Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 10 aylık evliyim. Hanımımı isterken annesi tek bir isteğim var dedi. Gelin kaynana altlı üstlü oturulmasın dedi. Kendi bazı sıkıntılar yaşadığı için böyle olmasını istedi. Annemler de o zaman kabul etmişti. Fakat evlendikten sonra annem bizi sürekli yanında istiyordu. Şimdi de evlerimizin altlı üstlü olmasını istiyor. Gönlüne söz geçiremiyor. Hakkımı helal etmem diyor. Ben annemin rızasını gözetmek için gitmeyi düşünüyorum. Hanımımı da razı ederim inşallah. Ama kayınvalideye verilen söz ne olacak. O mu önemli anne rızası mı kafam karıştı. Hocam bana yardımcı olun dinimiz ne emrediyor? Ben nasıl yapacağıma karar veremedim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu da sizin imtihanınız olarak görün, annenizle zaruret olmadıkça bir araya gelmeyin. Evli olduğunuza göre sizin üzerinizde kocanızın hakkı annenizin hakkından üstün durumdadır. Annenizi zamana yayın, özürle de olsa üzerine gitmeyin. Sabrın açmadığı kapı olmaz.
Selamünaleyküm. Evlenmek ve eş olmak sizin için farz düzeyine geldi ise yani harama doğru kaymak ya da helal yolla evlenmek seçenekleri ile karşı karşıya kaldı isen, annenin itirazını dinlemen gerekmez. Ne var ki, bu kararı duygusallıkla mı veriyorsun yoksa gerçekten yolun bitti, tıkandın mı, bunu sen bilirsin. Anneni üzmeyeceğin sözler konuş, sabırlı ve istikrarlı ol. Annene çevresinden sözünü dinleyeceği kimselerle ulaş.
Selamünaleyküm. Şu dünyada kimsenin istediği aynıyla olmuyor. Daha gerçekçi düşünmeli değil misiniz? Biraz daha makul düşünün. Evet, boşamanızdan ötürü kimsenin size hak koyma hakkı yoktur ama siz makul düşünmelisiniz. Bile bile huzurunuzla oynamayın.
Selamünaleyküm. Sizin için önemli olan eşinizdir. Eşinizin dışındakilerin ne dediğini ne yaptığını önemsemeyin. Sabırlı olun, dik durun; kendinizi eşinizden başkasına muhtaç hissetmeyin. Bir kulağınızla duymayıverin, bir gözünüzle görmeyiverin.
Esasen eşlerin birbirlerini idare etmesini becermelidirler. Beceremeyince de tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirlerden biri de gerekiyorsa kaynanaya gitmemek olabilir. Bu da ikinci bir beceri gerektirecektir. Kaynananıza karşı sizin insanlık ve vicdan göreviniz vardır, hukuki bir borcunuz yoktur. Kaynana size incitici davranıyorsa gitmeyebilirsiniz, bundan bir vebal doğmaz. Eşinizin annesine karşı sorumluluğu gibi sizin ona karşı sorumluluğunuz yoktur. İnsanlık ve vicdan vardır. Yalnız eşiniz bu tedbiri aranızdaki evliliği bitirmeye kadar taşıyabilir mi, onu siz tespit edeceksiniz.
Selamünaleyküm. İçine düşeceğin kuyuyu kendin kazmış olursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evladın anne ile baba arasında yapabileceği neredeyse hiçbir şey yoktur. İkisinden birini tercih etme, aralarında hakemlik gibi rollere girmemeniz gerekir. Sabredin, dua edin.
Selamünaleyküm. Fitre zekât gibi değildir. Gıda üzerinden verilmesi esastır. Paraya dönüşebilir o kadar.
Selamünaleyküm. Buradaki nefis kişinin bedeni anlamınadır. Yani bedenimiz de bize emanettir. Emanetin hakkı vardır.
Selamünaleyküm. Mehir bir kadına gerdek gecesinin ikramı olarak verilir. Dolayısıyla o mehrini ilk geceden almalıydı. Sizin de hediyenizden geri dönmeniz doğru olmaz.
Selamünaleyküm. Trafik sizi haklı buluyorsa zararınızı karşı taraftan almanız hakkınızdır.
1- Mezarlıklarda muayyen olarak yapılması gereken bir okuma Sünnet'i yoktur. İbadet olan Kur'an'ın okunmasının diriye de ölüye de fayda vereceği ise kesindir. Mevcut riyakâr ve ekonomik maksatlı okumalar dışında ihlaslı bir okumanın ise biiznillah faydası vardır. Esas olan, mü'min ölüye selam vermektir. Bunun ötesi ise bir umuttur. Allah Teâlâ'dan önceden salih amellere bizi muvaffak kılmasını dileriz. 2- Muhiddin Arabî hakkında iki zıt kutup niteliğinde görüşler vardır. Bir görüş onu, zirvelerin zirvesinde görürken bir görüş de en dipte görmektedir. Bu da onun tartışılabilir bir kimlik sahibi olduğunu gösterir. Nitekim İmam Rabbanî de onu diğer evliya gibi müdafaa etmemektedir. Son şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ise onun hakkında çok ağır sözler kullanmaktadır. Hesabı Allah'a havale edilmiş biri olarak görüp durmak en güzelidir, diye düşünüyorum. 3- Ölmüş mü'minin ardından ibadet olan her şey on sevap olması için yapılabilir ama bunun ticari olmamamsı, herhangi bir ibadetin kabulüne mani bir aksaklık olmadan yapılması şarttır.