Fetva Meclisi
Soru
Hocam, eşimle yeni evlendiğimiz zamanlar bir tartışma yaşadık. O an sinirle çerçeveye vurdum, cam kırıldı ve elim kesildi. Bu öfke anında eşime "Eşyalarını al, defol git bu evden." dedim. Hemen ardından bu durumu anlatmak için eşimin abisini aradım fakat o açmadı. 5-10 saniye sonra abisi beni aradı ama bu kez ben açmadım. Sonradan öğrendim ki bu tür sözler boşama (talak) anlamı taşıyabiliyormuş. Ancak o an bu sözün boşamaya yol açabileceğini bilmiyordum. Şu anda da o sözü söylerken gerçekten boşamak niyetinde miydim yoksa tehdit amaçlı mı söyledim, emin olamıyorum. Kendi kendime “Ciddi olsaydım eşimin abisiyle konuşur, durumu netleştirirdim.” diyorum fakat bu düşünce içimi kemiriyor ve sürekli aklıma geliyor. Özellikle ibadet ederken bile bu düşünceden kurtulamıyorum, çok huzursuzum. Müftülüğe gittim, niyetin önemli olduğunu söylediler ama ben niyetimden emin değilim. Dini nikâh yapılırken bu tür sözlerin boşamaya sebep olabileceğini bilseydim böyle bir ifade kullanmazdım. Şimdi ne yapmalıyım? Bu olay evliliğimize zarar verdi mi? İçimi rahatlatacak bir yol arıyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kinayeli (üstü kapalı) lafızlarla, "Annenin evine git.", "Birlikteliğimiz bitti." gibi sözler ancak boşama niyetiyle söylenirse geçerli olur. Eşinize kullandığı kinayeli ifadedeki niyetini sorduğunuzda boşamayı kastetmediğini ifade etmiş. Dolayısıyla boşama gerçekleşmemiştir, evliliğiniz devam etmektedir. Eşinizle bu konuyu kapatın ve evliliğinize odaklanın. Gereksiz vesveseler sizi huzursuz edebilir. Eşinize, tartışmalarda sözlerine dikkat etmesi gerektiğini hatırlatın. Öfke anında boşanma ile tehdit etmenin ya da kinayeli ifadeler kullanmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini anlatın. Güzel geçimi artırmaya çalışın. Tartışmalar kaçınılmaz olsa da, birbirinizi daha iyi anlamaya ve sabırlı olmaya çalışın. Bu tür konular bazen şeytanın vesvesesine dönüşebilir. İçinizde sürekli "Acaba boşandım mı?" gibi düşünceler olursa, şeytanın sizi huzursuz etmeye çalıştığını bilin. Eşiniz net bir şekilde niyetinin boşamak olmadığını söylediğine göre, bu konuyu kapatmalısınız.
Bu sözlerle eşinizi boşamayı kastetti iseniz en kötü ihtimalle iki talakla devam ediyorsunuz. Yalnız bu tür boşamalar kinâyeli bir lafızla olduğundan bâin talak gerçekleşmiş olur. Bu nedenle mehrin yeniden belirlendiği yeni bir nikâh akdi yapmak gerekir. Boşama kastınız yoktu ise -ki verdiğiniz bilgiden de o anlaşılmaktadır- zaten sıkıntı yoktur. Bunu kendinize ders yapın, daha vakur ve seviyeli yaşayın. Allah yardımcınız olsun.
Şiddetli bir öfke anında, kişinin bilinç ve kontrol kaybı yaşadığı durumlar farklı şekilde değerlendirilir. Eğer kocanız, öfke anında söylediği sözlerin ne anlama geldiğini idrak edemeyecek kadar kendinden geçmişse, bu durumda talak geçerli değildir. Ancak öfke, kişinin bilincini tamamen kapatmamışsa ve ne söylediğini biliyorsa, talak geçerli olabilir. Bahsettiğiniz durumda da bir boşama gerçekleşir. Allah Teâlâ, yuvanızı hayırla muhafaza etsin ve aranızdaki sevgi ve rahmeti daim kılsın. Şeytanın aileniz üzerindeki entrikalarına karşı dikkatli olun.
Öncelikle, bu olayı kendinize iyi bir ders yapmanızı tavsiye ederim. Asla unutmayacağınız bir ders olsun. Şeytana uyup kendi mutluluğunuzu heder etmeyin. Diyanetten verdikleri cevapla hareket edebilirsiniz. Ama birinci boşama hakkınız kesinlikle gitmiş durumdadır. Artık daha riskli bir evliliğiniz olacak haberiniz olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Evliliğinizin hayırlı olduğunu göstermesi bakımından bebeğin bir etkisi yoktur. Bunun yanında eşinizin niyetini irdelemeniz de doğru değildir. Size müftülük olumlu cevap verdi ise ona itimat ederek yaşamanız daha iyi olur.
Selamünaleyküm. Kardeşim, Elbette ateş düştüğü yeri yakar, herkes kendi derdini bilir. Buna itiraz edemem. İnsanların, 'sakın boşama, sabret!' demeleri de normaldir. Sen de olsan aynısını derdin. Bunu da kabul ederiz. Senin meselen le alakalı duruma gelince: Sonrasında nedamet duyacağın bir karar vermenden çekiniriz. Yoksa boşamak zor değildir ve asla, sevginin bulunmadığı bir evliliğin hatır belasına sürdürülmesi doğru değildir. Evlilik bir sevgi çemberinde sürmelidir. Eğer sen, fevri davranmadığını, uzun bir zamanın tecrübesi ile karar verdiğini söylüyorsan, elbette boşayabilirsin. Sana, kararında hata etmiş olabileceğini örnekleyecek bir eksikliğini ikaz edebilirim. Mesela sen, 'gece benim cinsel ihtiyacıma beş ay üst üste cevap vermedi' türünden bir dert zikretmiyor sun. Sadece olmayan bir sevgiyi öne çıkarıyorsun. Yine de sevgisizlik bir ayrılma nedeni olabilir diyorum sana. Seninle Rabbin arasında bir durumdur bu. Eğer daha fazla rahat etmek istiyorsan, eşinin de bu hususu yazmasını sağla. Bakalım onun kendine göre haklılığı var mı? Allah yardımcın olsun.
boşamak konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle Allah yardımcınız olsun. Hem anne hem de bir eş olarak büyük bir imtihan veriyorsunuz. Özellikle çocuklarınızın bu durumdan etkilenmesi, en büyük endişeniz ve bu çok haklı bir endişedir. Çünkü bir çocuk, evinde gördüğü sevgiyi, şefkati ve huzuru gelecekte kendi hayatına taşır. Öncelikle kendi sağlığınızı ve çocuklarınızın güvenliğini düşünmelisiniz. Eşiniz sinirlendiğinde öfkesini kontrol edemiyor ve çocuklara zarar veriyorsa, sabretmek yerine bu durumu düzeltmek için ciddi adımlar atmalısınız. Eğer eşiniz değişmeye niyetli değilse ve sürekli aynı hataları tekrarlıyorsa, bu evliliği sürdürme konusunda çevrenizde ailenizi tanıyan büyüklerinizden destek almaya çalışabilirsiniz. Kocanız düzelmeye niyetliyse, psikolojik destek almasını sağlamak için ciddi bir konuşma yapın. Eğer destek almazsa, artık bu durumun senin için sürdürülemez olduğunu anlatın. "Sen bana haramsın" sözü doğrudan bir boşama ifadesi olmasa da dolaylı olarak (kinayeli) bir boşanma gerçekleşmiştir. Bu konunun detayı ile ilgili müftülükten destek alırsanız daha doğru olur. Eşiniz sürekli boşanma tehdidiyle ve şiddetle sizi yıldırıyorsa, mesele artık sadece bir nikâh meselesi değil, evliliğin sağlıklı bir şekilde devam edip edemeyeceği meselesidir. Allah yardımcınız olsun.
Kocanın karısına söylediği bu ifade boşama kastıyla söylenmişse yeni bir nikâhı gerektiren "bâin talak/boşama" gerçekleşir. Yalnız bu ifadelerin önü ve arkası, söylenme niyeti gibi özel incelenmesi gereken konular olduğundan en yakın müftülüğe kocanızla giderek çözüm aramanız en doğru davranıştır.
“Boşayacağım” sözü ile boşama olmaz. Nikâhınız, başka bir sebep yoksa devam etmektedir.
En yakın zamanda en yakın müftülüğe giderek durumunuzu anlatınız. Başka yerlere de fetva sorarak kafanızı karıştırmayın.