Fetva Meclisi
Soru
1) Evli üç çocuk babası doğru dürüst bir geliri olmayan ve hanımından her hangi bir şikâyeti olmayan Müslüman bir erkek, üstelik ana-babasının rızası da yok iken, böyle bir durumda ikinci evliliğini yapmasının dinen hükmü nedir? Böyle bir evliliğe din onay verir mi? Tekrar ediyorum bir erkek olarak hanımının her halinde razı olup kendisini harama teşvik edecek bir durumun olmadığını ikrar ettiği halde, din ikinci evliliğe yol verir mi? 2) Yirmi senelik bir evlilik düşünün, bu zaman zarfında kadın, bir anne ve bir eş olarak azami gayret sarf etmiş her zaman eşini ve çocuklarını onların isteklerini önde tutup kendi nefsini hiçe saymış yani Müslüman bir kadın olarak ailesi için elinden geleni yapmış ve vicdanı rahat, hal böyle iken eşi sürekli olarak ikinci bir evlilik istediğini söylese (mazeret olarak bir sebep göstermesi istendiğinde söyleye bildiği tek şey "Allah ikinci evliliğe izin vermiştir, ayetle ve hadisle bu sabittir, bunun için hiçbir sebebe mazerete veya hanımında herhangi bir eksikliğin bulunmasına ihtiyaç yoktur. Buna Allah izin verdiğine göre hanımın yahut anne ve babanın rızasına gerek yoktur." Bunun dışında söyleyebildiği bir şey olmadığı halde ikinci evliliğini yapabilir mi?3) hal böyle iken kadının canına tak dese ve dese ki "madem bu kadar çok istiyorsun ben buna razı değilim ama iki şartla razı olurum. Birincisi; onunla beni asla bir araya getirmeyeceksin yani onunla asla bir arada durmam. İkincisi; sen evlendikten sonra aramızda karı-koca münasebeti kalmaz ben senin evinin ve çocuklarının bekçisi olarak senin nikâhın altında evinde kalırım. Sende çocuklarını görmek istediğinde gündüz gelir evin ihtiyaçlarını da görüp giderirsin" dese erkekte bunları kabul etse ve evlense ve evlendikten sonra sözünde durmayıp ilk eşini zorla ikinci eşi ile bir araya getirme hakkına sahip mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Dinimizde nikâh, gizli değil, açık ve ilan edilmiş bir işlem olmalıdır. Evlilik, toplumda bilinen, yasal olarak tescillenen bir bağdır. İkinci evlilik, eğer gizlenirse, ileride farklı sorunlara yol açabilir. Ayrıca, evliliğinizi gizleyerek ikinci eşe karşı duyduğunuz saygıyı ve adaleti tam olarak yerine getiremeyebilirsiniz. İkinci evliliğinizi yaparsanız önceki eşinizle olan ilişkinizden de sorumluluğunuzu ihmal etmemelisiniz. İkinci evlilik ancak önceden açık bir şekilde tüm tarafların bilgilendirilmesiyle sağlıklı bir zemine oturur. Eşinizin, çocuklarınızın veya diğer yakınlarınızın bilgilendirilmesi, ilişkinin temelinde dürüstlüğü ve adaleti sağlar. Allah, sizin ve aileniz için hayırlı kararlar nasip etsin.
Allah teala size sabırlar versin. Elbette hayat birisinin eşi olmaktan ibaret değildir. Evlenmek kadar bekarlık da haktır. Mevcut durum ne ise onun üzerinden kulluğumuzu yerine getireceğiz, budur asıl önemli olan. İkinci olarak da şunu bilmeniz gerekir: Her an bir evliliğe hazır olmanız gerekir. Dul kalmaya da hazır olun yeni bir evliliğe de. Kadere karşı inat rolleri doğru değildir. İhlaslı ve gerçekçi bir evlilik her zaman en iyisidir. Üçüncü olarak da kendinize bir dernek, vakıf, ders halkası bulun. Onlarla beraber olmaya gayret edin. Muhakkak ve muhakkak günlük Kur'an okumalısınız. Her ay bir hatim indirecek şekilde okuyun. Bir ilmihal kitabını satır satır okuyun. Zikir virdi edinmeye çalışın. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Nikâhın sahih olması için erkek taraf açısından bir izin şartı yoktur. Nikâhlanmak isteyen erkek, babasından veya eşinden izin almak durumunda değildir. Kaçak gibi bir nikâh ise geçerli olsa da ahlâkî değildir. Eşinizin duyurmama yönündeki talebi ise onun gönül hoşnutluğu açısından sizi bağlayıcıdır. En az iki şahidin huzurunda mehir tespit ederek ve sizin de hanımızın da özel şartları şahitlerin huzurunda konuşularak nikâhlanmanız hâlinde sakıncalı bir iş yapmış olmazsınız. Ancak ikinci hanımızın, birinci hanımınızdaki her şeyi eşit bir şekilde sahiplenmesi gerekiyor. Geceyi paylaşmadan, ekonomik imkânlara kadar her hususta aynı şartları sahiplenme hakkı vardır. Bunlardan bir kısmından feragat etmek de onun hakkıdır. Bunları da genişçe şahitler huzurunda beyan edin. Allah'a emanet olun.
Şu nikâhı 'dini nikâh' olarak adlandırmamalıyız. Nikâhın dinsizi mi olur? Allah'ın verdiği bir ruhsat için kuldan izin almak gerekmez. Nikâh da gizli olmaz. Bu girişten sonra size şunu hatırlatmam gerekir: Uygun şartlarda süren bir evliliğiniz varken ikinci bir nikâh yapmanız, susadıkça tuzlu içmeye benzer. Bile bile kendinizi riske atıyorsunuz. Bence yanlış bir iş yapmaktasınız. Sevdiğinizi belirttiğiniz hanım yerine kendi hanımınızı daha iyi değerlendirin. Onunla muhabbetinizi artırın. Tuzlu su yerine arıtılmış su içmeye çalışın. Bu mantıkla devam ederseniz sonunda şeytan eşinizle aranıza fitneler sokarak sizi ikinci kadına doğru itecektir. Dertsiz başınızı derde sokacaksınız. Eşinizle daha fazla beraber olun, onu da sizin ilginizi çekmeye teşvik edin. Ama sakın gizlenmiş bir nikâha yeltenmeyin. Nikâhlayacağınız bayanın babasının izninin şart olduğunu unutmayın. Allah Teala, takva üzere olmaya hepimizi muvaffak kılsın.
Kocası ikinci bir evlilik yapan kadın, bu ikinci evlilikten ötürü bir zulüm görüyorsa yani, erkeğin ikinci evlilik yapmasının şartlarından olan adaleti sağlamayı gerçekleştiremiyorsa elbette kadın hakkını talep eder. Bu talep de günümüz şartlarında herkes için kendi imkânları doğrultusunda olacaktır. Hayır, Müslüman kadın, duygusallığı gereği bir itirazda bulunacaksa, o zaman iki değerlendirmemiz olacaktır: - Bu sürecin böyle ilerlemesinde kendisinin de payı bulunup bulunmadığını, eşinin neden ikinci bir hanıma gittiğini düşünecektir. - Bu şikâyetini Allah Teâlâ’nın dışında birine yapmayacaktır. Zira erkeğe bu ruhsatı veren Allah Teâlâ’dır. Dikkat edelim, şeytan kuyumuzu kazmasın. Dünyamız giderken ahiretimiz de gitmesin. Tavsiyemiz, birinci kadının sabretmesi ve kadınlığını daha aktif duruma getirmesidir. Çok geçmeden eşi ona daha sadık olarak geri dönecektir. Ama kadınlık hâleti ruhiyesi ile illa bir isyan söz konusu ise o, kadının bileceği şeydir.
birden fazla evlilik konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin, bir erkeğin nikâhına girmenize karşı söylediklerinizin hiç birinin engeli yoktur. Sadece şartlarına uygun bir nikâh yapıp yapmadığınıza bakın. Bir de, siz de o erkeğin nikâhına girince anlattıklarının hayal olup olmadığına şimdiden dikkat edin. Duygusallıkla bakıyor olabilirsiniz. Bu süreçteki görüşmeniz de ne kadar meşru bir görüşme oluyor ona dikkat etmelisiniz.
Bir erkeğin iki, üç, dört hanımla aynı anda nikâhlanması fıkhen mümkündür. Bu hanımların birbirlerinden haberdar olmaları ise nikâhın şartlarından değildir. Bunu bir iç huzur meselesi olarak görebiliriz. Nikâha değil ama huzura etki edebilir. O da erkeğin halletmesi gereken bir meseledir.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz ondan fazla hanımla evlenmiştir. Vefat ettiğinde dokuz hanımı vardı. Ama bir Müslüman için evlenebileceği hanım sayısı bir arada dört hanımdır. Hanımların ise bir anda sadece bir eşi olabilmektedir. Bu hüküm, herhangi bir âlimin ictihadı değildir. Kitabımız Kur'an ayetiyle sabit bir hüküm olarak buna iman ediyoruz. Bazı insanların, Allah'ın hükmünü bildikleri halde, küfür sistemlerinin etkisinde kalarak böyle bir hükmü kabullenmemelerine şaşmamak gerekir. İman bir imtihandır. Pek çok insanın ayağı şu veya bu nedenle kayacaktır. İmanımızı korumanın önemini bilmemiz şarttır. Elbette bir erkeğin ikinci veya üçüncü ya da dördüncü hanımla evlenme talebinin içi doldurulması gereken şartları vardır. Bu şartlar arasında herhangi bir insandan izin alma yoktur. Allah'ın izni en üst izindir; o iznin daha üstü olamaz. Meseleyi bir iman meselesi olarak görüyoruz. Gerekliliği veya şartlarının oluşması ya da oluşmaması ayrı bir konudur. Tavsiye edilirliği ya da edilmezliği de ayrı bir konudur. Ama Kur'an'ın hükmü açıktır. Bu kadar. Allah yardımcımız olsun,nefislerimize karşı imanımızı korumaya bize yardım etsin.