Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Eşimden ayrı yaşıyorum. Taktığım takıları aldı gitti; üstüne mehir istiyor. Bende: "Taktığım takılar senin mehirindir" diyorum. Kendisi:" Hayır o benim hediyemdir. Üstüne mehirimi de istiyorum." diyor Teşekkürler.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 'Düğünde takılanları mehir olarak' isteyen birisi, bunun ayrıntısını getirmemiş ise her hâlde sadece kendisine takılanlar kastedilmiş olur. Yine de aile büyüklerinin bundan ne anlaşılacağı sorulabilir.
Aleykümselam. Düğün hediyeleri konusunda örfe göre hareket edilebilir. Mesela sizin yörenizde 'hediye, kimin eline konursa konsun kadına aittir' şeklinde bir örf varsa elinizdekiler kadına ait olduğu için onları mehir olarak kullanamazsınız. Böyle bir örf yoksa size verilen sizin, eşinize verilen de onundur. Size verilenleri mehir olarak ona verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Sizin yaptığınız bir hibedir yani mehrinizi ona hibe ettiniz. Bu da sizin hakkınızdır. Artık mehir kalmamıştır. Size bir şey vermesi gerekmez. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Mehir ne konuşuldu ise onu ödemek zorundadır erkek. Mahkemenin takdir ettiği ceza ve benzeri müeyyideler ise fıkhımızda yoktur. Zorunlu olarak onu ödeyen birisi, mazlum olduğunu iddia ediyorsa ödediği resmi paradan, ödemesi gereken mehri düşebilir.
Selamünaleyküm. Kardeşiniz yani onun eski eşi nasıl istiyorsa öyle yapma hakkına sahiptir. Mehri de ilk gece alma hakkına sahipti. Onun ilk geceki hakkıdır o. Her durumda mehrini alsın.
Selamünaleyküm. Bir kadın, ilk zifafa girdiği anda mehrini hak eder. O mehir zaten onundu, yeni durum alacağını iptal ettirmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Buradaki nefis kişinin bedeni anlamınadır. Yani bedenimiz de bize emanettir. Emanetin hakkı vardır.
Selamünaleyküm. Fitre zekât gibi değildir. Gıda üzerinden verilmesi esastır. Paraya dönüşebilir o kadar.
1- Mezarlıklarda muayyen olarak yapılması gereken bir okuma Sünnet'i yoktur. İbadet olan Kur'an'ın okunmasının diriye de ölüye de fayda vereceği ise kesindir. Mevcut riyakâr ve ekonomik maksatlı okumalar dışında ihlaslı bir okumanın ise biiznillah faydası vardır. Esas olan, mü'min ölüye selam vermektir. Bunun ötesi ise bir umuttur. Allah Teâlâ'dan önceden salih amellere bizi muvaffak kılmasını dileriz. 2- Muhiddin Arabî hakkında iki zıt kutup niteliğinde görüşler vardır. Bir görüş onu, zirvelerin zirvesinde görürken bir görüş de en dipte görmektedir. Bu da onun tartışılabilir bir kimlik sahibi olduğunu gösterir. Nitekim İmam Rabbanî de onu diğer evliya gibi müdafaa etmemektedir. Son şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ise onun hakkında çok ağır sözler kullanmaktadır. Hesabı Allah'a havale edilmiş biri olarak görüp durmak en güzelidir, diye düşünüyorum. 3- Ölmüş mü'minin ardından ibadet olan her şey on sevap olması için yapılabilir ama bunun ticari olmamamsı, herhangi bir ibadetin kabulüne mani bir aksaklık olmadan yapılması şarttır.
Selamünaleyküm. Teminat mektubu bir tür kefalet veya vekâlet olarak görülebilir. Teminat veren kurumun, teminat mektubu işlemleri için bir ücret alması caizdir. Alınan bu ücretin aylığa dönüşmesi faizdir, alınması ve verilmesi caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Evlilik akdine girmiş bir söze sadık kalmanız gerekir. Eşinizi kendisi razı olursa ne ala. Olmazsa böyle bir hakkınız yoktur.
Selamünaleyküm. 1- Yemin keffareti yiyecek olarak verildiğinde ON AYRI FAKİRE VERİLMESİ ŞARTTIR. Bir tek fakire verilecekse on güne dağıtılarak verilmesi bazı alimlerce caiz görülmüştür.2- İstememek durumu, düşmanlık, elle müdahale, hile yapma gibi bir noktaya sürüklemedikçe imana zararı yoktur. 3- Bilhassa niyet konusunda vesvese tehlikelidir. Açık bir belirti olmadıkça niyetleri irdelemek yanlıştır. Kendi kuyunuzu kazmamalısınız.4- Hak sahibi ile helalleşmek mümkün değilse onun adına istiğfar ederek, ona dualar ederek helalliği oluşturmak da mümkündür.