Fetva Meclisi
Soru
Evliliğimizin ikinci yılındayız ama hala gerdeğe giremedik. Eşim çok korkuyor. Hep anlayışla karşıladım. Tedavi için her şeyi denedik ama olmadı. Bizim nikâhımızda bir sıkıntı doğurur mu bu durum? Ayrıca ben eşimden hayli soğudum ve ayrılma düşüncesi beni hiç bırakmıyor. Nasıl bir yol izlemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Öncelikle Allah size güç ve sabır versin. Yaşadıklarınız gerçekten zor ve yıpratıcı bir durum. Bir yanda eşinizin kötü alışkanlıkları ve size, çocuklarınıza olan kötü davranışları var; diğer yanda ise bir yuva kurmuşsunuz, iki evladınız var ve ayrılıp ayrılmama konusunda büyük bir çıkmaz içindesiniz. İslam evliliği korumayı teşvik eder ancak evlilik, zulme dönüşmemelidir. Eğer eşinizin hataları düzelme ihtimali varsa değişmeye niyetliyse ve bir çözüm yolu bulma imkânı varsa sabretmek anlamlı olabilir. Ama eğer sürekli sizi ve çocuklarınızı kırıyor, ruhen ya da fiziksel olarak zarar veriyor, değişmeye niyeti yoksa sabretmek yerine kendinizi ve çocuklarınızı koruma yoluna gitmek gerekebilir. Eşinizle son bir defa net konuşma yapın. Ona açıkça şunu söyleyin: “Sana çok fırsat verdim, değişmeni bekledim ama artık böyle devam edemem. Eğer değişmek istiyorsan bunu göstermen lazım. Yoksa yoluma devam etmek zorundayım.” Ona belli bir süre tanıyın (örneğin üç ay gibi) ve bu süreçte nasıl davrandığını gözlemleyin. Eğer eşinizin saygı duyduğu biri varsa (babası, annesi, abisi gibi) onunla konuşmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu çözüm bazen işe yarasa da bazen de sorunu daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer eşiniz başkalarının müdahalesine tepki gösteriyorsa bu adımı dikkatli değerlendirin. Bir aile danışmanı veya psikolog ile görüşmek, size net bir yol gösterebilir. Eğer eşiniz kabul ederse eş terapisine gitmeyi teklif edebilirsiniz. “Ya Rabbi, benim ve çocuklarım için en hayırlı yolu nasip et. Şayet sabretmemiz gerekiyorsa bize sabır ver; eğer ayrılmamız gerekiyorsa bunu kolaylaştır.” diye dua edebilirsiniz. Allah sizin ve evlatlarınızın hakkında en hayırlı kararı vermenizi nasip etsin.
Çocuğunuzun olmasına mani bir hastalığınız veya arızanız varsa bunu nikâhtan önce eş adayınıza söylemelisiniz. Söylemezseniz öğrendiğinde onu aldatmış olacağınız için onun sizden ayrılma hakkı doğar. Asıl o zaman vicdan sıkıntısı çekersiniz. Mü'min insan karakterli insandır. Kaderinde olan bir şeyden ötürü ne utanır ne de hile yapar. Hayat bizim elimizde değildir, Rabbimizin bizim için takdir buyurduğu gibi yaşıyoruz. Abartmaya ve endişeye gerek yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Bu anlattığınıza göre tamamen doğru bir nikâh yapmışsınız. Size de yavrularınıza da Allah afiyetler versin. Yuvanız huzurlu olsun. Allah'tan korkunun esas aldığı bir hayatı yaşamaya gayret edin.
Evliliği ve evlilik sürecini böyle gerekçelerle kötümser görmek yanlıştır. Siz üzerinize düşeni yapın. Helal yolları kullanın. Umutlu olun. Sabırlı olun. Hayalci olmayın. Gerisini Allah'a bırakın.
Burada bir anlaşma sıkıntısı olmalıdır. Sadece bir meselede karşı durma nedeniyle böyle olması anlamsız gibi duruyor. Elbette eşinizin anlayışlı olması gerekiyor, sizin de ifadelerinizi incitmeyecek şekilde kullanmanız gerekiyor. Allah'tan başka hiç kimseye karşı sınırsız bir teslimiyet ve itaat olmaz. Her şeyin bir dengesi olmalıdır. Eşler de bir denge üzerinden birbirlerine alaka duymalıdırlar. Tek taraflı olmasından çok iki tarafın da hatasından söz etmek gerekiyor. Bir aile büyüğünüzü size nasihat etmek ve durumunuzu değerlendirmek için öne çıkarın, size o yön versin. Böyle dışarıdan bilgilerle size yardımcı olmak zordur.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Bu durumun bebeğinizle ilgisi yoktur. Böyle bir evhamı aklınızdan silin. Sabah kalktığınızda çamaşırınızda MENİ görmedikçe de banyo yapmayacaksınız. Meni ıslaklık değildir. Yumurta beyazı gibi bir sıvıdır. Kuruduğunda tabakalaşır, ovarsanız un gibi dökülür. Buna dikkat edin, gerisi de gelip geçicidir. Üzerine düşmezseniz geçer biiznillah.
Nikâh eğlence değildir. Nikâh neyi helal yapıyorsa o helaldir, zamanında iyi düşünmeli idiniz.
En çirkin hayasızlıklardan biri bu işi yapmaktır. İnsan fıtratının reddettiği bu işi yapanlar hakkında hadisi şeriflerde ağır ifadeler vardır. Yapanı tevbe etmeli ve Rabbine dönmelidir. Böyle bir iş en ağır haramlardan bir haramdır.
Haklı olmasına haklısınız ama kendinize neden zarar veriyorsunuz ki? Başka yöntemler bulun, onu ikna etmeye çalışın. Kendinize zarar vermeniz anlamsız; dininize ve dünyanıza zarar vermeyin.
Siz kabulleniyorsanız ve etkilenmiyorsanız böyle bir sorun dinen evliliğinizi bitirmenizi gerektirecek bir sorun değildir. Sizin ve eşinizin temel ihtiyacı olduğu için önemine vurgu yapılmaktadır. Tedavi muhakkak olmalıdır eşiniz. Her hastalığın tedavisi vardır diye arayış içinde olmak zorundayız. Siz kendi durumunuza bakın, etkilenmiyorsanız, kendinizi arayışı içinde hissetmiyorsanız mesele yoktur. Allah sabırlar versin. Huzurunuzu daim etsin.
Bayanların hamilelik dönemlerine erkeklerin özen göstermesi, onları anlayışla karşılaması bir haktır. Evet, ortada normal gibi duran bir durum vardır ama sizin de bir miktar sabırlı olmanız gerekir. Ürkmeden ve zarar vermeden tatmin olma yöntemine başvurun ama özellikle onun sıkıntısını hissetmiyor gibi olmayın, uygun olmaz.