Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam Eşimi namaza alıştırmaya çalışıyorum, beraber cemaat yapıyoruz. Bu yüzden cami cemaatine pek katılamıyorum. Bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin erkek olarak camiyi ihmal etmemeniz gerekir ama çocukların namaz eğitimi açısından ara sıra onlara imam olmanız da uygundur. Allah Teâlâ, evinizi mamur kılsın.
Selamünaleyküm. Sizin erkek olarak camiyi ihmal etmemeniz gerekir ama çocukların namaz eğitimi açısından ara sıra onlara imam olmanız da uygundur. Allah Teâlâ, evinizi mamur kılsın.
Selamünaleyküm. Vasıtaya binmenizi gerektirecek bir mesafeye gitmeniz şart değildir. Evinizde ailece cemaat yapın.
Aleykümselam. Cami ve cemaat birbirini tamamlayan iki kavramdır. Camide kılınmayan hiçbir namaz cemaatle kılınsa da O CAMİDEKİ CEMAAT değildir. Evet, tek kılmaya göre sevabı farklıdır ama caminin yeri başkadır.
Aleykümselam. Böyle bir şey yoktur. İmamın cemaatle kıldığı namaz kendisi ve arkasındakiler için ayna anda kılınmış namazdır.
Kesinlikle cami daha sevaplı olur. Gidemediğiniz zamanlar ise evinizde eşinizle “küçük bir cemaat” yapmış olun. Allah Teâlâ kabul buyursun.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Müslüman KÂ’BE yönündedir, onun tarafındadır. Başka bir tarafta olması da şart olmaz. Sizin gibi gurbet ortamı yaşayan Müslümanlar, grupların her birinden istifade etmelidirler. Bir yerde Kur'an öğretiliyorsa oradan onu alırsın. Öbür tarafta ilmihal öğretiliyorsa oradan da onu alırsın. Camiye de gidip namazını kılarsın. Gittiğin yerlerden biri sana, ‘başka yere gitmeyeceksin’ derse anlarsın ki o sözü söyleyenler samimi değiller, mü'minleri kardeş olarak görmeyi beceremiyorlar, onlardan uzak durursun. Allah yardımcın olursun.
‘Aynı Cemaatten’ evlenmeyi menedecek bir gerekçe yoktur. Dinimizin böyle bir yasağı da yoktur. Kastımız şudur: A cemaatinde veya medresesinden biri ‘aynı ekolden’ biriyle evlenmeyi evliliğin mutlu olması için garanti belgesi gibi görmesini yanlış buluruz. Aynı medresede olmak aynı kafada olmak veya uyumlu olmaya uygun olmak anlamına gelmemektedir. Anlatmak istediğimiz budur.
Ehlisünnet, din hayatında Peygamber aleyhisselamın sünnetini esas alarak yaşayanlar demektir. Bu da onların bidatlere karşı hassas olmalarından kaynaklanır yoksa hiçbir Müslüman Peygamber aleyhisselamın sünnetine karşı bir tavır aldığını söylemez. Her şeye rağmen mü'minlerle bir arada bulunmayı gaye edindikleri için de isme “cemaat” ilavesi yapılmıştır. Kısaca, EHL-İ SÜNNET VE’L-CEMAAT denmektedir. Bu manada ehlisünnet, yüzde yüz ilk nesillere uymaktadır. Birinci, ikinci ve üçüncü nesil için çok rahat bir şekilde ehlisünnet denir. Daha sonraki nesillerde ise ehlisünnet, yaygın ekoller, akımlar arasında bir ekole dönüşmüştür ne yazık ki. Öyle olmaya çalışanlar şüphesiz kıyamete kadar var olacaktır. Zira İslam odur.
Bir gurubun ağır bir hatası üzerine önceden de yapmış olduğu her şeyi kötü veya düşmanca saymak makul değildir. Hataya hata, iyiye iyi demek mü'min karakteridir. Kâfirlerin bile iyi olan taraflarını yok kabul etmek bize uygun değildir. Mevzubahis ayetin kadim tefsirlerinde ‘ehl-i kitap alimleri’ ifadesi vardır. O ayetin mealine aykırı değildir bu yorum. Onlar da eski eserlerden bunu almışlardır. Hamdi Yazır’ın tercihine uygun olup olmaması başka bir meseledir ama o yorum sıfır doğru bir yorum değildir. O ve benzeri tahrifatı yapıp yapmayacakları ise ortadadır. Bu sebeple dikkatli olmak, onlara ait eserlerden uzak kalmak doğru olur zannederim.
Allah'ın kuluna farz olarak emrettiği işlerde eşlerin birbirlerini müdahale etme hakkı yoktur. Allah'ın emrini terk etmek isyandır. O işi kul emredince ona itaat olmaz. Söz konusu olan iş farz olmayan işlerden ise yani nafile işlerden ise erkeğin ailedeki farz görevlerini ihmal etmeden onu yapması gerekir. Kadının da farz olmayan yani nafile olan bir işi yapması için eşinin rızasını alması gerekir. Kadının eşinin razı olmadığı bir nafile işi ve bilhassa ev düzenindeki kadınlık görevlerini aksatma pahasına yapıyorsa bunda sevap olmaz.
Yılmaya gerek yoktur. Sadece senin köyün değil her yer öyle veya ondan da beter. Orada sana hürmetleri varsa sen bari ona şükret. Genel bir dini eriyiş içindeyiz ne yazık ki. Bunu da dert eden yoktur. Sen devam et. Bu dönemi de yoğun Kur'an okumaları ile geçir. Mesela her on günde bir hatim indir. Hafız değil isen Bakara suresini ezberleyerek mini bir hafızlık yoluna gir. Hafız isen hadis ezberle. Oradan beş yüz hadis ezberleyerek ayrılmaya azimli ol. Kitaplar oku. Mesela bir ilmihal kitabının uzmanı ol adeta. Ve oradan kitlesel bir dönüş yerine “bir kişi de olsa” namazla buluşturduğun bir insan bırakarak ayrılma planı yap. Asla yılma. Senin durumunda nice peygamberler oldu. Daha da fena durumda idiler. Allah yardımcın olsun. İyi haberlerini beklerim.