Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Ben 4 ay önce 2. evliliğimi yaptım. Küçük çaplı bir merasimimiz de oldu ve bu merasimde akrabalarımız her ikimize de nikah hediyesi bir miktar takı taktılar. Dini nikahımızda da mehir olarak bir miktar altın kararlaştırdık. İkinci evlilik de olsa bir takım külfet oluştu ve olan bu mehiri ödeme imkanım yok. Mevcut takıları alıp bozdurarak bu mehiri ödeyebilirmiyim? Takılarda benim tasarruf hakkım var mı? Yoksa tamamen kadının hakkı mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Evet, sizin mehrinizden eşiniz sorumludur. Er geç o, ödemesi gereken bir borç olarak onun üzerinde kalmıştır. Yine de siz böyle bir meseleden ötürü huzurunuzu bozmamaya dikkat edin. Dikkat ederek ve kırmadan hakkınızı isteyebilirsiniz. Hiçbir maddi kazanç huzurunuz kadar değerli olamaz.
Selamünaleyküm. Mehir bir kadına gerdek gecesinin ikramı olarak verilir. Dolayısıyla o mehrini ilk geceden almalıydı. Sizin de hediyenizden geri dönmeniz doğru olmaz.
Aleykümselam. Bu konuda örf önemlidir. Örf, aileye yardım etme şeklinde ise ailenin sayılabilir. Örf evlenenlere yardım etme şeklinde ise ki, bildiğimiz böyledir gelen takıları ailenin alması yanlıştır.
Selamünaleyküm. Bekâretinizi ona verdiğiniz zifaftan sonra size verilecek mehri yüzde yüz hak etmiş bulunuyorsunuz. O mehri alın. Verilmezse mahkemenin vereceği başka isimli şeylerden onu karşılayın. Size hediye edilmiş altın ve benzeri şeyleri de geri vermeniz gerekmez. Kadın boşandıktan sonra, kesin boşama ile boşanmışsa (bain talak) kocasından nafaka alamaz. Rici talakla yani eşinin dönme ihtimali devam eden talakla boşanmış ise o durumda masraflarını alır. Kadın boşandığında hamile ise doğuma kadarki masrafları da eşinden alır. Buna göre durumunuzu değerlendirin. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Mü'minlerin nikâhlanmaları, bizim deyimimizle evlenmeleri bir mahalleye mescit yapılmasından aşağı bir iş değildir. Maza Allah Teâlâ'nın rızasının kazanılacağı veya kaybedileceği bir iştir nikâh. Bu nedenle nikâha destek olmak maddi ve manevi gereken her şeyle imanî bir görevdir. Bu görev, yerine göre ebeveynin, devlet sorumlusunun, mü'min cemaatin üzerine yüktür. Düğünlerdeki yardımlaşmanın muhtevası da bu olmalıdır. Mevcut yardımlaşma iki türlü yürümektedir. Biri, düğünde takı şeklinde olmaktadır ki, git gide bunun sulandığını ve riyakâr bir hâl aldığını zannediyorum. Sırf bu nedenle de insanların pahalı salonlar kiralayarak -salon masrafını da çıkaracakları- yardım toplama peşinde olduklarını söyleyebiliriz. İkinci yardımlaşma ise eve taşındıklarında götürülen hediyelerden oluşmaktadır. Her iki durumda da yardımlaşmanın tahakkuk ettiğini söyleyebiliriz. Gerek yardım etmenin ve gerekse yardım çeşidinin sınırlandırılması söz konusu olamaz. Nihayetinde bu bir gönül ve kudret meselesidir. Durumu değerlendirip kendi şartlarınıza uygun olanı yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah mübarek kılsın.
Selamünaleyküm. 'Düğünde takılanları mehir olarak' isteyen birisi, bunun ayrıntısını getirmemiş ise her hâlde sadece kendisine takılanlar kastedilmiş olur. Yine de aile büyüklerinin bundan ne anlaşılacağı sorulabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İş şartına aykırı davranmanız mü'min ahlâkına ters olmuştur. İş sahipleri ile helalleşseniz daha iyi olur. Kazancınız haram olmuş denmese de bereketsiz olmuştur.
Aleykümselam.Onları yakın ve imha edin.
Aleykümselam. Dikkatli olmanız güzel ama abartmanın da doğru olmadığını bilin. Bu tutum git gide sizi toplum dışına itebilir. Evhamlı, itici bir tip olursunuz. Müslüman ise harama dikkat eden, şüpheden kaçınan ama aşırı gitmeyen biridir.
Aleykümselam.Asıl endişe etmeniz gereken durum, bu düşüncenizdir. Şeytan becerip sizi, derin düşünme oyunuyla oyalıyor. Düşünmeyin bir süre bunları. Kibir, riya ne olursa olsun kulluğa devam etmeyi kararlaştırın ve tatbik edin.
Aleykümselam.Yine tevbe et, yine tevbe et, yine tevbe et.
Aleykümselam.Sahabenin isminin kullanılmasında her durumda hayır vardır, tercihimiz o yönde olmalıdır. Anlamından önce sahibinin kritiği yapılsın.