Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam. 4 yıla yakındır evli bir adamla görüşüyorum. Evliliği akraba evliliği ve zorla olduğu için ayrılmaya karar aldıkları halde büyükler müsaade etmiyor. Hem bu dünyada hem de Allah'ın katında onun nikahlı karısı olmak istiyorum.1. Bayanın onayını almadan nikâh kıyabilir miyiz?2. Çocuğu olduğu için onların hakkına girmiş olur muyum?3. Bayanın kötü duasından korkuyorum üzerimde etkisi olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sakın böyle bir iş yapmayasın, bu bir zinadır. Ya nikâhlan evlen ya da uzak dur ondan. O bir şeytandır, seni cehenneme götürecek. Bile bile cehenneme dalma sakın!
Kuracağınız yuvanın zeminini oyuyorsunuz. Böyle bir yuva kurulmaz, kurulsa da huzur vermez. Nikâhı oyununuza alet etmeyin. Düğün yapacağınız zaman yeniden nikâh kıyacağınıza göre siz şimdi kıyacağınız nikâhı bir maske olarak kullanacaksınız. Allah'ın emirleri ile bu şekilde oynanması büyük bir risktir. Acilen tevbe edin; geleceğiniz kararmasın. Sonra da evlenmeyi düşündüğünüzü, hatırı kırılmayacak yakınlarınız aracılığı ile iletin. Acilen evlenin. Ebeveynin yaptığı da sizinkinden çok geri kalır bir hata değil. Görüyorsunuz, şeytan için imamlık müezzinlik fark etmiyor. Ciddi ve aleni nikâh yapmaktan başka çareniz yoktur. Allah korkunuz, ebeveyn değil bütün âlem engelini aşmalıdır.
Selamünaleyküm. Nikâhlanıp evlenmenin dışındaki alternatifler gerçekçi değil, koruyucu değildir. Zoru sürmeyin. Evlilik berekettir.
Selamünaleyküm. Bunu ailenize rağmen onların bilgisi dâhilinde yapın. Onlardan gizli olmasın. Onlar da belki akıllarını başlarına alırlar. 'Okul bitene kadar görüşün seneye evlenirsiniz' diyen aileye karşı mümin kimliğinizi bu şekilde ispat edin. Gizli işte hayır yoktur.
Gerçekten mi seninle böyle oynayan birini seviyorsun, gerçekten mi? Bu durum için bir müftülüğe gidip yüz yüze sorup öğrenmeniz gerekir. Böyle yazılı cevapla olmaz.
Selamünaleyküm. Erkek açısından ailelerin bilmesi şart değildir. Bayan açısından ise baba bilgisi şart gibidir. Yine de nikâhın şartlarına uygun ve şahitlik edebilecek kimselerin şahitliği ile olması şartını unutmayınız.
birden fazla evlilik konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir erkeğin dört kadınla nikâhlanması, Allah'ın erkeğe verdiği bir ruhsattır. Erkeğin, bu ruhsatı kullanmada belli bir özrü olması gerekmez. Gereken, erkeğin böyle bir ruhsatı kullanmada adaleti yerine getirebilecek kapasitede olmasıdır. Sizin sorunuzdaki erkeğin durumu, onunla Rabbi arasında bir durumdur. O erkeğin evlenme nedenini başkalarına izah etmesi gerekmez. Bir erkek, ikinci bir eşle evlendiğinde birinci eşe sağladığı her imkânı ikinci eşe de sağlamak zorundadır. Bu hususta eşit davranmaması durumunda ikinci eşle nikâhlanma hakkını zedeler. İki eşin bir araya getirilmesi ise caiz değildir. İki kadının da rızası olmadıkça bir araya getirmezi zulümdür. Bu zulme eşlerinden biri itiraz edebilir. İtirazı muteberdir. Birinci eşin ileri sürdüğü, 'çocukları görme' düzeyinde bir beraberlik ise muteber değildir.
Bir erkeğin iki, üç, dört hanımla aynı anda nikâhlanması fıkhen mümkündür. Bu hanımların birbirlerinden haberdar olmaları ise nikâhın şartlarından değildir. Bunu bir iç huzur meselesi olarak görebiliriz. Nikâha değil ama huzura etki edebilir. O da erkeğin halletmesi gereken bir meseledir.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz ondan fazla hanımla evlenmiştir. Vefat ettiğinde dokuz hanımı vardı. Ama bir Müslüman için evlenebileceği hanım sayısı bir arada dört hanımdır. Hanımların ise bir anda sadece bir eşi olabilmektedir. Bu hüküm, herhangi bir âlimin ictihadı değildir. Kitabımız Kur'an ayetiyle sabit bir hüküm olarak buna iman ediyoruz. Bazı insanların, Allah'ın hükmünü bildikleri halde, küfür sistemlerinin etkisinde kalarak böyle bir hükmü kabullenmemelerine şaşmamak gerekir. İman bir imtihandır. Pek çok insanın ayağı şu veya bu nedenle kayacaktır. İmanımızı korumanın önemini bilmemiz şarttır. Elbette bir erkeğin ikinci veya üçüncü ya da dördüncü hanımla evlenme talebinin içi doldurulması gereken şartları vardır. Bu şartlar arasında herhangi bir insandan izin alma yoktur. Allah'ın izni en üst izindir; o iznin daha üstü olamaz. Meseleyi bir iman meselesi olarak görüyoruz. Gerekliliği veya şartlarının oluşması ya da oluşmaması ayrı bir konudur. Tavsiye edilirliği ya da edilmezliği de ayrı bir konudur. Ama Kur'an'ın hükmü açıktır. Bu kadar. Allah yardımcımız olsun,nefislerimize karşı imanımızı korumaya bize yardım etsin.