İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam benim sorum, erkeğin rızasıyla ilgili hadislerin kapsamı konusunda olacak. Eşim, her tartışmamızda ve fikir ayrılığımızda bana hakaretler ediyor, üstüme gelerek beni susturmaya çalışıyor. Aileme ve anne babama sürekli dil uzatıyor. Örneğin, bana "sen cahil bir kadınsın" diyeceği zaman, bunu "siz böylesiniz zaten" diyerek ailemi de içine katıp küçümseyici bir tonla söylüyor. Bana verdiği harçlıkla bebeğimize, evimize veya kendime aldığım en ufak bir şey için kavga çıkarıyor. Kendi haberi olmadan çöp bile atmamam, eve kimseyi almamam gerektiğini söylüyor. Bebeğimizi bile onun haberi olmadan yıkamamam gerektiğini iddia ediyor. Tüm bunların üzerimdeki hakkı olduğunu ve benim her adımımı kendi rızasına bağlamam gerektiğini savunuyor. Kendisi bana hakaretle konuşurken asla aynı üslupla karşılık vermem, sadece kendimi savunurum. Ancak ona göre benim kendimi savunmam bile günah. Ne derse ona "tamam" dememi, kendisinden razı olmam gerektiğini ve bunu Peygamberimizin hadisleriyle desteklediğini söylüyor. Fakat ben üzerimde ağır bir baskı hissediyorum. Gözümün ışığı söndü, kendimi bir hiç gibi hissediyorum. Lütfen beni aydınlatın. Allah razı olsun.

Cevap

Erkek, eşi üzerinde bir otoriteye sahiptir ancak bu otorite sevgi, şefkat ve adaletle uygulanmalıdır. Baskıcı, aşağılayıcı, hakaret içeren bir tavır İslam ahlakıyla bağdaşmaz. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), hanımlarına karşı son derece nazik, anlayışlı ve merhametliydi. Onları incitmekten kaçınır, ihtiyaçlarını gözetirdi. Erkeğin rızasını kazanmak, kadının onunla iyi geçinmesi ve ona karşı hürmetkâr olması anlamına gelir. Ama bu, erkeğin kadına zulmetmesine, hakaret etmesine veya onu baskı altına almasına izin vermez. Peygamberimiz, kadınların haklarını defalarca vurgulamış ve şunu söylemiştir: "Kadınlar hakkında Allah’tan korkun. Çünkü siz onları Allah’ın emanetiyle aldınız." (Müslim, Hac, 147) Dinimizde kadın, eşinin rızasını kazanma yükümlülüğü taşısa da bu durum kadını bir köle gibi her konuda izne tabi kılmaz. Kadın, evin sorumluluğunu taşır ve çocuğuyla ilgili kararlar alabilir. Peygamber Efendimiz, kadınların annelik ve ev içerisindeki sorumluluklarını överek, kadını "evinin ve çocuklarının çobanı" olarak tanımlamıştır. (Buhari, Cuma, 11) Evinizle ilgili harcamalar konusunda size bu kadar baskı yapılması da ahlaklı bir Müslüman’a yakışmaz. Erkeğin, eşine ve çocuğuna nafaka vermesi farzdır ve bu, kadını rencide edecek bir şekilde yapılmamalıdır. Bu bilgileri hatırlattıktan sonra şunları çözüm olarak sunabilirim. Yaşadığınız zorluklara karşı sabırla Allah’a yönelin ve çözüm için dua edin. Allah, kulunu haksızlık karşısında yalnız bırakmaz. Eşinizle sakin bir zamanda konuşmayı deneyin. Ona hissettiklerinizi, size yaptığı davranışların ne kadar yıpratıcı olduğunu anlatın. Onun davranışlarının Müslüman ahlakına uymadığını uygun bir dille ifade edin. Durumu tek başınıza çözmekte zorlanıyorsanız, güvenilir bir aile büyüğünden veya bir arabulucudan destek isteyebilirsiniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.

Hocam, 12 yıllık evli ve 3 kız çocuğu babasıyım. Yıllardır eşimle yatak odası ko
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeye rağmen eşler aralarındaki eşliğin gerektirdiği sevgi ve saygıyı yitirmemeye çalışmalıdırlar. Peygamberlerin de eşleriyle bu tür sorunları oldu ama onları boşamayı denemediler. Evet, Müslüman'ın kendi evinden vurulması çok ağır bir imtihandır fakat bu bir imtihandır. İmtihanlar bizim isteğimize ve keyfimize göre olmayacaktır elbette. Kesinlikle sabırlı ve nazik olacaksınız. Sizin tartışmanızda nazik olan kazanacaktır. Her işte sabırlı olanlar, kabalığa başvurmayanlar sonuca ererler. Allah Teala size böyle bir imtihan takdir buyurdu ise siz bunu kazanmaya mecbursunuz. Zira, namaz kılmak için gösterdiğiniz gayretten sevap kazandığınız gibi eşinize tahammül etmekten de sevap kazanacaksınız. Zor ama gerekli bir uygulamadır bu. Aman sabredin, seviyenizi düşürmeyin. Kopacaksa koparan diğeri olsun. Çocuklarınızın gözünde de iyi örnek siz olmalısınız. Allah'ı ve Peygamber'ini sevmenin gereği budur. Allah'a emanet olunuz.

Hocam ben elimden geldiğince ibadetimi yapmaya çalışıyorum, Allah ve Resulullah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evvela şunu bil, aile rızası, özellikle anne duası bu hayatta öyle bir berekettir ki ne aşkla ne tutkuyla ölçülebilir. Annenin gözyaşıyla kurulan bir yuvada huzur kolay kolay yeşermez. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) annenin ayağının altını cennet olarak tarif etti. Annenin rızası olmayan bir evlilik, rüzgârsız denize açılmış yelkenlidir. Ama senin halini de küçümseyemeyiz. Kalbin birini sevmiş. Sevmek suç değil. Allah'ın yarattığı bir duygudur. Ancak evlilik, sadece aşkı değil; aklı, imanı, sabrı ve istikameti de omuzlamaktır. Bu hanımefendi belki iyi niyetlidir, belki seninle mutlu olmayı da ister. Fakat unutma, evlilik, iki kişi arasında kurulmaz sadece. İki ailenin, iki geçmişin ve iki farklı dünyanın da buluşmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç hususu sana maddeler hâlinde aktarayım: Aileni ezerek evlenme. Onların rızasını almadan yapılan evlilik, ileride seni ya onların vefatıyla ya da pişmanlıkla sınar. Onlara rağmen bir hayat kurarsan bu sevgi zamanla külfete dönüşebilir. Hanımefendinin bakış açısını da ölç. "Senin hayatın, sen karar ver." diyen bir yaklaşım kulağa doğru gelse de aileni yok sayan bir anlayışa dönüşüyorsa, bu ileride seni yalnızlığa sürükleyebilir. Evleneceğin insan, sadece seni değil aileni de sevebilecek bir gönle sahip olmalı. Sevgi büyüktür ama istikamet daha büyüktür. Şeytan bazen meşru olmayan yollarda bizi duygularımızla kandırır. Aşkın haram boyutu yoksa sabredilirse sevap olur. Ama sabredilemezse günaha döner. Senin durumun henüz bu sınıra gelmemiş görünüyor. Ama dikkat et, kalbin fitneye de açıktır. İstişare ve dua silahın olsun. Ailenden başka değer verdiğin, Allah’tan korkan bir iki kişiyle istişare et. Ve özellikle istihareyi ihmal etme. Gönlün huzur bulana kadar aceleci olma. Seni kendine çağıranla değil, Allah’a yaklaştıranla yürümeye bak. Bu hanımefendi seni ailesiz bir karar almaya çağırıyorsa “Yarın bir gün başka kırılmalarda da seni yalnız bırakabilir mi?” sorusunun cevabı da önemlidir. Son söz olarak sakın karamsarlığa düşme. Allah senin niyetine bakar. Doğru olanı yaparsan, seni sevdiğinden mahrum etmez, ya onunla ya da ondan daha hayırlısıyla buluşturur. Allah'a emanet ol, gönlünü Rabbine aç, annenin duasına sarıl.

Hocam benden on yaş büyük, daha önce evlenip boşanmış ve bir çocuğu olan bir han
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.

Hocam eşimin annesi kayınbabam vefat ettikten sonra bizde kalmaya başladı. Kendi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.

Hocam babam, evdeki tek maddi geliri sağlayan kişi olduğu için her konuda kendin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.

Hocam evlilikte eşler birbirine örtü gibidir, birbirlerinin ihtiyaçlarına kefil

aşağılamak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Uzun olsa da sabırla biraz analiz biraz da tavsiye içerikli yazdıklarımı okumanızı istiyorum. -Evlilik, sabır, anlayış ve karşılıklı fedakârlık gerektiren bir yolculuktur. Fakat bu süreçte bazen insanlar birbirlerinin ihtiyaçlarını tam olarak anlamayabilir, özellikle de geçmişte yaşanan olumsuzluklar ilişkiye kalıcı zararlar verebilir. -İçinde bulunduğunuz duygusal durum ve soğuma hali, sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir süreçtir. Eşinizle yaşadığınız olumsuzluklar, sizin kendinizi kaybetmenize neden olmuş olabilir. Bu noktada kendinizi yeniden tanımak ve ne istediğinizi düşünmek önemlidir. Ne zaman mutlu oluyordunuz, ne zaman kendinizi huzurlu hissediyordunuz? Öncelikle bu sorulara cevap bulmak, içinde bulunduğunuz durumu anlamanızı sağlar. -Eşinizle yaşadığınız zorluklar ve sorunlar hakkında açık bir iletişim kurmak çok önemli. Ne hissettiğinizi, neye ihtiyaç duyduğunuzu ve eşinizin ne gibi davranışlarını değiştirmesini istediğinizi dürüstçe dile getirebilirsiniz. Tabii, bu konuşmaların kibar ve yapıcı olması, karşılıklı anlayışı artıracaktır. Bu noktada şunu unutmayın: İyi bir eş, sadece kendi hislerini değil, karşısındakinin hislerini de anlamaya çalışmalıdır. -Bazen ailevi baskılar ve geçmişte yaşanan travmalar, evlilik üzerindeki etkisini uzun süre gösterir. Özellikle aileler arası kıyaslamalar (annesinin ya da babasının davranışlarıyla ilgili sürekli kıyaslamalar gibi) evliliğinizi yıpratabilir. Bu durumda kendinizi aile baskısından uzak tutmaya çalışın ve evliliğinizin içindeki dinamiklere odaklanın. -Kendinizi sürekli evliliğe odaklamak yerine, bazen kendinize vakit ayırmak da oldukça önemli. Bu, bir hobi edinmek, yeni bir şeyler öğrenmek, ya da yalnızca bir süre yalnız kalmak olabilir. Kendi ruhsal sağlığınızı da düşünmeniz gerekmekte. Kendinizi sevin ve iyi hissetmeye çalışın. Bu, evliliğinizdeki baskıyı biraz olsun hafifletebilir. -Evlilik terapisi veya çift terapisi gibi profesyonel bir yardım almak, hem siz hem de eşiniz için faydalı olabilir. Bir uzman, tarafsız bir şekilde sizi dinler ve ilişkinizdeki zorlukları anlamanıza yardımcı olabilir. Bir terapist, hem sizin içsel sıkıntılarınızı hem de eşinizin olabilecek duygusal ihtiyaçlarını daha sağlıklı bir şekilde analiz edebilir. -Evliliğinizin ve yaşamınızın düzelmesi için dua etmek ve Allah'a yönelmek, kalbinizin huzur bulmasına yardımcı olabilir. İçsel bir rahatlama, uzun süredir yaşadığınız sıkıntılara karşı daha sağlıklı bir yaklaşım geliştirebilmenizi sağlar. Dua, kişinin yalnızca ruhunu rahatlatmaz, aynı zamanda doğru yönü bulmasını da sağlar. -Evliliğinizde yaşadığınız bu zorlukların zamanla geçebileceğini unutmayın. Ancak, sabırlı olmak ve doğru çözümü aramak önemlidir. Eğer karşılıklı olarak mutlu olmanız için herhangi bir çözüm bulunamıyorsa, o zaman bu konuyu tekrar düşünmeniz gerekebilir. Kendi huzurunuzun peşinden gitmek ve bir çözüm yolu bulmak en önemli adımdır. Rabbim size yardım etsin ve huzur versin.

Hocam, ben evliyim ve bir babayım. İşten eve, evden işe giden bir adamım. Eşimde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kocanızla çalışmama konusunda anlaştıysanız bu durum başkasını ilgilendirmez. Ama kaynananızın rencide edici tutumları devam ederse buna kocanızın müdahale etmesi daha doğrudur. Ayrıca bir kadın çalışmak zorunda da değildir. Kocası ona bakmak ve masraflarını da karşılamak zorundadır. Evinizde çocuğunuzla birlikte annelik duygusunu doyasıya yaşayın. Akşama kocanızın yolunu gözleyin. Onu evde mutlu etmeye çalışın. Namazlarınızdan sonra ona hayır duada bulunun. Kanaatkâr bir hanım olun. Evinizde bereket olsun.

Hocam ben dört yıl önce Radyoloji teknikerliği bölümünden mezun oldum. Mezun old
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Onun kibirlenme zevkini öldürebilirsiniz. Onu yok kabul edin o da boşta kalsın. Siz etkilendikçe o kibrini abartmaktadır. İlgilenmeyin.

Hocam yakın çevremde kibirli, kendini çok beğenen, kendi beğenmediğini aşağılayı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.