Fetva Meclisi
Soru
Hocam erkeğin, eşine sinir anında aniden küfür edip bir de "başka bir erkeğin karısı ol" şeklinde çirkin bir söz söylemesi nikâhı düşürür mü? Sonrasında pişman olan erkek ne yapmalıdır? Siz bu tür sorulara verdiğiniz cevaplarda hep "Nikâhınız düşmese bile bu tür şeyler olmamalı, nikâhı daha ciddi bir iş olarak görmelisiniz." diyorsunuz. Ancak öfkesine sürekli yenilen bir erkek, nikâhı nasıl öfkesinden koruyabilir? Çözümü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu söz, erkeğin ne kastettiğine bağlı olarak sonucu değiştirir. Erkek boşamayı kastetti ise bir talak gerçekleşir. Aksi de olabilir. Problemin sahibi en yakın müftülüğe gidip cevap almalıdır.
Bu söz 1 (bir) boşamayı gerektirir. Kocanıza söyleyin Allah'ın doğru yerde ve doğru şekilde kullanabilme adına verdiği bu hakkı öfkesinin esiri ve teskin/rahatlama aracı olarak kullanmasın. Allah'tan korksun. Hanımını zenginliği görsün. Şeytana alan açmasın.
Şiddetli bir öfke anında, kişinin bilinç ve kontrol kaybı yaşadığı durumlar farklı şekilde değerlendirilir. Eğer kocanız, öfke anında söylediği sözlerin ne anlama geldiğini idrak edemeyecek kadar kendinden geçmişse, bu durumda talak geçerli değildir. Ancak öfke, kişinin bilincini tamamen kapatmamışsa ve ne söylediğini biliyorsa, talak geçerli olabilir. Bahsettiğiniz durumda da bir boşama gerçekleşir. Allah Teâlâ, yuvanızı hayırla muhafaza etsin ve aranızdaki sevgi ve rahmeti daim kılsın. Şeytanın aileniz üzerindeki entrikalarına karşı dikkatli olun.
Bu soruya cevap verilebilmesi için verdiğiniz bilginin eksik olan kısımların tamamlanması gerekir. Buna göre erkek karısına boşama yetkisini nikâh akdinden önce, "evlenirsek kendini boşayabilirsin" derse veya nikâh esnasında kadın ilk olarak "istediğimde seni boşamak şartıyla evlendim" deyince adamın kabul etmesi veya nikâhtan sonra erkeğin karısına boşama yetkisi vermesiyle kadın boşama hakkına sahip olur. Aksi takdirde olmaz. Yukarıda verilen bilgilere göre kadın talak hakkı almışsa kocanın karısına boşama hakkını veriş şekli muteberdir. Buna göre de bâin olabilir, ricî boşama olabilir, bir kere boşama olabilir, kadının tekrar boşama hakkı olabilir... (Soruda bu bilgi verilmemiş. Kocanın kadına bu hakkı verirken ne dediği bilinmiyor?) Özetle bu konu biraz girift/karmaşık/çok kurallı olması münasebetiyle muhatabı olan kimseler beraberce en yakın müftülüğe giderek yüz yüze çözüm aramaları en doğru olandır. Aksi takdirde eksik bilgi farklı bir fetva verilmesine neden olacaktır. Allah yardımcıları olsun.
Anlattığınız gibi bir durumda sizin nikâhınız bitmiş oluyor anlaşılan. Kısa bir zamanda bu kadar gergin noktaya gelebilen bir evlilik için muhakkak bilimsel bir destek almalısınız. Bu arada da size en yakın müftülüğe giderek de yüz yüze fetva sorun, o fetvaya göre de dini boyutunu çözmüş olursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Böyle bir sözden boşama olacağını bilmiyorum.
boşamak konusundaki diğer fetvalar
Kinayeli (üstü kapalı) lafızlarla, "Annenin evine git.", "Birlikteliğimiz bitti." gibi sözler ancak boşama niyetiyle söylenirse geçerli olur. Eşinize kullandığı kinayeli ifadedeki niyetini sorduğunuzda boşamayı kastetmediğini ifade etmiş. Dolayısıyla boşama gerçekleşmemiştir, evliliğiniz devam etmektedir. Eşinizle bu konuyu kapatın ve evliliğinize odaklanın. Gereksiz vesveseler sizi huzursuz edebilir. Eşinize, tartışmalarda sözlerine dikkat etmesi gerektiğini hatırlatın. Öfke anında boşanma ile tehdit etmenin ya da kinayeli ifadeler kullanmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini anlatın. Güzel geçimi artırmaya çalışın. Tartışmalar kaçınılmaz olsa da, birbirinizi daha iyi anlamaya ve sabırlı olmaya çalışın. Bu tür konular bazen şeytanın vesvesesine dönüşebilir. İçinizde sürekli "Acaba boşandım mı?" gibi düşünceler olursa, şeytanın sizi huzursuz etmeye çalıştığını bilin. Eşiniz net bir şekilde niyetinin boşamak olmadığını söylediğine göre, bu konuyu kapatmalısınız.
Öncelikle Allah yardımcınız olsun. Hem anne hem de bir eş olarak büyük bir imtihan veriyorsunuz. Özellikle çocuklarınızın bu durumdan etkilenmesi, en büyük endişeniz ve bu çok haklı bir endişedir. Çünkü bir çocuk, evinde gördüğü sevgiyi, şefkati ve huzuru gelecekte kendi hayatına taşır. Öncelikle kendi sağlığınızı ve çocuklarınızın güvenliğini düşünmelisiniz. Eşiniz sinirlendiğinde öfkesini kontrol edemiyor ve çocuklara zarar veriyorsa, sabretmek yerine bu durumu düzeltmek için ciddi adımlar atmalısınız. Eğer eşiniz değişmeye niyetli değilse ve sürekli aynı hataları tekrarlıyorsa, bu evliliği sürdürme konusunda çevrenizde ailenizi tanıyan büyüklerinizden destek almaya çalışabilirsiniz. Kocanız düzelmeye niyetliyse, psikolojik destek almasını sağlamak için ciddi bir konuşma yapın. Eğer destek almazsa, artık bu durumun senin için sürdürülemez olduğunu anlatın. "Sen bana haramsın" sözü doğrudan bir boşama ifadesi olmasa da dolaylı olarak (kinayeli) bir boşanma gerçekleşmiştir. Bu konunun detayı ile ilgili müftülükten destek alırsanız daha doğru olur. Eşiniz sürekli boşanma tehdidiyle ve şiddetle sizi yıldırıyorsa, mesele artık sadece bir nikâh meselesi değil, evliliğin sağlıklı bir şekilde devam edip edemeyeceği meselesidir. Allah yardımcınız olsun.
“Boşayacağım” sözü ile boşama olmaz. Nikâhınız, başka bir sebep yoksa devam etmektedir.
En yakın zamanda en yakın müftülüğe giderek durumunuzu anlatınız. Başka yerlere de fetva sorarak kafanızı karıştırmayın.