Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben biriyle evlilik niyetiyle görüşmeye başladım. O dönemde üniversite 1. sınıftaydım. Çok ciddi bir niyetle görüştüğüm için aileme aktardım. Ailem dinledi, olgun tepkiler verdi ilk başta. Biz 2. sınıfın yazı olarak evlilik düşünüyorduk. Ailem bunu 3. yazına taşıdı ve söz verdi. Sabrettik, dayandık. Bizim için çok zor oldu ama elimizden geldiğince günaha girmemek için çaba sarf ettik. Sonrasında zaman yaklaşınca süreç gelişiyordu. Annemle annesi tanıştı vs. derken artık isteme olayı gerçekleşecekti ki babam sözünden döndü. Okul bitmeden olmaz, çevredekiler ne der, dedi. Babama durumu anlatmaya çalıştım. Anlamak istemedi. Günaha girmemek konusunda ne kadar çaba sarf ettiğimizi, ne kadar yıprandığımızı anlayamadılar. Bir dönem ayrılık süreci yaşadık. Askere gitti, geldi. Yıprandığımızdan ve işin uzamasından kaynaklanan nedenlere rağmen bir kere daha deneme kararı aldık. Şimdi de tam her şey yoluna girdi diyordum bu defa görüştüğüm kişi benim aradığım kişi sen olmayabilirsin, seninki de ben olmayabilirim dedi. Sonuçta evlilik öncesi bir süreçte kendimi tam olarak tanıtmadım, rahat davranmadım, süreç de bu kadar uzayınca acaba artık sağlıklı düşünemiyor muyuz diye bakmadan edemiyorum. Bu olaya nasıl yaklaşmam gerekiyor? Uzaması gerçekten bizim için hayır mı, gerçekten uymuyor olabilir miyiz? Yoksa şeytan hayırlı bir iş olduğu için içimize şüphe mi koyuyor? Uyuşmadığımızı o tatsız olaylardan sonra fark etmiş olabilir mi? Yoksa ilk dönemdeki hisler bir insanın evliliğe ilk adımı için yeterli mi? Kafası karışık olduğu için mi böyle davranıyor? Benim rahat olmayan tavrım doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kalbinizin ısınmadığı biri iyi biri olsa da sizin onunla evlenmemeniz doğru olanı ortaya koymuştur. Böylesi daha iyidir. Evlenmenin zorlaştığı bir zamanda değiliz ama evliliği sürdürebilmenin çok zor olduğu bir zamandayız. Rahat olun bunu dert etmeyin, kaderiniz sizi gelip bulacaktır meraklanmayın. Okulda açık bir haramla burun buruna olmak gibi bir tehlike ile karşı karşıya değilseniz yani haram bir zeminde bulunmuyorsanız sonunu getirin. Ortada bırakırsanız şeytan sizi yıllar sonra bile ezmeye çalışır. Dert üretirsiniz. Mü'min olmak imtihan içinde yaşamak demektir. Elbette herkes bir şeyler yapacak, haram helal önemsemeyecek. Siz mü'minsiniz, imanınızın gereğini yapacaksınız. Sakın gevşemeyin. Sabırlı olun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Nasıl imtihan kazanacaksınız o zaman? Duygularınıza esir olmayın; size kim gelse muhakkak onun da bir kusuru olacaktır. Evet, anneniz bu işte hata etmiştir. Zannederim Karadenizli olmanın farkı bu olsa gerek. Siz, sabrederek kazanın. Eşinizin başka yönlerini öne çıkarmaya çalışın zihninizde. Sabırlı olun, yavrunuzla teselli bulun. Bir de kendinize boş vakit bırakmayın. Bu sıkıntının temelinde efkârlanamaya yetecek kadar vakit bulabilmek vardır. Sosyal bir çalışma alanı bulun kendinize, kitap okumaya çalışın. Çok dua edin. Namazınızı ihmal etmeyin.
Selamünaleyküm. Siz ve eş adayınız, katı kararınızı bildirdikten sonra size yapabilecekleri bir şey yoktur. Kendinizi ispat edin onlara, büyük ihtimalle sizi çocuk görüyorlar. Gire çıka kendinizi ispat edin. Harama düşmektense gözden düşmeye razı olun.
Bunu bir imtihan kabul etmeye çalışın. Evlatlığınızı tam yapın, ondan aferin beklemeyin. Sabredin Allah'tan sevap kazanın. Madem hastadır anneniz, ona hasta gibi davranın. Menfaatinizi koruyun, eşinizi himaye edin ama annenizi dille ve eylemle özellikle incitmeyin. O kendine eziyet ederse onda da yapacak bir şeyiniz yoktur.
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Uzun olsa da sabırla biraz analiz biraz da tavsiye içerikli yazdıklarımı okumanızı istiyorum. -Evlilik, sabır, anlayış ve karşılıklı fedakârlık gerektiren bir yolculuktur. Fakat bu süreçte bazen insanlar birbirlerinin ihtiyaçlarını tam olarak anlamayabilir, özellikle de geçmişte yaşanan olumsuzluklar ilişkiye kalıcı zararlar verebilir. -İçinde bulunduğunuz duygusal durum ve soğuma hali, sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir süreçtir. Eşinizle yaşadığınız olumsuzluklar, sizin kendinizi kaybetmenize neden olmuş olabilir. Bu noktada kendinizi yeniden tanımak ve ne istediğinizi düşünmek önemlidir. Ne zaman mutlu oluyordunuz, ne zaman kendinizi huzurlu hissediyordunuz? Öncelikle bu sorulara cevap bulmak, içinde bulunduğunuz durumu anlamanızı sağlar. -Eşinizle yaşadığınız zorluklar ve sorunlar hakkında açık bir iletişim kurmak çok önemli. Ne hissettiğinizi, neye ihtiyaç duyduğunuzu ve eşinizin ne gibi davranışlarını değiştirmesini istediğinizi dürüstçe dile getirebilirsiniz. Tabii, bu konuşmaların kibar ve yapıcı olması, karşılıklı anlayışı artıracaktır. Bu noktada şunu unutmayın: İyi bir eş, sadece kendi hislerini değil, karşısındakinin hislerini de anlamaya çalışmalıdır. -Bazen ailevi baskılar ve geçmişte yaşanan travmalar, evlilik üzerindeki etkisini uzun süre gösterir. Özellikle aileler arası kıyaslamalar (annesinin ya da babasının davranışlarıyla ilgili sürekli kıyaslamalar gibi) evliliğinizi yıpratabilir. Bu durumda kendinizi aile baskısından uzak tutmaya çalışın ve evliliğinizin içindeki dinamiklere odaklanın. -Kendinizi sürekli evliliğe odaklamak yerine, bazen kendinize vakit ayırmak da oldukça önemli. Bu, bir hobi edinmek, yeni bir şeyler öğrenmek, ya da yalnızca bir süre yalnız kalmak olabilir. Kendi ruhsal sağlığınızı da düşünmeniz gerekmekte. Kendinizi sevin ve iyi hissetmeye çalışın. Bu, evliliğinizdeki baskıyı biraz olsun hafifletebilir. -Evlilik terapisi veya çift terapisi gibi profesyonel bir yardım almak, hem siz hem de eşiniz için faydalı olabilir. Bir uzman, tarafsız bir şekilde sizi dinler ve ilişkinizdeki zorlukları anlamanıza yardımcı olabilir. Bir terapist, hem sizin içsel sıkıntılarınızı hem de eşinizin olabilecek duygusal ihtiyaçlarını daha sağlıklı bir şekilde analiz edebilir. -Evliliğinizin ve yaşamınızın düzelmesi için dua etmek ve Allah'a yönelmek, kalbinizin huzur bulmasına yardımcı olabilir. İçsel bir rahatlama, uzun süredir yaşadığınız sıkıntılara karşı daha sağlıklı bir yaklaşım geliştirebilmenizi sağlar. Dua, kişinin yalnızca ruhunu rahatlatmaz, aynı zamanda doğru yönü bulmasını da sağlar. -Evliliğinizde yaşadığınız bu zorlukların zamanla geçebileceğini unutmayın. Ancak, sabırlı olmak ve doğru çözümü aramak önemlidir. Eğer karşılıklı olarak mutlu olmanız için herhangi bir çözüm bulunamıyorsa, o zaman bu konuyu tekrar düşünmeniz gerekebilir. Kendi huzurunuzun peşinden gitmek ve bir çözüm yolu bulmak en önemli adımdır. Rabbim size yardım etsin ve huzur versin.
aile ilişkileri konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Belli bir gelgitten sonra sizin becerebileceğiniz bir işin muhakkak olduğunu göreceksiniz. Siz de o işi yaparsınız ama size söylenen, evini ihmal etmeme sözünde haksız değiller. Dengeli olmak gerekiyor.
Çocuklarınızın dini durumlarına etki edemiyorsanız bari insani bağlarınızı koruyun. Hem din hem insanlık aynı anda elinizden gitmesin. Böylesini yapmaya çalışın. Madem siz üzerinize düşeni yaptınız, onların hesabını Allah’a salın.
Kızım, evlilik dediğimiz müessese hak kavgası yapılan bir alan değildir. “Benim hakkım – senin hakkın” çizgisinde yürüyen bir evlilik, bir süre sonra yorgun düşer ve muhabbetini kaybeder. Rabbimiz nikâhı, iki tarafın da birbirini tamamlayıp desteklemesi için meşru kılmıştır. Sen biraz fedakârlık edeceksin, eşin biraz fedakârlık edecek, eşinin ailesi de gerektiğinde geri durup anlayış gösterecek. Böylece yük tek bir tarafın omzuna binmeyecek, herkes üzerine düşeni yapacak. Unutma, sabır ve anlayış gösterilen her an, evlilik bağını güçlendirir. Bu bağın kopmaması için bazen kendi nefsinden feragat etmek, karşı tarafı anlamaya çalışmak gerekir. Ama bu fedakârlık tek taraflı değil, dengeli olmalıdır. Herkesin “ben bu yuvanın selameti için ne yapabilirim?” diye düşünmesi, huzuru getiren anahtardır. Şimdi sorularına vereceğim cevabı bu eksende düşünmeni istiyorum. -Eşinin dedesi, senin kendi akraban sayılmaz. Onu ziyaret etmek farz değil, ahlâken güzel ve doğru bir davranıştır. Ziyaretin miktarı, sıklığı, kalma süresi tamamen senin ve eşinin ortak rızasına bağlıdır. - Seni kıran tavırlar, özellikle haksız itham veya saygısızlık, kalpte soğukluk oluşturabilir. Bu insani bir durumdur, tek başına günah değildir. Ama düşmanlık besleyip beddua etmek ya da tamamen ilişkiyi koparmak (selamı sabahı kesmek) doğru olmaz. - Doğru olan, evlilikte bu tür ziyaretleri karşılıklı fedakârlıkla yürütmektir. Sırf “onların örfü böyle” diye senin zorlanman doğru olmaz. Tamamen gitmemek de evlilik huzurunu zedeleyebilir. Kocanla konuşarak ve anlaşarak dengeyi sağlamak zorundasınız.