Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evliyim ve iki küçük çocuğum var. Eşim evliliğimizin ilk yıllarından itibaren bana pek çok yanlış yaptı ama güzel dille yaklaşarak düzelmesini bekledim. Hamdolsun, büyük yanlışlarına rastlamadım ancak fiziksel ve psikolojik şiddeti hiç bitmedi. Zamanla düzelir diye düşündüm ama her sinirlendiğinde kendini kaybedip bana el kaldırıyor. Fiziksel şiddeti olmasa bile sürekli psikolojik şiddet uyguluyor, beni aşağılıyor, her fırsatta yaptıklarımı eleştiriyor. Çocuğumuz bile artık "tartışmayı bırakın" diye uyarıyor. Ancak eşim ona bile "annen yetiştirmiş seni, belli" diyerek art niyetli sözler söylüyor. Bu tavırlarına dayanmakta zorlanıyorum. Yıllarca düzelmesini bekledim ama değişen bir şey olmadığını görüyorum. Zor zamanlarımda hiç yanımda olmadı, hep karşımda durup beni suçladı. Bu yüzden artık susamıyorum, yaptıklarına cevap veriyorum ve tartışmalar büyüyor. Son olarak bana kızıp çocuklara bağırdı, onları yere fırlattı. Suçları yokken onlara zarar vermesi çok ağır geliyor. Sakinleşmesi için dışarı çıkarmaya çalıştım ama bu kez çocukların yanında bana saldırdı. Ağır fiziksel şiddet olmasa da saldırgan tavırları ve çocukların buna şahit olması çok üzüyor. Siniri geçince özür dileyip helallik istiyor ama her sinirlendiğinde aynı noktaya dönüyor. Psikolojik destek almayı da kabul etmiyor. Son olarak bana "Sen bana haramsın, bundan sonra yanına yaklaşmam." dedi. Sürekli boşanacağını ve çocukları benden alacağını söylüyor. Bu sözler nikâhımızı düşürmüş olur mu? Eşimle ve çocuklarımın geleceğiyle ilgili ne yapmalıyım? Bir anne olarak çok çaresizim, bana bir yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu anlattığın eş profili ile sabrı birleştirmek zor. Bir psikoloğa gidip onunla karar vermeniz uygun olur. Belki o da kendisini toparlamayı düşünür. Bu kararı yani ne yapabileceğinizi sizi yüz yüze gören bir psikolog veya aile danışmanı vermelidir.
Bu konuyu aile danışmanından ziyade kendiniz bireysel olarak bir psikoloğa giderek kendiniz ve çocuklarınız için en doğrusunun ne olduğunu anlamak niyetli destek almalısınız. Bunun yanı sıra da aile geleceğiniz için de aile büyüklerinizle ve fikir danışabileceğiniz tecrübeli ve yakın büyüklerinizle istişare etmelisiniz. Bu süreçte Allah'tan size yardım etmesini dileyin. Size hidayet etmesini dileyin. Allah bir yol gösterecektir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Durumunuzu bir psikologla görüşmelisiniz. Bizim size nasihatimizden daha yararlı olacağını düşünürüz.
Tam anlamı ile bir imtihan sarmalındasınız. Herkesin bir imtihanı olacaktır, sizinki de bu olmuş. Muhakkak bir psikoloğa gidin. Ciddi bir psikolog ihtiyacınız var, asla geciktirmeyin. İç yaranız derinleşmesin. Allah size sabır versin.
Kocanızla ilgili söz söyleyebilmek için onu iyi tanımak gerekir. Genel bilgiler üzerinden net/keskin cümleler beklemeniz kocanıza haksızlık olur. Örneğin bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekir. Eşinizle ciddi ve net bir konuşma yaptınız mı? Onun bu davranışlarının sizi ne kadar yıprattığını, evliliğinizi tehdit ettiğini açıkça dile getirdiniz mi? Bir danışmandan veya aile büyüklerinden yardım alabilir misiniz? Eşinizin değişme ihtimali var mı? Yoksa sadece yakalanınca vazgeçip sonra devam mı ediyor? Boşanma elbette kolay bir karar değildir. Ancak sürekli sadakatsizlik içinde olan, sizi değersiz hissettiren, psikolojinizi bozan ve huzurunuzu yok eden biriyle yaşamak sizi de çocuklarınızı da olumsuz etkiler. Çocuklar anne ve babanın ilişkisini görerek büyürler. Eğer sürekli tartışmalar, ihanetler ve mutsuzluk içinde bir aile ortamı olursa, onların ruh sağlığı da zarar görür. "Çocuklarım için katlanıyorum." diyorsunuz ama çocuklar mutsuz bir anneyle büyüyerek sağlıklı bireyler olamazlar. Sizin güçlü ve mutlu olmanız onlar için en iyisidir. Bu konuyu kocanızla çözme imkânı bulamazsanız aile büyüklerinizin desteğini almanızı tavsiye ederim. Yalnız kendi başınıza karar almayın. Allah sizlere çıkış yolu nasip etsin.
Bu anlattığınız gibi bir aile çok zor devam eder. Psikologla da görüşerek acı da olsa ayrılmayı düşünmeniz daha iyi olur ama bu kararı sizin dışınızda üçüncü bir kişi versin. Daha rahat olursunuz.
boşamak konusundaki diğer fetvalar
Kocanın karısına söylediği bu ifade boşama kastıyla söylenmişse yeni bir nikâhı gerektiren "bâin talak/boşama" gerçekleşir. Yalnız bu ifadelerin önü ve arkası, söylenme niyeti gibi özel incelenmesi gereken konular olduğundan en yakın müftülüğe kocanızla giderek çözüm aramanız en doğru davranıştır.
Kinayeli (üstü kapalı) lafızlarla, "Annenin evine git.", "Birlikteliğimiz bitti." gibi sözler ancak boşama niyetiyle söylenirse geçerli olur. Eşinize kullandığı kinayeli ifadedeki niyetini sorduğunuzda boşamayı kastetmediğini ifade etmiş. Dolayısıyla boşama gerçekleşmemiştir, evliliğiniz devam etmektedir. Eşinizle bu konuyu kapatın ve evliliğinize odaklanın. Gereksiz vesveseler sizi huzursuz edebilir. Eşinize, tartışmalarda sözlerine dikkat etmesi gerektiğini hatırlatın. Öfke anında boşanma ile tehdit etmenin ya da kinayeli ifadeler kullanmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini anlatın. Güzel geçimi artırmaya çalışın. Tartışmalar kaçınılmaz olsa da, birbirinizi daha iyi anlamaya ve sabırlı olmaya çalışın. Bu tür konular bazen şeytanın vesvesesine dönüşebilir. İçinizde sürekli "Acaba boşandım mı?" gibi düşünceler olursa, şeytanın sizi huzursuz etmeye çalıştığını bilin. Eşiniz net bir şekilde niyetinin boşamak olmadığını söylediğine göre, bu konuyu kapatmalısınız.
“Boşayacağım” sözü ile boşama olmaz. Nikâhınız, başka bir sebep yoksa devam etmektedir.
Şiddetli bir öfke anında, kişinin bilinç ve kontrol kaybı yaşadığı durumlar farklı şekilde değerlendirilir. Eğer kocanız, öfke anında söylediği sözlerin ne anlama geldiğini idrak edemeyecek kadar kendinden geçmişse, bu durumda talak geçerli değildir. Ancak öfke, kişinin bilincini tamamen kapatmamışsa ve ne söylediğini biliyorsa, talak geçerli olabilir. Bahsettiğiniz durumda da bir boşama gerçekleşir. Allah Teâlâ, yuvanızı hayırla muhafaza etsin ve aranızdaki sevgi ve rahmeti daim kılsın. Şeytanın aileniz üzerindeki entrikalarına karşı dikkatli olun.
En yakın zamanda en yakın müftülüğe giderek durumunuzu anlatınız. Başka yerlere de fetva sorarak kafanızı karıştırmayın.
Allah sana da eşine de huzur ve sekinet versin. Anlattığın mesele, hem fıkhî hem de vicdanî olarak seni çok yormuş, bu belli. Allah niyetindeki hassasiyeti, evliliğinize bir rahmet sebebi kılsın. Şimdi durumunu izah etmeye çalışayım: “Defol git bu evden, eşyalarını al çık” gibi sözler, açık (sarih) boşama sözleri değildir. Bunlara “kinayeli talak lafızları” denir. Yani hem boşama hem başka anlamlara gelebilecek sözlerdir. Mesela bir insan sinirle "Git buradan!" der ama bunu illa boşamak niyetiyle söylemez; bağırmış olur. Kinayeli sözle boşama ancak niyetle geçerlidir. Senin de müftülükten aldığın bilgi bu yüzden “niyet önemli” şeklinde verilmiş. Ve burada çok önemli bir durum var: Sen diyorsun ki “O an niyetim neydi bilmiyorum. Belki de boşamak değildi. Tehdit olabilir. Ama şimdi içimde şüphe var.” Bu “şüphe” talakın vaki olması için yeterli değildir. Boşamanın gerçekleşmesi için niyetin açık ve net olması gerekir. Bu gibi şüpheli hâllerde evliliği koruma yönünde karar verilir. Talak vermek ciddi bir dini sonuç doğurduğu için şüpheyle değil, kesin bilgiyle hüküm verilir. Bu da fıkhî bir kaidedir: “El-yakîn lâ yezûlü bi’ş-şekk” (Kesinlik, şüpheyle bozulmaz.) Yani sen verdiğin bilgilere göre hanımını boşamamışsın. O tartışma anında açıkça “boş ol” dememişsin. “Defol git” gibi bir söz kullanmışsın ve senin de dediğin gibi o an boşamak kastın olup olmadığından emin değilsin. Hatta hemen arkasından eşinin abisini araman da aslında niyetinin evliliği bitirmek değil, çözüm aramak olduğunu gösteriyor. O hâlde sen hâlâ evlisin. Evliliğin geçerlidir. O sözle talak gerçekleşmemiştir. Şeytan senin bu hassasiyetini kullanarak seni huzursuz etmeye çalışıyor olabilir. İbadette huzursuz olman, sürekli o tartışmanın aklına gelmesi, aslında bir vesvese haline dönüşmüş olabilir. Eğer her ibadette, her dua ettiğinde aklına bu mesele geliyorsa, bu noktada ilmî cevabı aldıktan sonra kendini serbest bırakman gerekir. Sana tavsiyem: Eşinle evliliğini bu tür geçmişteki vesveselerle yıpratma. Her hatırına gelişte "Ben evliyim, talak gerçekleşmedi. Allah biliyor." diyerek konuyu kapat. Bu mesele seni çok zorluyorsa ve tekrar tekrar aklına geliyorsa, bir âlim bir hoca ile yüz yüze veya sesli görüşerek bu iç sıkıntını paylaş. Bir de şeytanın vesvesesine karşı Felak ve Nas surelerini çokça oku, dua ile Rabbine sığın. Allah yardımcın olsun kardeşim. Gönlünü ferah tut, nikâhın yerinde, ibadetin geçerli, evliliğin sağlıklıdır.