Fetva Meclisi
Soru
Eşimden ayrıldım. Çocuğum bende kaldı. Kayınpederim torununu çok seviyor. Bana illa geleceksin ve torunumu ziyaret ettireceksin diyor. Bana sılayırahim dinimizin emridir diyerek baskı yapıyor. Ben ise onlardan çok zulüm gördüm. Torunlarını onlara göstermek istemiyorum, günaha giriyor muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Aleykümselam. Burada herkesin rızası varsa bir sıkıntı yoktur. Dinen yasak bir iş yapmış olmazsınız ama huzurunuz açısından risk aldınız. Baştan sorsa idiniz yapmamanızı tavsiye ederdik. İyi başlayıp iyi devam etmeyen işlerdir bunlar. Hayır ve bereket getirmesini dileriz.
Allah yardımcın olsun kızım. Bir kere kendini çaresiz, bitmiş gibi asla görme. İnsan derdini abarttığında o dert onu daha fazla ezer. Şöyle yap: Bir psikolog hanımla görüşerek mevcut durumu ne kadar kaldırabileceğini istişare et. Seninle yüz yüze görüşen bir bilim insanı olarak sana “bu evlilik sürmez” derse o zaman o tür şeyler düşünürsün. Şimdilik ayrılmayı düşünme. Bu mantıkla bir zaman daha devam edersen biiznillah daha huzurlu olursun.
Selamünaleyküm. Bu konuda kendinizi tek haklı gibi görmemelisiniz. Bir kere eşinizi çocuk büyütmede yalnız bırakmakta haksızlık ettiğinizi düşünün. Ona önce psikolojik destek sağladıktan sonra yani yanında olduğunuzu hissettirdikten sonra sözünü ettiğiniz dini konuları anlatmanızın yararı olur. Kadıncağızı dini hassasiyetlerle yüzyüze bırakıp kendinizi evin dışında bulunuyorsanız ortada haksızlık var demektir. Dedikleriniz doğrudur ama bunların uygun yerde ve uygun kişilere söylenip söylenmediği de önemli değil midir? Helal yöntemlerle korunmanın sakıncası yoktur.
Aleykümselam. Anneni bırakıp kimseye dönme sakın. Bin nişanlı bulursun da bir ana bulamazsın.
Şöyle yapın: Siz anne ve babanıza karşı mükemmel bir evlatlık yapın. Ellerini öpün, yemeklerini yiyin, onları gezmeye götürün, ara sıra torunlarını onlara götürün... Bunlar sizin görevlerinizdendir, yapın bunları. Eşinizi ise onlara götürmeyin. Onun gitmesi ve onlarla yemek yemesi asıl görevi değildir. Madem fitne çıkıyor, onu fitne ortamından uzak tutun. Anne babanızın onun da muhakkak gelmesini isteme hakları yoktur. Yaklaşık altı ay böyle yaparsanız biiznillah aralarındaki husumet erir, siz de rahat edersiniz. Bu arada da böyle bir gelişmeyi dert etmeyin kendinize, aralarını düzeltene kadar geçici olduğunu bilin ve rahat edin.
akraba konusundaki diğer fetvalar
Durum dediğiniz gibi ise halanızla mesafeli durmanızda bir sakınca olmaz. Onun ıslahı için de dua edin.
İnsan, kendisine, eşine ve çocuklarına bakmak zorundadır. Hanımı, malı olan bir zengin bile olsa kocası onun geçimini temin etmek zorundadır. Çocuklar reşit olana kadar onlara da bakmak zorundadır. Büyüdükten sonra ise çocuklar fakir/işsiz geçinemiyor ve kendisi de geçiminden arttırabiliyorsa onlara bakmak zorundadır. Varlığı yerinde olan biri fakir anne babasına bakmak zorundadır. Diğer akrabalarla ilgili kural ise şöyledir: • Akraba olanlar zaruret içinde iseler, • Kendisi zorunlu olan ihtiyaçlarından arttırıp onlara verebilecek durumda ise ve • Aralarında miras ilişkisi kurulabilecek düzeyde bir akrabalıkları varsa geçimlerine yardım etmek zorundadır.
Allah’ın haramlarından bir haramı alenen işleyen en yakınımız bile olsa ona tepki göstermemiz mümin olmamızın gereğidir. Siz konumunuza uygun olan tepkiyi göstermişsiniz. Bundan ötesi, sizin mesafeli durmanızla yeterli olur. Daha fazla yapabileceğiniz yoktur. Mesafeli olun, seviyeli olun. Allah Teâlâ hepimizi ıslah etsin, mağfiret buyursun.
Hayır, bu söz doğru değildir. Öpmek kendi başına yasak değildir. Yasak/haram olan öpme vardır. Mesela oruçlu birinin kendine hâkim olamayacağını bile bile eşini öpmesi sonucu sıvı geldiği için orucunu bozması caiz olmaz. Namahrem (öz akraba olmayan yabancı) bir kadına temas etmek, öpmek haramdır. Takva bir âlimin, adil bir devlet adamının, anne babanın, salih insanların ellerinin öpülmesinde sakınca yoktur.
Borcun sahibi yani alacaklı mal sahibidir. Mal sahibi malı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Bu tasarruf çeşitlerinden biri de vekalet vermektir. Borçlu vekil olmayı kabul ediyorsa böyle bir vekalet caizdir. Vekalette vekil ile müvekkilin rızası şarttır. Alacaklı ortadaki borç kadar sadaka vermiş olur. O paranın sadakaya dönüşmesinden sonra da borçlu sorumluluğu üstlenmiş olur.
Eşinizin helal yolla kazandığı para ile ev geçindirmenizde bir sakınca olmaz. Eşiniz size itiraz ederse o zaman bunları düşünürsünüz. Yeni bir iş ayarlamadan da eski işinizi bozmayın.