Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben evliyim ve bir babayım. İşten eve, evden işe giden bir adamım. Eşimden çok soğudum. Çünkü bana sürekli “Sen nasıl babasın, nasıl kocasın, annen şöyle, baban böyle.” diyerek psikolojik baskı yaptı. Çocuklar küçük olduğu için o zamanlar hep içime attım. Son dört yıldır ise artık ne söylese zoruma gitmeye başladı. Bir kez boşandık. Beni adliyeye zorla götürdü. Anlaşmalı olduğu için hâkim hemen boşanabileceğimizi söyledi. Ben ise “Biraz düşünelim” dedim. O da bana “Ne oldu, korktun mu?” dedi. Ben de boşanmayı kabul ettim ve evden ayrıldım, babamlara gittim. On gün sonra pişman olduğunu söyledi. Tekrar nikâh kıymak için beklemeye başladık. Ancak yeniden sorun olunca “Gelmeseydin, seni zorla mı getirdik?” demeye başladı ve bu da beni iyice soğuttu. Bazen hakaret ediyor, bazen pişman olduğunu söylüyor. Ben böyle yapma dedikçe “Ben böyleyim, yapacak bir şey yok.” diyor. Tekrar nikâh kıydık ama artık o kadar soğudum ki ne söylese kalbimi kırıyor. Beni bu hale getiren o oldu. Şimdi beni içine kapanık, konuşmayan biri olarak tanımlıyor. Ama ben artık içimin ona asla ısınamayacağına kanaat getirdim. Hayattan da zevk almıyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bacı, sizin anlattığınızı esas alarak size cevap yazıyoruz. Belki eşinizin anlatacakları ile olayın seyri değişebilir. Bu cevap, sizin anlattığınız kadarının cevabıdır: Kadının çalışma mecburiyeti yoktur bizim dinimizde, evi geçindirmek zorunda olan erkektir. Size defalarca kapıyı göstermiş biri ile saadetiniz zor görünmektedir. Bu ayrıntılardan sonra da kızınız nedeni ile evinize dönmenizi anlamlı ve akıllı bir iş görmeyiz.
Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.
Kocanızla ilgili söz söyleyebilmek için onu iyi tanımak gerekir. Genel bilgiler üzerinden net/keskin cümleler beklemeniz kocanıza haksızlık olur. Örneğin bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekir. Eşinizle ciddi ve net bir konuşma yaptınız mı? Onun bu davranışlarının sizi ne kadar yıprattığını, evliliğinizi tehdit ettiğini açıkça dile getirdiniz mi? Bir danışmandan veya aile büyüklerinden yardım alabilir misiniz? Eşinizin değişme ihtimali var mı? Yoksa sadece yakalanınca vazgeçip sonra devam mı ediyor? Boşanma elbette kolay bir karar değildir. Ancak sürekli sadakatsizlik içinde olan, sizi değersiz hissettiren, psikolojinizi bozan ve huzurunuzu yok eden biriyle yaşamak sizi de çocuklarınızı da olumsuz etkiler. Çocuklar anne ve babanın ilişkisini görerek büyürler. Eğer sürekli tartışmalar, ihanetler ve mutsuzluk içinde bir aile ortamı olursa, onların ruh sağlığı da zarar görür. "Çocuklarım için katlanıyorum." diyorsunuz ama çocuklar mutsuz bir anneyle büyüyerek sağlıklı bireyler olamazlar. Sizin güçlü ve mutlu olmanız onlar için en iyisidir. Bu konuyu kocanızla çözme imkânı bulamazsanız aile büyüklerinizin desteğini almanızı tavsiye ederim. Yalnız kendi başınıza karar almayın. Allah sizlere çıkış yolu nasip etsin.
Selamünaleyküm. Şu anda, bu anlattığınız harf harf aynı ise eşinizle nikâhınız devam ediyor. Yine de siz, eşinizle beraber size yakın bir müftülüğe gidin, durumu anlatın, kalbiniz ve çevreniz rahat etsin.
Sakin kal ve sabırlı ol. Öfkeli kararlar verme, ibadetlerine sarıl, dua et. Eşinle sakince konuş. Suçlamadan, kırmadan duygularını anlat. Bahanelerine karşı hazırlıklı ol. "Aileni sevmen normal ama biz de senin aileniz, denge kurmalıyız." diyerek çözüm öner. Ortak bir karar almaya çalış. Haftada birkaç gün evde yemek yemesi, eve erken gelmesi ve ailece vakit geçirmeniz için anlaşma yapmaya çalış. Aile ilişkilerini dengede tut. Kayınvalidene tamamen uzak durma ama mecbur hissettiğinde kısa ziyaretlerle dengeyi sağla. Geç saatler ve ilgisizlik için ne yapabileceğine dair seni ve eşini tanıyan, sözüne güvendiğin kişilerle istişare et. Bununla beraber eşinin evine karşı böyle olmasının senden ve evdeki bir durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştır. Eğer varsa böyle bir şey o konuda neler yapabileceğini araştır ve hemen o konuya müdahale et. Yok, eğer sadece işiyle alakalı ise ona evi ile işi arasındaki dengeyi hatırlat. Amacın sadece yuvanı kurtarmak ve evindeki huzuru sağlamak olsun. Duygusal kırgınlıklarını belki daha sonra konuşmak üzere bir süre ertelemeye çalış. Her şeye rağmen düzelmezse o zaman aile büyüklerinle ne yapman gerektiği hususunda istişare et. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet ol.
aşağılamak konusundaki diğer fetvalar
Erkek, eşi üzerinde bir otoriteye sahiptir ancak bu otorite sevgi, şefkat ve adaletle uygulanmalıdır. Baskıcı, aşağılayıcı, hakaret içeren bir tavır İslam ahlakıyla bağdaşmaz. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), hanımlarına karşı son derece nazik, anlayışlı ve merhametliydi. Onları incitmekten kaçınır, ihtiyaçlarını gözetirdi. Erkeğin rızasını kazanmak, kadının onunla iyi geçinmesi ve ona karşı hürmetkâr olması anlamına gelir. Ama bu, erkeğin kadına zulmetmesine, hakaret etmesine veya onu baskı altına almasına izin vermez. Peygamberimiz, kadınların haklarını defalarca vurgulamış ve şunu söylemiştir: "Kadınlar hakkında Allah’tan korkun. Çünkü siz onları Allah’ın emanetiyle aldınız." (Müslim, Hac, 147) Dinimizde kadın, eşinin rızasını kazanma yükümlülüğü taşısa da bu durum kadını bir köle gibi her konuda izne tabi kılmaz. Kadın, evin sorumluluğunu taşır ve çocuğuyla ilgili kararlar alabilir. Peygamber Efendimiz, kadınların annelik ve ev içerisindeki sorumluluklarını överek, kadını "evinin ve çocuklarının çobanı" olarak tanımlamıştır. (Buhari, Cuma, 11) Evinizle ilgili harcamalar konusunda size bu kadar baskı yapılması da ahlaklı bir Müslüman’a yakışmaz. Erkeğin, eşine ve çocuğuna nafaka vermesi farzdır ve bu, kadını rencide edecek bir şekilde yapılmamalıdır. Bu bilgileri hatırlattıktan sonra şunları çözüm olarak sunabilirim. Yaşadığınız zorluklara karşı sabırla Allah’a yönelin ve çözüm için dua edin. Allah, kulunu haksızlık karşısında yalnız bırakmaz. Eşinizle sakin bir zamanda konuşmayı deneyin. Ona hissettiklerinizi, size yaptığı davranışların ne kadar yıpratıcı olduğunu anlatın. Onun davranışlarının Müslüman ahlakına uymadığını uygun bir dille ifade edin. Durumu tek başınıza çözmekte zorlanıyorsanız, güvenilir bir aile büyüğünden veya bir arabulucudan destek isteyebilirsiniz.
Kocanızla çalışmama konusunda anlaştıysanız bu durum başkasını ilgilendirmez. Ama kaynananızın rencide edici tutumları devam ederse buna kocanızın müdahale etmesi daha doğrudur. Ayrıca bir kadın çalışmak zorunda da değildir. Kocası ona bakmak ve masraflarını da karşılamak zorundadır. Evinizde çocuğunuzla birlikte annelik duygusunu doyasıya yaşayın. Akşama kocanızın yolunu gözleyin. Onu evde mutlu etmeye çalışın. Namazlarınızdan sonra ona hayır duada bulunun. Kanaatkâr bir hanım olun. Evinizde bereket olsun.
Onun kibirlenme zevkini öldürebilirsiniz. Onu yok kabul edin o da boşta kalsın. Siz etkilendikçe o kibrini abartmaktadır. İlgilenmeyin.