Fetva Meclisi
Soru
Ben üniversite 3.sınıf öğrencisiyim. Elhamdülillah tesettürüme dikkat ediyorum ve haramlarla dolu dış dünyada Rabbimin emirlerine uymaya çalışıyorum. Mümin bir duruş sergilemeye gayret ediyorum. Bundan yaklaşık iki ay önce okuldan birisi evlilik maksadıyla benimle görüşmek istedi. Ben ilk kez böyle bir teklif aldım ve hemen reddetmedim. Yeni evli bir büyüğüm var, ona ara sıra akıl danışırım. Eşi de kendisi de bizim okuldan mezun mümin insanlar. O ablama bu konuyla ilgili danıştım, bana evlilik maksadıyla gelen kişi o ablamın eşinin yakinen arkadaşıymış ve bunu bilmeden bana gelmiş. Tevafuk eseri ablam ve eşi bize aracı olmak istediler. Abi o insana kefil olduğunu söyledi. Ben de görüşmeyi kabul ettim ve bir ay arayla iki kez görüştük. (evlilik görüşmesi niyetiyle ve bunun İslami gereklerine uyarak, halvet ortamına girmeden) Ve elhamdülillah bu insanın evlenebileceğim bir insan olduğunu gördüm, kararım olumlu. Ama bir sorun var ki benim 24 yaşında bekâr bir ablam var ve ayrıca okulumun bitmesine bir buçuk yıl var. Biliyorum ki bunlar evliliğe engel değil ama annem, ablamdan önce benim evlenmemin doğru olmadığı düşüncesinde ve kesinlikle okulumun bitmesi gerektiğini dile getirmekte. Hocam benim babam bir yıl önce vefat etti ve bu nedenle annem bizim üzerimize her zamankinden fazla titriyor ve böyle büyük kararlar alırken kendini iki kat daha sorumlu hissediyor. Babamın yerine de kendini koyuyor. Annem de haklı ve ben onu asla kırmak istemem. Evlilik niyetiyle görüştüğüm kişi de bu konuda bana hak veriyor elhamdülillah. Ablamın evlenmesini ve benim okulumun bitmesini bekleyeceğine söz verdi. İkimizin de ailesi konuyu biliyor ama aileler tanışmadı. Çünkü benim annem şu dönemde benim için isteme, söz, nişan gibi konuları dahi kabul etmiyor. Bu nedenle bu süreçte biz hiç görüşmeme kararı aldık çünkü haram. (en azından ablam nişanlanıncaya kadar) Ablamın herhangi bir söz nişan gibi bir evlilik durumu olursa bizim de isteme söz gibi bir konu görüşülebilir ve evlilik için de benim mezuniyetim beklenir, diye bir düşüncem var Allah nasip ederse. Hocam biz bu süreçte nasıl hareket edelim? Yani tanıdığımız yeni evli abi ve abla bize aracılık etsin mi? En azından bu aracılarla haberleşmemiz doğru mu? Ya da hiçbir şekilde haberleşmeyelim mi? Biliyorum ki biz nişanlı çiftler gibi hareket edemeyiz. Ama görüştüğüm kişi beni merak ettiğini, en azından abi ve ablayla birbirimize haber gönderebileceğimizi söyledi. Ben ise en baştan beri bu ara süreçte hiç görüşmeme taraftarıydım. İslami açıdan bir sıkıntı var mıdır hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Son kararı babanızın vermesi sizin taviz veremeyeceğiniz noktadır. Onun altındaki durumlar haram işlemek düzeyinde değilse de iyi bir durum da sayılmamalıdır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evlenmek ve eş olmak sizin için farz düzeyine geldi ise yani harama doğru kaymak ya da helal yolla evlenmek seçenekleri ile karşı karşıya kaldı isen, annenin itirazını dinlemen gerekmez. Ne var ki, bu kararı duygusallıkla mı veriyorsun yoksa gerçekten yolun bitti, tıkandın mı, bunu sen bilirsin. Anneni üzmeyeceğin sözler konuş, sabırlı ve istikrarlı ol. Annene çevresinden sözünü dinleyeceği kimselerle ulaş.
Aleykümselam. a- Eşinizin o durumunu bilerek siz onunla evlendiniz. Evlenmeden önce de öyle veya böyle huyunu terk edip etmeyeceğini tahmin ediyor olmalı idiniz. b- Sürekli alkol alan bir erkeğin hanımının boşanmak istemesi dinen sakıncalı değildir. Boşanmak isteyebilirsiniz. c- Her şeye rağmen devam etmek ve düzelmesi için gayret etmek de sizin bileceğiniz bir iştir.
Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Harama düşme riski bulunuyorsa bunu büyüklerinize anlatın ve kararınızın kesin olduğunu bildirin. Tereddütte kalmayın muhakkak evlenin. Bu noktadan sonra babanızın engeli önemli değildir.
Selamünaleyküm. Yaşınız çok ilerlemiş yani evlilik farz duruma gelmiş bir durumda değilsiniz. Dolayısıyla babanızın reddettiği bir evlilği yapacak ruhsat seviyesinde görünmüyorsunuz. Babanızın yaptığı bir cahilliktir. Yine de sizin babanızı üzecek bir iş yapmanız doğru olmaz. Ömrünüzün sonuna kadar sıkıntı çekersiniz. Bilerek huzurunuzun kaçacağı bir işi yapmayın; kapatın o dosyayı yeni bir nasip için bekleyin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Fıkıh ilmi açısından bir sitede ‘havuz’ var diye ev almayı sakıncalı gösteren bir kural yoktur. Mevcut sitelerin havuzlarını gören bir mü'min için açısından oradan uzak kalmak için pek çok makul sebep vardır. Eşiniz, daha derin düşünmelidir. Öyle bir siteden ev aldıktan sonra çok geçmeden eşiniz sizi korumak için orayı terk etmenin şart olduğunu söyleyecektir. Size tavsiyemiz şudur: Eşinizle bunu bir inat konusu hâline getirerek yarayı derinleştirmeyin. Makul bir ikna süreci işletmeye çalışın. Alternatifler üretmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
İman ve ibadetle alakalı konularda Allah ve Resûlü senin ölçündür. Baban veya annen senin önüne ne çıkarırsa çıkarsınlar dinleme, kabullenme ve asla tartışma. Sus. Edebini bozma. Cevap verme. Konuyu ilerletme.
Selamünaleyküm. Bu nedenle boşanmanız ne dine ne de akla sığmaz, sakın öyle bir şey düşünmeyin. İki taraf arasında hakem olmanız da gerekmiyor. Siz eşinizle aile hayatınızı yaşayın. Anne babanızla da evlatlığınızı yaşayın. Size ‘bizim taraf olmazsan gelme’ diyen olursa ona gitmeyin ama kimse ile kavga da etmeyin.
Selamünaleyküm. ‘Eşinle gidersin’ ifadesi sıkıntılı bir ifadedir. Anneniz, umreyi önemsememekten ötürü bunu söylüyorsa üzüleceği bir şeyi söylemiştir. Üzerine giderek yarayı derinleştirmeyin. Hayır, kızının parasına acıyorsa yine kadını kendi hâline bırakın. Siz ablanızla bir mahrem de ayarlayıp umreye gidin, aklanıp paklanın ve geri gelin.
Reşit bir insanın evlenmesi kendi sorumluluğunda olur. Evlenmek bir hak veya ihtiyaç, her nasıl görülüyorsa neticede evlenmekten çok daha büyük hak/ihtiyaç olan şeyler kişinin kendi sorumluluğunda olmaktadır. Evet, mü'min bir baba çocuğunun evlenmesini kendisi için bir vicdani vazife veya ihmali durumunda sorumluluk alabileceği bir destek olarak görmelidir ama hukuki bağlayıcılık niteliğinde bir sorumluluğu olmaz. Özellikle de fakru zaruretten ötürü evlenemeyen ve harama girme riski taşıyan çocuğuna karşı bu sorumluluk biraz daha derinleşebilir ama ‘baba sorumludur’ diye bir kural yoktur. Gençlerin evlenme konusunda babalarına dayanmaları, kendileri sağlık açısından bir sıkıntı yaşamadıkları hâlde, arkadaşları ile gezerken babalarının onları evlendirmek için çalışmasını beklemeleri makul değildir. Öğrenci olmak da babaya dayanma nedeni olmamalıdır. Elbette babalar evlatlarını ihmal etmeyeceklerdir ama reşit bir insan kendi evlilik masraflarını üretmelidir. Onurlu bir evlilik açısından böylesi daha basiretli ve hayırlı tutum olur.
Selamünaleyküm. Birinci gerçek: Allah’ın emri olan bir işi yaparken insanların ne diyeceğini önemsemeyiz. Kim olursa olsunlar. İkinci gerçek: Onlar tepki gösterseler de sana yapabilecekleri bir şey yoktur neticede. Bir ara alevlenseler de sönmek zorundadırlar. Sen mükellef bir insansın, çocuk değilsin. Üçüncü gerçek: Sen diklenmeden, birden parlamadan adım adım konuyu açabilirsin. Mesela gitmeden önce onlara başını örtmeyi düşündüğünü hafiften anlatarak giriş yapabilirsin. Sonra da örttüğünü söylersin. En fazla bir iki saat sana köpürebilirler. Sen alttan alan, narin biri olduğun sürece sana yapabilecekleri bir şey yoktur. Namaz konusunda ise zaten seni nefes nefes takip etmeleri mümkün değlidir. Dördüncü gerçek: Senin bu durumun, yaptıklarının Allah katında çok daha sevaplı olması anlamına gelmektedir. Zira Allah Teâlâ senin çileni görmektedir, bilmektedir.