Fetva Meclisi
Soru
Hocama yeni evli bir kadın olarak sıkıntı içindeyim. Altı aylık evliyim ve evlendiğimden beri eşimle tartışıyoruz. Evlilik sürecinde maddi durumlar için tartıştık. Eşim bu evliliğe pek hazır değildi. Evlendiğimizden dolayı şehir değiştirdi ve sürekli beni bununla suçladı senin yüzünden şehir değiştirdim diye. Evlendikten sonra eşimin çok sinirli ve öfkeli bir insan olduğunu anladım. Küçücük sorunlarda öfkeleniyor ve küfür ediyor. Sonra gelip özür diliyor. Ben çocuğumu küfür edilen bir ortamda yetiştirmek istemiyorum. Şiddet eğilimi var ve ileride böyle bir şey yaşamaktan korkuyorum. Nişanlı iken birbirimizi pek tanıyamadık ve düğün sürecimiz İslami usullere göre olmadı. Ben eşimden önce bu hassasiyetleri olan biriydim ama eşim hayatıma girince uzun yıllardır evlenmek istediğim için bazı şeyleri göz ardı ettim. Sorun yaşadığımız durumlarda süreci bitirmedim, devam ettim düzelir diye şimdi onların sıkıntısını çekiyorum. Eşim çok geniş bir insan bende olan hassasiyetler onda yok. Ben onunla bambaşka bir insana dönüştüğümü düşünüyorum. Arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seviyor, helal harama pek dikkat etmiyor. Fikirsel olarak İslami düşünceleri yok denemez var ama uygulamaya gelince sürekli bir bahane buluyor. Faizle ev almak istiyor, kredi çekmek istiyor. Öncesinde bunları konuşmamıştık detaylı ama bana kendini böyle tanıtmamıştı. Kendimi huzursuz hissediyorum. Nasıl bir şeyin içine düştüm bilmiyorum. Kimi zaman çok iyi geçiyor günlerimiz kimi zaman da bambaşka bir insana dönüşüyor. Ben artık nasıl davranacağımı bilemiyorum. Ailesi de bu durumdan az çok haberdar ve huzurumuz bozulmasın diye sürekli bana destek oluyorlar. Yine de yeterli gelmiyor. Bazı şeyleri göz ardı ettiğim için bedelini ödüyor gibi hissediyorum. Bir yandan da o hayal ettiğim maneviyat dolu evliliğe hasret duyuyorum. Hayallerimde kaldı. Nasıl davranmalıyım ve ne hissetmeyelim? Eşime sabır gösterip bazı şeylerin oturmasını beklemek mi yoksa uyuşmayan hayat tarzlarımız ve ortak noktada buluşmayan hassasiyetlerimizi sebep göstererek bu evliliğe son vermek mi? Evet evlilik bir imtihan biliyorum bununla ilgili yazılarınızı hep okurum, dinlerim ama bu yaşadıklarım bana ağır geliyor. Bana tecrübelerinize dayanarak yol gösterirseniz sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Öncelikle Allah yardımcınız olsun. Hem anne hem de bir eş olarak büyük bir imtihan veriyorsunuz. Özellikle çocuklarınızın bu durumdan etkilenmesi, en büyük endişeniz ve bu çok haklı bir endişedir. Çünkü bir çocuk, evinde gördüğü sevgiyi, şefkati ve huzuru gelecekte kendi hayatına taşır. Öncelikle kendi sağlığınızı ve çocuklarınızın güvenliğini düşünmelisiniz. Eşiniz sinirlendiğinde öfkesini kontrol edemiyor ve çocuklara zarar veriyorsa, sabretmek yerine bu durumu düzeltmek için ciddi adımlar atmalısınız. Eğer eşiniz değişmeye niyetli değilse ve sürekli aynı hataları tekrarlıyorsa, bu evliliği sürdürme konusunda çevrenizde ailenizi tanıyan büyüklerinizden destek almaya çalışabilirsiniz. Kocanız düzelmeye niyetliyse, psikolojik destek almasını sağlamak için ciddi bir konuşma yapın. Eğer destek almazsa, artık bu durumun senin için sürdürülemez olduğunu anlatın. "Sen bana haramsın" sözü doğrudan bir boşama ifadesi olmasa da dolaylı olarak (kinayeli) bir boşanma gerçekleşmiştir. Bu konunun detayı ile ilgili müftülükten destek alırsanız daha doğru olur. Eşiniz sürekli boşanma tehdidiyle ve şiddetle sizi yıldırıyorsa, mesele artık sadece bir nikâh meselesi değil, evliliğin sağlıklı bir şekilde devam edip edemeyeceği meselesidir. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Bir aile psikoloğuna git. O seni dinlesin. Sana sen haksızsın, kendini şöyle düzelt derse dediğini yaparsın. Eşini getir onunla konuşayım derse ve o gitmezse o zaman sen haklı olursun. Aile büyüklerine durumu anlat. Onlar çözemezse devletten yardım iste. Bu arada fevri davranmamış olmak için bu dediğimi yap. Bir psikologla görüş. Aile büyüklerin devrede olsun. Sana yaptığının fevrilik veya duygusallık ya da kaçamak oynamak olmadığını söylesinler. Ondan sonra boşanmayı istemen vebal olmaz biiznillah.
Bazen insanlar kendi içindeki yaralarını, ilgisizliğini ve sevgisizliğini eşine yükler. Eşiniz de sevgisini göstermeyi bilmiyor, hatasını kabul etmiyor ve sizi hep haksız çıkarıyorsa, burada karşılıklı anlayış değil, tek taraflı fedakârlık var demektir. Eşinizin davranışları sizinle ilgili değil, onun kendi eksiklikleriyle ilgilidir. Çocuklar için en iyi ortam, anne ve babanın sevgi ve huzur içinde olduğu ortamdır. Eğer bir evde devamlı gerginlik, ilgisizlik, tartışma ve sevgisizlik varsa, çocuklar yaşananları hisseder ve bu onların karakter gelişiminde derin izler bırakır. Eşinizin ilgisizliği, çocuklarınıza da yansıyorsa, bu onların duygusal gelişimi için risklidir. Şiddet, hakaret ve sevgisiz bir ortamda büyüyen çocuklar, ileride ya özgüvensiz ya da baskıcı bireyler olabilir. Bu yüzden "Çocuklarım için katlanmalıyım." düşüncesi, bazen çocuklara daha çok zarar verebilir. Çocuklar mutlu bir anne görmek ister. Sevgisiz, ilgisiz bir evde büyümek yerine, huzurlu bir ortamda büyümek daha sağlıklı olabilir. Şu an iki temel sorununuz var: -Eşinizin ilgisizliği ve baskın tavrı. -Manevi ve psikolojik olarak yorgun düşmeniz. Eğer eşinizle iletişim kurulabiliyorsa önce onunla konuşmaya çalışın, duygularınızı net bir şekilde anlatın. “Sana iyi bir eş olmak istiyorum ama artık çok yoruldum. Senin de mutlu olmadığını hissediyorum. Gel, beraber bir çözüm bulalım.” gibi suçlamadan, duygularınızı merkeze alan bir konuşma yapabilirsiniz. Eğer iletişim mümkün değilse bir aile terapisti veya bir hoca/arabulucu ile görüşmeyi teklif edebilirsiniz. Siz değişmek için çaba sarf ederken, eşiniz aynı şekilde devam ederse, bu evliliğin sizi tükettiğini açıkça fark edebilirsiniz. Rabbim size en hayırlı yolu göstersin, kalbinize ferahlık versin.
Can boğaza gelince en zor karar da verilebilir ama canın boğaza geldiğine dair karar ne kadar duygusaldır ne kadar değildir, bunu iyi düşünmek gerekir. İtimat ettiğiniz birkaç kişi ile istişare edin öyle karar verin. Yıkmak kolay yapmak zordur, unutmayasınız.
aile danışmanı konusundaki diğer fetvalar
Bu sorun artık bilimsel olarak bir aile danışmanı ile çözülmelidir. Bir aile danışmanına gidip süreci beraberce planlayın. Allah yardımcın olsun.
Anne babanızın sürekli sizinle kalmasına itirazının bir tutarı belki bulunabilir ama bir tedavi sürecini kabul etmemesi, sizinle ilişkilerinin de sıkıntılı olmasından kaynaklanabilir. Elbette anne babanı ihmal etmeyeceksin. Eşinin anne ve babası ile bu durumu istişare et. Onlar da anne baba oldukları için yardım etmeyi isteyeceklerdir. Eşinle tekrar görüş, bu durumun sadece tedavi için olduğuna ikna et onu. Yine olmazsa bir aile danışmanına gitmelisiniz. Bu sorun ciddi iz bırakabilir aranızda.
Bu durumu bir psikologla değerlendirmeniz daha isabetli olur. Ortadaki sorunun bilgisayar olmadığı kanaatindeyim. Eşiniz de asıl sıkıntıyı bilemeden bilgisayara takılmış olabilir. İsabetli olan bir psikologla değerlendirme yapmanız olur.
Haklısınız ama bu durumu bir psikolog veya aile danışmanı ile istişare ederek ne yapacağınızı kararlaştırsanız iyi edersiniz. Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Bu durumun dinimize göre hiçbir olumsuz tarafı yoktur. Psikolojik olarak bu sizin veya eş adayının lehine de olabilir aleyhine de olabilir. Bu durumu bir aile uzmanına danışarak kendinize destek almanız yararlı olur.
Eşiniz bunu gerçekten hasta olduğu için söyleyebilir. Uzman bir doktora görünmeden onu itham edici bir karar vermeyin. Üzerinizde hakkı kalır. Doktor onu hasta görmezse o zaman psikoloğa gidin. Psikoloğun terapisi yararlı olmazsa bunun bir boşanma sebebi olabileceğini ona izah edersiniz.