Fetva Meclisi
Soru
Peygamberimizin(s.a.v) 2 eşi olmuştur. Ama günümüzde toplum kabullenmiyor o zaman bu dini nikahı kabul etmeyenler sünnete ve ayete karşı mı gelmiş olurlar? İlk eşinden izin gerekiyormuş yoksa nikah kabul olmazmış doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir erkeğin dört kadınla nikâhlanması, Allah'ın erkeğe verdiği bir ruhsattır. Erkeğin, bu ruhsatı kullanmada belli bir özrü olması gerekmez. Gereken, erkeğin böyle bir ruhsatı kullanmada adaleti yerine getirebilecek kapasitede olmasıdır. Sizin sorunuzdaki erkeğin durumu, onunla Rabbi arasında bir durumdur. O erkeğin evlenme nedenini başkalarına izah etmesi gerekmez. Bir erkek, ikinci bir eşle evlendiğinde birinci eşe sağladığı her imkânı ikinci eşe de sağlamak zorundadır. Bu hususta eşit davranmaması durumunda ikinci eşle nikâhlanma hakkını zedeler. İki eşin bir araya getirilmesi ise caiz değildir. İki kadının da rızası olmadıkça bir araya getirmezi zulümdür. Bu zulme eşlerinden biri itiraz edebilir. İtirazı muteberdir. Birinci eşin ileri sürdüğü, 'çocukları görme' düzeyinde bir beraberlik ise muteber değildir.
Bir erkeğin iki, üç, dört hanımla aynı anda nikâhlanması fıkhen mümkündür. Bu hanımların birbirlerinden haberdar olmaları ise nikâhın şartlarından değildir. Bunu bir iç huzur meselesi olarak görebiliriz. Nikâha değil ama huzura etki edebilir. O da erkeğin halletmesi gereken bir meseledir.
Selamünaleyküm. Nikâhın sahih olması için erkek taraf açısından bir izin şartı yoktur. Nikâhlanmak isteyen erkek, babasından veya eşinden izin almak durumunda değildir. Kaçak gibi bir nikâh ise geçerli olsa da ahlâkî değildir. Eşinizin duyurmama yönündeki talebi ise onun gönül hoşnutluğu açısından sizi bağlayıcıdır. En az iki şahidin huzurunda mehir tespit ederek ve sizin de hanımızın da özel şartları şahitlerin huzurunda konuşularak nikâhlanmanız hâlinde sakıncalı bir iş yapmış olmazsınız. Ancak ikinci hanımızın, birinci hanımınızdaki her şeyi eşit bir şekilde sahiplenmesi gerekiyor. Geceyi paylaşmadan, ekonomik imkânlara kadar her hususta aynı şartları sahiplenme hakkı vardır. Bunlardan bir kısmından feragat etmek de onun hakkıdır. Bunları da genişçe şahitler huzurunda beyan edin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin bu tutumunuz, kadınların ikinci kadından ötürü erkekleri itham etmesini şüpheye düşürüyor. Demek ki, erkekler kadar kadınlar da ikinci eş olmak için çırpınıyorlar. Bu birinci mesele. İkinci mesele ise, 'kimseye söylemeyin' diyerek tuttuğunuz şahitlerle şahitlik gerçekleşmez. Herkesin duyabileceği ortamda bir nikâh akdi ile bir araya gelebilirsiniz. Dikkat edin; şeytan sizden daha tecrübelidir.
Selamünaleyküm. Onun eşinin iznine fıkhen gerek yoktur ama sizin aklınızın size hâkim olmasına gerek vardır. İyi düşündünüz mü?
Kocası ikinci bir evlilik yapan kadın, bu ikinci evlilikten ötürü bir zulüm görüyorsa yani, erkeğin ikinci evlilik yapmasının şartlarından olan adaleti sağlamayı gerçekleştiremiyorsa elbette kadın hakkını talep eder. Bu talep de günümüz şartlarında herkes için kendi imkânları doğrultusunda olacaktır. Hayır, Müslüman kadın, duygusallığı gereği bir itirazda bulunacaksa, o zaman iki değerlendirmemiz olacaktır: - Bu sürecin böyle ilerlemesinde kendisinin de payı bulunup bulunmadığını, eşinin neden ikinci bir hanıma gittiğini düşünecektir. - Bu şikâyetini Allah Teâlâ’nın dışında birine yapmayacaktır. Zira erkeğe bu ruhsatı veren Allah Teâlâ’dır. Dikkat edelim, şeytan kuyumuzu kazmasın. Dünyamız giderken ahiretimiz de gitmesin. Tavsiyemiz, birinci kadının sabretmesi ve kadınlığını daha aktif duruma getirmesidir. Çok geçmeden eşi ona daha sadık olarak geri dönecektir. Ama kadınlık hâleti ruhiyesi ile illa bir isyan söz konusu ise o, kadının bileceği şeydir.