Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir tanıdığımız bir hocaya gittiğinde hoca şöyle bir şey söylemiş: "Evde Kur'an-ı Kerim dinlemeyin, okuyun. Dinlediğinizde o surenin cinleri evinize dolar." Bu durum bana oldukça tuhaf geldi. Kur'an-ı Kerim dinlemenin faziletli olduğunu biliyoruz ama böyle bir şey mümkün müdür? Evde Kur'an-ı Kerim dinlemek gerçekten böyle bir duruma yol açar mı? Sizin görüşlerinize danışmak istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an Kerim'i okumak, dinlemek, bakmak, tefekkür etmek, yaşamak, anlamaya çalışmak, Kur'an Kerimin faziletine dair konuşmak ayrı ayrı sevaplardır. Mümin, bu sevapların her birine ulaşmak için uğraşır. Gayreti, hasreti, beklentisi bu sevapların her birini elde etmek olmalıdır. Her an Kur'an Kerim okumak mümkün olmadığı için dinlemeniz sizi dinlemenin sevabına ulaştırır. Okumanız da okumanın sevabına. Bunlar birbirinin yerine geçmez, sevaplarını engellemez. Okumanın sevabına da ayrıca ihtiyacınız vardır. Ondan da mahrum olmamaya çalışırsınız, günlük meşguliyetiniz içinde okumanız mümkün olmazsa en azından dinlemenin sevabından mahrum olmamaya çalışırsınız. Allah'a emanet olun sizler de.
Bu kadar bir ayrıntıda evinizin bereket kaynağını huzursuz etmeyin. O okudukça size de rahmet iner biiznillah. O okurken aşırı bir laubalilik denecek iş yapmayın, çocuklar oynasın, siz ev işlerinizi yapın, sakıncası yoktur. Allah Teâlâ hepimizi Kur'an ehli olanlardan kılsın. Âmîn.
Selamünaleyküm.Okuyan bir insan ise ve dinlensin diye okuyorsa onu dinlemek gerekir. Aynı kişi kendi kendine Kur'an okuyorsa, o okurken başkalarının abes olmayan işlerini yapmaları caizdir. Cihazlardan okunan Kur'an ise, insanın okuduğu Kur'an hükmünde değildir. Her halükârda edepli olmak şarttır ayrı bir mesele.
Selamünaleyküm. Bu bir fıkıh kuralıdır, hadis değildir.
Kur'ân-ı Kerîm’i okumak ibadet olduğu gibi onu dinlemek de farz-ı kifâye olarak kabul edilen bir ibadettir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/545) Çünkü Yüce Allah, “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve sessiz durun ki rahmete nail olasınız.” (el-A'râf, 7/204) buyurmaktadır. Kur’ân okuyacak kişinin, gönlünü ve zihnini ilahi kelâma verebilmesi için uygun bir ortamı seçmesi doğru olur. İnsanların başka işlerle meşgul olduğu bir ortamda onları işlerinden alıkoymaksızın Kur’ân-ı Kerîm’in açıktan/sesli okunması mümkündür. Herhangi bir mazeret sebebiyle dinleyemeyenler de sorumlu olmazlar. İnsanların işine engel olma ihtimali olan veya Kur'ân-ı Kerîm’in saygınlığıyla bağdaşmayacak ortamlarda ise kişinin, Kur'ân’ı kendisinin duyabileceği şekilde okuması gerekir.
Bu sözlerin ne kadar çirkin durduğuna dikkat ediyor musunuz? Kur'an okumak ve sapıtmak! Bir arada olması mümkün olmayan sözler bunlar. Mesele sizin baktığınız gibi çapraz bakıştan kaynaklanmaktadır. Ne Kur'an okumak sapıklıktır ne da filan kitapları okuyan sapıtır. Bir mürşidi olmadan kendi başına işler yapmaya çalışanların önünde bu tür sorunlar bulunur. Bir hoca efendinin irşadı ile yol alanlar için bu sorun yoktur biiznillah. Biraz daha dengeli ve kapsamlı düşünmek gerekiyor. Bir de bir okumayla her şeyi halledeceğini zannetmek yanlış bir anlayıştır, bunu da bilesiniz.
cinler konusundaki diğer fetvalar
Bu korkularınız aşırı derecede değilse ve üstesinden kendi çabanızla çıkma durumunuz da varsa yatmadan önce üç İhlâs, bir Felak ve bir de Nâs sûrelerini okuyup avuçlarınıza üfleyip elinizin ulaşabildiği yerlere sürün. Fakat korkularınız ileri seviyedeyse başkalarının da gör(e)mediği farklı varlıkları görmüyorsanız bir psikoloğa başvurun. Ama farklı varlıklar görüyorsanız bu alanda yetkin işin ehli bir hocadan destek almanızı tavsiye ederim.
Önce doktorluk boyutu ele alınmalıdır. Bu cinlerden önce bir sağlık sorunu olabilir. Ağırlıklı olarak oraya yöneltilmelidir.
Böyle bir iddianın ispatı ehli tarafından yapılabilir. Genelde karmaşık görülen her şeye böyle bir teşhis konmaktadır. Önce psikolojik olarak tedbirinizi alın. Doktorlara gidin onlardan bir sonuç çıkmaz ise o zaman cinlerden anlayan birine gidebilirsiniz.
Muhakkak bir psikologla görüşmelisiniz. Günlük hayatınızdaki gündeminizi de başka konulara yayın.
Bu durumu cinlerden önce pedagoji veya psikoloji ile yorumlasanız daha iyi olur. İyi bir çocuk psikoloğuna götürün öncelikle.
- Kedi beslemek sünnet değildir. Beslenmesinde sakınca olmayacağı sünnet ile sabittir. - O evde seccadesiz namaz kılmayınız. - Cin gördü konusunu siz icat ettiniz, öyle bir şey yoktur. - Şehir evlerinde kedi beslemek mantıksız bir iştir.