Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Geçenlerde bir mecliste nefisle ilgili bir mesele açılmıştı. Bir grup kişiler nefsin de sizin üzerinize hakkınız vardır diye bir hadis olduğunu söylediler, bu ne kadar doğru? Nefis her zaman kötülüğü emretmez mi? Bunun ölçüsü hakkında bir bilgi verirseniz bizi çok aydınlatmış olacaksınız. Rabbim sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Muteber kitaplardaki ve SAHİH olarak belirtilen hadislerle amel ederseniz sıkıntı olmaz.
Selamünaleyküm. Muteber kitaplardaki ve SAHİH olarak belirtilen hadislerle amel ederseniz sıkıntı olmaz.
Selamünaleyküm. Merak edenine öğretebilirsiniz de, sizi ikna etmek isteyene hiçbir şey öğretemez sadece kendinizi yorarsınız. Ayrıca Mü'minler arasındaki fitnelerin sayısını artırır, derinliği büyütürsünüz. Bu da ilim olmaz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Böyle bir ibadet çeşidi yoktur, yapmamalı idiniz. Ne hak vardır şimdi ne de vefa! İstiğfar edin, yeter.
Selamünaleyküm. Önce iyi bir tevbe etsin, tevbesinde samimi olsun. Bir keffaret tutması inşaallah yeterli olur.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, Peygamber aleyhisselam bir şey dediğinde bizim itaat etmekten başka yönümüz olmaz elbette. Hocalar bir şey dediğinde ise kalbinize danışın. Hangi hocanın sözü sizin kalbinizi rahatlatıyorsa onu yapın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Fitre zekât gibi değildir. Gıda üzerinden verilmesi esastır. Paraya dönüşebilir o kadar.
Selamünaleyküm. Mehir bir kadına gerdek gecesinin ikramı olarak verilir. Dolayısıyla o mehrini ilk geceden almalıydı. Sizin de hediyenizden geri dönmeniz doğru olmaz.
Selamünaleyküm. Evlilik akdine girmiş bir söze sadık kalmanız gerekir. Eşinizi kendisi razı olursa ne ala. Olmazsa böyle bir hakkınız yoktur.
1- Mezarlıklarda muayyen olarak yapılması gereken bir okuma Sünnet'i yoktur. İbadet olan Kur'an'ın okunmasının diriye de ölüye de fayda vereceği ise kesindir. Mevcut riyakâr ve ekonomik maksatlı okumalar dışında ihlaslı bir okumanın ise biiznillah faydası vardır. Esas olan, mü'min ölüye selam vermektir. Bunun ötesi ise bir umuttur. Allah Teâlâ'dan önceden salih amellere bizi muvaffak kılmasını dileriz. 2- Muhiddin Arabî hakkında iki zıt kutup niteliğinde görüşler vardır. Bir görüş onu, zirvelerin zirvesinde görürken bir görüş de en dipte görmektedir. Bu da onun tartışılabilir bir kimlik sahibi olduğunu gösterir. Nitekim İmam Rabbanî de onu diğer evliya gibi müdafaa etmemektedir. Son şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ise onun hakkında çok ağır sözler kullanmaktadır. Hesabı Allah'a havale edilmiş biri olarak görüp durmak en güzelidir, diye düşünüyorum. 3- Ölmüş mü'minin ardından ibadet olan her şey on sevap olması için yapılabilir ama bunun ticari olmamamsı, herhangi bir ibadetin kabulüne mani bir aksaklık olmadan yapılması şarttır.
Selamünaleyküm. Teminat mektubu bir tür kefalet veya vekâlet olarak görülebilir. Teminat veren kurumun, teminat mektubu işlemleri için bir ücret alması caizdir. Alınan bu ücretin aylığa dönüşmesi faizdir, alınması ve verilmesi caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Evladın anne ile baba arasında yapabileceği neredeyse hiçbir şey yoktur. İkisinden birini tercih etme, aralarında hakemlik gibi rollere girmemeniz gerekir. Sabredin, dua edin.