiyiz ve Allah'ın emirlerine uymaya çalışıyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’a iman edenler de onu inkâr edenler de kıyamete kadar var olacaktır. Allah’a hamd olsun ki ona iman edenlerdeniz. Kendinizi birilerini ikna etmeye mecbur hissetmeyin. Peygamberlerden biri bile olsa idiniz buna gücünüz yetmeyebilirdi. Şeytan sizin birilerinin ne diyeceği ile meşgul ederek içinizdeki imanı zayıflatabilir. Uzak durunuz ve Kur'an ibadetinizi yapmaya bakınız. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bana Kur’an’ın sahte olduğunu söylüyorlar. İnanmıyorum ama kanıtlayamıyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İki türlü de olabilir; birilerinin kayıp gitmesi, birilerinin de kalması için olabilir. Zira hiçbir belge herkes için ortak belge olmaz. Bu tür konularda nihai doğrulamayı sağlamak mümkün değildir. Bu bir imtihandır, ebedi cehennemden kurtuluş veya ebedi kalış noktasında herkes imtihan olacak, başka çaremiz olmaz. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin, imanımızı muhafaza buyursun. Bizi, ailemizi ve bütün mü’min kardeşlerimizi kalp kaymasından korusun.

Hocam “Tevbe suresinin son kısmını Ebu Huzeyme el-Ensari'nin yanında buldum. Bu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kulluk şu demektir: - Allah Teala'nın her şeyi tamamıyla bildiğine inanacaksın, - Her şeyin O'nun dilediği gibi gerçekleşeceğine inanacaksın, - Sana, yapabileceklerinle ilgili sınırlar çizdiğine inanacaksın, - Yapmak istediğini, elde etmeyi arzuladıklarını o sınırlara dikkat ederek yapacaksın, - Sonuç olarak O'nun senin kaderine yazdıkları gerçekleşecek, yazmadığı gerçekleşmeyecek, - Sen ise sonuç O'ndan geldiği için teslimiyet göstereceksin. İman budur. Huzur buradadır. Allah'a emanet olun.

Kader meselesi kafamı karıştırıyor hocam. Tövbe haşa, Allah’a şirk koşmaktan kor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabı yani ilk Müslüman olan nesil elbette bizimle aynı imanı, aynı Kur'an’ı ve aynı davayı paylaşmaktadırlar. Daha da isabetli olan ise şudur: Biz elbette onlarla aynı iddiaları ve yolu sürdürdüğümüzü söylüyoruz. Buraya kadar bir sorun yoktur. Ne var ki, onlar hakkındaki kararı bizzat Allah Teâlâ verdi ve onların kimliğini onayladı. Biz ise henüz iddia sürecindeyiz. Bizim yapmayı ideal ve iddia ettiğimiz şeyler onların başarıp bitirdiği şeyler oldu. Başta Kur'an’ımız olmak üzere onları bizzat Peygamber aleyhisselam efendimiz övdü ve takdir etti. Tarih onları öne çıkardı. Bu sebeple kâğıt üzerinde bir aynı olma söz konusu olur ama pratikte aynı olmayı ispat edemeyiz. Onlar hakkında ana hatları ile şu malumatı tespit etmemiz gerekir: Sahabiler Allah onlardan razı olsun, Peygamber aleyhisselamın talebeleri ve ilk neslidir. İmanla dolu kalpleri, ispat edilmiş Allah ve Peygamber sevgisi, konuştuklarına ve sözlerine sadakatleri, ortaya koydukları fedakârlıkları ve benzeri ayrıcalıklarıyla onlar bu ümmetin en üstünleri oldular. Onlardan daha imanlı, daha ahlâklı, daha iyi ibadet yapan olmadı, olmayacak da. Kur'an’ımız onları böyle övdü. O kadar ki bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onları sevmeyi imandan, onlara buğz etmeyi de nifaktan saydı. Kıyamete kadar mü'min olarak yaşamak isteyen ve Rabbine imanla gitmek isteyen herkes böyle bilmek ve bunu kabul etmek zorundadır. Hiçbir zaman ve hiçbir kavram onları eskitemeyecektir.

Hocam Peygamberimizin dostları sahabelerle ilgili bizim bilmemiz gereken şeyler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben yirmi yaşındayım. İbadetlerini yapan tek mutluluğu ve huzuru Allah’a k

cemaat konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dininizin farklı olup olmaması önemlidir. Nasıl bir cemaattir ki, dinin aynı olmasına rağmen sakınca oluşturacak? Dinden daha ağır bir cemaat olamaz.

Biz evlilik için bir adım attık her şey uygun görünüyor. Aileler de istiyor faka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah'ın kuluna farz olarak emrettiği işlerde eşlerin birbirlerini müdahale etme hakkı yoktur. Allah'ın emrini terk etmek isyandır. O işi kul emredince ona itaat olmaz. Söz konusu olan iş farz olmayan işlerden ise yani nafile işlerden ise erkeğin ailedeki farz görevlerini ihmal etmeden onu yapması gerekir. Kadının da farz olmayan yani nafile olan bir işi yapması için eşinin rızasını alması gerekir. Kadının eşinin razı olmadığı bir nafile işi ve bilhassa ev düzenindeki kadınlık görevlerini aksatma pahasına yapıyorsa bunda sevap olmaz.

Hocam, cemaate, cemaatin içindeki faaliyetlere katılmama eşim izin vermiyor. Ben
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir gurubun ağır bir hatası üzerine önceden de yapmış olduğu her şeyi kötü veya düşmanca saymak makul değildir. Hataya hata, iyiye iyi demek mü'min karakteridir. Kâfirlerin bile iyi olan taraflarını yok kabul etmek bize uygun değildir. Mevzubahis ayetin kadim tefsirlerinde ‘ehl-i kitap alimleri’ ifadesi vardır. O ayetin mealine aykırı değildir bu yorum. Onlar da eski eserlerden bunu almışlardır. Hamdi Yazır’ın tercihine uygun olup olmaması başka bir meseledir ama o yorum sıfır doğru bir yorum değildir. O ve benzeri tahrifatı yapıp yapmayacakları ise ortadadır. Bu sebeple dikkatli olmak, onlara ait eserlerden uzak kalmak doğru olur zannederim.

Değerli Hocam, biz iki arkadaş olarak hem medyada mevcut olan hem de kendi araşt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Olur mu öyle şey; mü'min bir insan olduktan sonra kim keserse kessin kurban kurbandır. Sizin o cemaate bağlı olmanız veya olmamanızın hiçbir önemi yoktur. Boş bir kuruntudur bu.

Yakınımızda bulunan bir talebe yurdundan kurban hissesi aldık. Talebe yurdu bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

‘Aynı Cemaatten’ evlenmeyi menedecek bir gerekçe yoktur. Dinimizin böyle bir yasağı da yoktur. Kastımız şudur: A cemaatinde veya medresesinden biri ‘aynı ekolden’ biriyle evlenmeyi evliliğin mutlu olması için garanti belgesi gibi görmesini yanlış buluruz. Aynı medresede olmak aynı kafada olmak veya uyumlu olmaya uygun olmak anlamına gelmemektedir. Anlatmak istediğimiz budur.

Hocam, bir sohbetinizi dinledim aynı cemaatten ya da aynı kuruluştan kişilerle e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslümanlıktan başka hiçbir yol Allah'a götürmez. Hiçbir isim orijinal değildir Müslüman ismi yanında. Bu nedenle senin asıl hedefin İslam'ı yaşamak olmalıdır. O ismin altında yapılan bir çalışmada çalışma yapanların hangi isimle anıldıkları önemli değildir. 'Nurculuk' diye bir şey olamaz. Nur ekolü etrafında imanına hizmet edenler olabilir. Sen de ben de onlarla beraber olmayı ibadet kabul ederiz o zaman. Kimden ve nereden imanına bir takviye bulabiliyorsan ondan istifade et, isimlere takılıp kalma. Yeter ki o katıldığın grup şu özellikleri bulundursun: a- Allah'a iman her zaman bir numaralı konu olacak onlar için. b- Bütün mü’minleri kardeş bilecek, mü’minler arasında ayrım yapmayacak. Cennet dağıtmayacak, cehenneme toplamayacak. c- İslam'ın bir köşesini alıp gerisini ihmal etmeyecek. d- Dünya kafalı olacaklar. Olayların anlamını çıkarmış olacaklar. Evine veya ofisine kapanmış Müslüman istemeyiz. e- Başta namaz olmak üzere günlük ibadetleri asla savsaklamayacaklar. Mesela ezanla beraber namaz hareketlenmesi başlayacak onlarda. f- Duaları, virtleri olan birileri olacaklar. Bunları bulduğunda sen de hemen onlara katıl. Allah yardımcın olsun.

Ben ömrümü Hak yoluna sarf etmek isteyen bir gencim. Tüm derdimin rıza-ı ilâhi o

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.