Fetva Meclisi
Soru
Ben evleneli bir sene oldu; ancak yaklaşık iki aydır birlikte yaşıyoruz. Kocamla ilişkiye giremiyorum, ona yaklaşamıyorum. Gerçi zaten severek evlenmedim. Belki de bundan kaynaklanıyordur diye düşünüyorum. Acaba ona karşılık vermemekle günaha mı giriyorum? Fakat bu benim elimde olan bir şey değil maalesef. Bana dokunduğunda kendimi çok kötü hissediyorum. Sanki günah işliyormuşum gibi geliyor. Şimdi o da ayrılmak istiyor. İkimiz de mutsuzuz. Boşanmamız doğru olur mu? Ayrıca akraba evliliği olduğu için ailemden çekiniyorum ve korkuyorum. Ne yapmam gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Çok yanlış yapmışsınız. Hemen doktora gidin. Tedavisi olmayan bir hastalık değildir o. Doktora gitmeyi söyleyin, ısrar edin. Gitmezse boşanmanız da hakkın olur. Doktora gitmezseniz sen de vebalde olursun.
Evet, sizin anlattığınız bu görüntü boşanmayı makul duruma getiriyor ama sizin de duygusal bir karar verip vermediğinizi iyi bellemeniz gerekir. Muhakkak bir hakem ile karar verin. Şeytan iş bitikten sonra sizi pişman ettirebilir. İyi düşünün ve bir kere karar verin.
Bacım, yazınızda “hiç ilişki olmadı” dediğiniz halde bir çocuğunuz olduğunu söylüyorsunuz. Demek ki, kullandığınız “hiç” sözcüğü yetersiz anlamındadır. Netice olarak size şunu söyleyebilirim: Bir kadının haftada bir kere en azından ilişki istemesi dinen hakkıdır. Bunu sağlayamayan eşi ile nikâh bağını bitirmeyi talep etmesi de günah değildir. Yalnız ne kadar objektif olduğunuz konusunda ikinci adil ve makul bir kişinin kararını dinlemenizi size tavsiye ederim. Tek başınıza karar vermeniz durumunda ileride üzülebilirsiniz. Ayrıca konuyu son defa ciddi bir şekilde eşinizle görüşüp tedavi olmasını istedikten sonra yasal yollara başvurun. Tek başınıza vereceğiniz karar sizi ezebilir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. 'Karıkoca olamamakla' kastettiğiniz şey, cinsel ilişkide bulunamamak ise durum şudur: a- Erkek ve kadının evlilikte en önemli haklarından biri belki de en önemli hakkı cinsel ilişkidir. Nikâh öncelikle bunu helalleştirmek için vardır zaten. Bu hakkı kullanmamak, ya da kullanılmasına mani olmak iki taraftan birinin diğerine zulmetmesidir. Eğer eşlerden birinin böyle bir hakkı kullanmamasına, kullandırtmamasına diğerinin itirazı yoksa böyle bir durumun nikâha zararı yoktur. Bu da şu demektir: Aradan yıllar bile geçse cinsel ilişki yapılmadığı/yapılamadığı için nikâh zarar görmez. Öyle veya böyle nikâh devam ediyordur. b- Böyle bir durumda eşlerden birinin ayrılmayı talep etmesi kesinlikle günah değildir. Zira evlilik bunun içindir. Eşlerden biri 'cinsel ilişki yoksa ben ayrılırım senden' demekle günaha girmez. Belki bir süre verip o süre zarfında sabretmesi beklenir. O süre de asla beş yıl olamaz. En fazla bir yıl beklenebilir. Bu bir yıl da tıbben yapılacak bir tedavi sürecini beklemek için olabilir. c- Sizin ve eşinizin yaptığı hatadır. Bu duruma razı iseniz, birbirinizin aleyhinde iş yapmayın. Geçin evinize hayatınızı yaşayın, halinize şükredin. Razı olmayan ise ayrılmayı talep etsin. Erkek boşasın. Boşamadığı takdirde kadın boşanmanın diğer mubah yöntemlerinden birini kullansın. Allah yardımcınız olsun.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
Selamünaleyküm. Siz, kendi dilinizle zulmü itiraf ediyorsunuz yani zalimsiniz. Eşinizin sizin zulmünüzden kaçması hakkıdır. Siz de aklınızı başınıza alın. Allah'tan korkun. İş hilesinden vaz geçin. Ahiretinizi harap etmeyin.