Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Ben yeni evlendim ve 1 aylık evliyken eşimin yanından ayrılmak durumunda kaldım. Hemşireyim, Erzincan’da çalışıyorum, eşimde Samsun’da çalışıyor. Tayinim çıkmıyor eşimin olduğu yere ve ayda 10-15 gün gelebiliyorum, tekrar gidip 15 gün orada çalışıp yine 10-15 gün gelebiliyorum. 12 saat mesafe var aramızda. Bu durum bizi sıkıntıya sokuyor ama borçlarımız olduğu için( evlenmeden önce yüklü bir borca girmiştim ailem için) gidemiyorum. Tabi Samsun’da özel bir hastanede çalışma imkânım da var ama devlet memuruyum ve 7 yıldır çalışıyorum, istifa etsem emeğime acıyorum. Aslında bunlar bahaneler belki ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bu şartlar altında 1 yıl daha ayrı kalmamız gerekiyor. Allah’ın rızası bu yolda nedir? Sohbetlerinizi dinledikçe “istifa edip özelde çalışayım bir süre, sonrada borçlar bitince bırakırım” diyorum ama hep aynı düşüncede olamıyor insan. Daha iyi yaşam, ev, araba şeytan yalnız bırakmıyor velhasıl. Fikrinize ihtiyacım var. Allah razı olsun, selametle.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Burada iki ihtimal var. Birincisi siz, eşinizin harama bulaşmasından endişe ettiğiniz için iş ortamını tenkit ediyorsunuzdur. Bunda haklısınız, tenkit de etmelisiniz. Tavsiyelerde bulunmalısınız. İkinci durum, o ortamda eşiniz ikinci bir kadınla bağlantı kurar veya ikinci kadınlar sizin eşinizle alakanızı zayıflatmaya neden olabilir. Bunu endişe etmekte de haklısınız elbette. Ancak ikinci durum yani sizin eşinizi ikinci kadınların bulunduğu ortamlarda görmekten endişe etmeniz öne çıktığında siz, bunu kolay kolay garanti edemeyeceğinizi bilmek zorundasınız. Evde onu hapsetmedikçe başaramazsınız bu arzunuzu. Eşiniz üzerindeki bu endişenize çok erken başlamışsınız. Bir aylık evli bir kadının, ilerideki muhtemel endişelerden ötürü 'boşanmaktan' söz etmesini gayet ağır buldum. Müslüman bir hanım olarak bunu size yakıştıramadım. Boşanmak kelimesini bu kadar rahat kullanmanız hiç doğru değil. Böyle bir ortam sizin aile yapınızı harap eder. Evet, eşinizin ortamı onun açısından veballe yüz yüze bulunması demektir ama sizin bunu sadece 'onun harama düşmesi tehlikesi penceresinden ele aldığınızı söyleyemezsiniz. Siz takvadan önce kadınlık endişesinden yola çıkıyor gibi duruyorsunuz. Zannederim önce sizin kendinizi toparlamanız gerekiyor. Bu bakışla devam ederseniz, eşinizi düşmeyecekse de bataklığa düşürürsünüz. Lütfen tekrar düşünün, kendi abartınızı da hesaba katın ve yeni evli bir kadının ağzından çıkmayacak sözü kullanmayın. Eşinizi sevdiğinizi söylüyorsunuz ama o ifadeye uygun olmayan evhamlar üretiyorsunuz. Tekrar düşünün ve teenni ile hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. İki kalpli insan olmanız mümkün değildir. Tek kalbin kaldırabildiği kadarının altına girin. Orijinal olanı tercih etmelisiniz. Bayan için orijinal olan anneliktir. En mübarek yeri evdir. Aç ve açıkta değilseniz evinize dönün. Yavrunuzu bağrınıza basın. Annelik her zaman en değerlidir. İş ise emekliliğe kadar iştir sonrası ise boşluktur. Anneliğin ucu ise cennettir.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Aleykümselam. Eşinizin aydınlanmasını sağlamamız mümkün olmayabilir. Bizim bakışımız din açısından olur, eşiniz ise meseleyi ekonomik değerlendirecektir. İkna ederek meseleyi çözmenizi tavsiye ederiz size. Bizim kanaatimize çalışan kadın için kaybettikleri kazandıklarından çok daha fazladır. Siz bu durumu dillendirdiniz, pek çok kadın ise gürültüde kaybolup gitmektedir. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunun üzerine gitmemeniz daha doğrudur. Zamana yayın, gevşeme olunca gidin. Kalbiniz rahat ise dert etmeyin. Değil ise tevbe ve istiğfar edin.
Selamünaleyküm. Başınıza bir musibet geldi. Bu musibetin sizin günahınızdan olması kadar sizin geleceğinizin iyi olması için de olması mümkündür. Dengeli düşünmelisiniz.Şu anda bu musibete karşı yapabileceğiniz bir şey olmadığına göre onu abartmanıza da gerek yoktur.Şeytan sizi, bir kere yanan yüzünüzden dolayı bin kere batırmak istiyor. Sizin kendinizi şeytandan korumanız gerekir.Sizden beterlerine bakmalısınız. Her yeri yanmışları neden düşünmüyorsunuz?Allah'ın size rahmet edeceği bir şeyi neden azaba çeviriyorsunuz? Daha makul düşünün, sizden bin beter olanlarına bakın. Bir hastanenin cildiye bölümünü gezsenize!
Selamünaleyküm. Yasalara aykırı yapılan işle elde edilen kazanç şüpheli kazançtır.
Selamünaleyküm. Şu 'namaz kazaya kaldı' ifadesini kullanmamaya çalışın. Mü'min, ölüm gibi bir neden olursa o zaman namazının kazaya kalmasını konuşabilir. İkinci olarak da kural şudur: Bir namazın vaktinin 13'te başladığını ve 17'de bittiğini kabul edelim. O namazı kılmak için yeterli süreyi de on dakika sayalım. Buna göre o namazı kılmak için son süre 16.50’den itibaren ki son on dakikadır. Namazın kazaya kalması veya kılınıp eda edilmesi o on dakika ile alakalıdır. Kazaya kalma, borç durumuna düşme o on dakika ile alakalıdır. O on dakika içinde mü'min seferi durumda ise namaz da seferi şartlarda kazaya kalmış demektir. Mukim durumda ise mukim şartlarda kazaya kalmıştır. Kaza ederken de nasıl kazaya kaldı ise öyle kaza edecektir.
Selamünaleyküm. Oruçlu iken rahim içine yapılan muayene el veya alet sokma yöntemi ile yapılıyorsa bu durum orucu bozar. Bu tür muayenelerde genelde jel veya benzeri malzeme kullanıldığından orucun bozulacağını söyleriz. Yoksa mücerret muayene oruç bozmaz. Bir gün kaza etmek gerekir. Zaruret olmadıkça böyle bir muayene olmamak gerekir. Zaruret nedeniyle (randevu almakta zorlanmak ya da acil bir durum olmaması gibi) tedavi olmakta ise sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Şunu bilmeniz gerekir: Nefsi doyurmak mümkün değildir. O, sonra bir başkası, daha bir başkası derken ömrünüz istikrarsızlık içinde geçer. Bu bir şeytan tuzağıdır ki sizi çürütebilir. Bunu bilin. Bundan sonra, bir bayanı boşayıp evlenmenin kâğıt üzerinde bir sakıncası olmaz. Bu bir kalp meselesidir, kalbiniz incinir veya incinmez. O da kişiden kişiye, kalpten kalbe değişir, yapmanız gereken, eşinizle aranızdaki ülfeti artırmaktır.