Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam evlenmeyi düşünen iki gençten birisi diğerine "zina" yaptın mı diye sorabilir mi? Eğer sorabilirse karsının cevabı nasıl olmalıdır. Karşı zina yapmış ve sonrada kesin ve samımı tövbe etmişse, bir günaha tövbe eden hiç yapmamış gibidir desturundan yola çıkarak veya ALLAH’IN(c.c.) kulları arasında gizlediği kendi günahını oda gizlemek suretiyle hayır yapmadım diyebilir mi? Yoksa yapmışsa eğer evet zina yaptım mı demelidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayatınızı gün gün soran birine o ayrıntılarla cevap verin elbette ama sizden genel durumunuzu soran birine arkadaşlarınız olduğunu söylemeniz yeterlidir. Bu fasit geçmiş için iyi tevbe edin, Allah'a sığının.
Selamünaleyküm. İşlediği günahtan samimi bir tövbe ile tövbe eden temizdir. Zina eden de zinasından Allah'ın razı olacağı şekilde tövbe etmiş ise o da herkes gibi evlenebilir.
Selamünaleyküm. Zina etmedi iseniz, bekaretinize gelecek zararın nedeni sizin kendi yaptığınız bir iş olmalı. Bu da eşinize izah etmekte zorlanmayacağınız bir durumdur. Sizin 'zina ile bekaretinizi kaybetmediğinize dair yemininiz olabilecekse' mesele yok demektir. Tevbenizde samimi olun, evlilik hazırlığını yapın, evlenin. Allah bir kolayını verir.
Selamünaleyküm. Zina yapanın dinde cezası bekâr ise yüz sopa, evli ise taşlanarak öldürülmektir. Mevcut durumda ise İslam'ın cezalarını uygulayacak bir devlet yapısı yoktur. Bu durumda da bu suçu işleyen kişiye samimi bir tevbe gerekir. Kat-i bir tevbe ile geçmişini temizlemeli ve Allah'a yalvarmalıdır.
Selamünaleyküm. Evliliğin varlığı açısından bu durum problem olmaz.
Selamünaleyküm. Zina gibi bir durum yoksa ya da bekaretine dokunulmamış ise ayrıntıyı söylemesi şart değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kişiliğinizden taviz vermeyin. Hastaların özel ihtiyaçlarını görmenizde sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. 1- Güvercin ve benzeri kuşları besleme, onlar üzerinden meşgale edinme işi, ulemanın kerih gördüğü işlerdendir. Bu nedenle, vasıflı bir mü'minin o işle meşgul derneklere üye olmaması gerekir. Yapılan yarışmalar da bu açıdan kerihtir.2- Katılımcılardan toplanan paranın ödüle dönüştürülmesi de bir çeşit kumardır. Verilmesi de alınması da caiz olmaz.3- Belediyelerin katılımcılardan ücret almadan yapılan yarışmalarda verdikleri ödül, ödülü alma açısından sakıncalı değildir ama bu, insanların belediyelerden bekledikleri hizmetlerden kesilerek yapılan bir harcamadır. Bu da onu veren makam açısından sakıncalıdır. Bu açıdan iştirak etmemek en güzelidir.
Selamünaleyküm. Oradaki kardeşlerimiz bir laubalilik neticesi böyle yapmıyor da, onların içtihatlarının sonucu olarak bunu yapıyorlarsa, sizin de onların namazına iştirak etmenizde bir sakınca yoktur. Onlarla kıldığınızda onla uyabilirsiniz. Allah Teâlâ, ibadetlerimizi kabul etsin.
Selamünaleyküm. İmamların telaffuz hataları namaza zarar verebilir ama sizin zikrettiğiniz hata inşallah namaza zarar vermiyordur. Nazik bir şekilde durumu ikaz etmenizde yarar vardır. Tarikattan çıkmanın dine bir zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Kızınızı harama itmekten sakının. İyice nasihat edin, teyzesine, halasına nasihat ettirin. İnatçı olursa haram düşmesindense razı olun. Siz kenara çekilin, akıbetine katlansın.
Selamünaleyküm. Erkeğin Ğayûr (eşini kıskanır) olması kadar tabii ne olabilir. Mü'min erkek, eşini erkek güvercinden bile kıskanmadıkça imanın tadını alamaz. Ne var ki, meseleyi işkenceye dönüştürecek bir abartı içinde de olmamak gerekir. Helal/haram çizgisi korunduktan sonra denge sorunu olmaz. Meryem'i veya başka mü'mine bir kadını yüzünden ya da kıyafetinden değil tavırlarından tanıyabiliriz.