İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben dört yıl önce Radyoloji teknikerliği bölümünden mezun oldum. Mezun olduğum yıl evlendim, Allah'a hamdolsun güzel bir evliliğim ve bana karşı çok iyi bir eşim var. Eşim de Radyoloji teknikerliği yapıyor devlet hastanesinde. İlk günden beri benim için o ortamın uygun olmadığını ve çalışmamı istemediğini söyledi. Ben de ortamı az çok bildiğim için çalışmak istemedim. Elhamdülillah Rabbim iki yıl önce bize bir erkek evlat nasip etti, ben de önceliğimin anneliğim ve evim olduğunu düşünerek hiç çalışmayı düşünmedim. Fakat eşimin annesi her fırsatta beni aşağılarcasına çalışmamın gerektiğini herkesin içinde söylüyor ve hatta bazen o kadar üzerime geliniyor ki ne yapacağımı bilmiyorum. Bu insanlara karşı tavrım ne olmalıdır, nasıl davranmalıyım bilmiyorum. Kalbim kırılıyor onlara karşı ve soğuyorum. Onları kırmamak için karşılık vermiyorum ama bu durumda ben bunalan taraf oluyorum. Ne yapmam gerekiyor, tesettürüme dikkat ederek çalışmam mı doğrudur yoksa çalışmamalı mıyım?

Cevap

Kocanızla çalışmama konusunda anlaştıysanız bu durum başkasını ilgilendirmez. Ama kaynananızın rencide edici tutumları devam ederse buna kocanızın müdahale etmesi daha doğrudur. Ayrıca bir kadın çalışmak zorunda da değildir. Kocası ona bakmak ve masraflarını da karşılamak zorundadır. Evinizde çocuğunuzla birlikte annelik duygusunu doyasıya yaşayın. Akşama kocanızın yolunu gözleyin. Onu evde mutlu etmeye çalışın. Namazlarınızdan sonra ona hayır duada bulunun. Kanaatkâr bir hanım olun. Evinizde bereket olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Nasıl imtihan kazanacaksınız o zaman? Duygularınıza esir olmayın; size kim gelse muhakkak onun da bir kusuru olacaktır. Evet, anneniz bu işte hata etmiştir. Zannederim Karadenizli olmanın farkı bu olsa gerek. Siz, sabrederek kazanın. Eşinizin başka yönlerini öne çıkarmaya çalışın zihninizde. Sabırlı olun, yavrunuzla teselli bulun. Bir de kendinize boş vakit bırakmayın. Bu sıkıntının temelinde efkârlanamaya yetecek kadar vakit bulabilmek vardır. Sosyal bir çalışma alanı bulun kendinize, kitap okumaya çalışın. Çok dua edin. Namazınızı ihmal etmeyin.

Hocam ben 27 yaşındayım. İki sene kadar önce görücü usulüyle evlendim. Hasta ann
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm hocam. Ben 23 yaşında, 6 aylık evli bir bayanım. Mühendisim fakat
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.

Hocam evlilikte eşler birbirine örtü gibidir, birbirlerinin ihtiyaçlarına kefil
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.

İki yıl önce tesettüre girmeye ve İslam’ı tam olarak yaşamaya karar verdim, o dö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz, "Müslüman kadının çalışması yasaktır." şeklinde bir kural koymamıştır. Bu yüzden kadının çalışması, para kazanması, zengin olmasında hiçbir sakınca yoktur. Kadın için de erkek için de çalışırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Bu kurallar yok sayıldığında çalışmak erkek için de kadın için de sıkıntı oluşturabilir. Bir hanım çalışacağı zaman kadınlığı, tesettürü zarar görmemelidir. Halvet (bir erkekle başkasının giremeyeceği bir ortamda yalnız kalma), erkeklerle karma bir ortamda mahremiyet kurallarını aşacak şekilde bulunma, göz kirliliği, temas sıkıntısı gibi sakıncalardan uzak olmalıdır. Çalışma şartları, kadının anneliğine de zarar vermemeli. Onu, çocuklarını ihmal edeceği bir pozisyona düşürmemelidir. Bu şartlara dikkat edildikten sonra kadının çalışmasında bir sakınca yoktur.

Hocam ben, eşinden boşanmış, iki çocuklu bir anneyim. Çocuklarım üniversite sına
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere tıbbin bütün imkanlarını kullanın. Ondan sonra olmuyor deyin.İkinci olarak da asıl bu durumda yatak ilişkinizi bir tedavi-teselli olarak sürdürmeniz gerekirdi, yanlış yapmışsınız. Yeniden yatağa dönün. Çok dua edin. Kitap okuma, sohbetlere gitme gibi bir ilave iş üretin kendinize. Bayanlar arasında çocuğunuzun olmamasını gündem yapmamaya çalışın. Biri bin yaparak size yaralarlar. Allah yardımcınız olsun. Çocuk büyük bir nimettir elbette ama hayat çocuk demek değildir. Dengeli bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben iki yıllık evliyim. Eşim memur olduğu için memleketimizden ayrı bir il

aşağılamak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkek, eşi üzerinde bir otoriteye sahiptir ancak bu otorite sevgi, şefkat ve adaletle uygulanmalıdır. Baskıcı, aşağılayıcı, hakaret içeren bir tavır İslam ahlakıyla bağdaşmaz. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), hanımlarına karşı son derece nazik, anlayışlı ve merhametliydi. Onları incitmekten kaçınır, ihtiyaçlarını gözetirdi. Erkeğin rızasını kazanmak, kadının onunla iyi geçinmesi ve ona karşı hürmetkâr olması anlamına gelir. Ama bu, erkeğin kadına zulmetmesine, hakaret etmesine veya onu baskı altına almasına izin vermez. Peygamberimiz, kadınların haklarını defalarca vurgulamış ve şunu söylemiştir: "Kadınlar hakkında Allah’tan korkun. Çünkü siz onları Allah’ın emanetiyle aldınız." (Müslim, Hac, 147) Dinimizde kadın, eşinin rızasını kazanma yükümlülüğü taşısa da bu durum kadını bir köle gibi her konuda izne tabi kılmaz. Kadın, evin sorumluluğunu taşır ve çocuğuyla ilgili kararlar alabilir. Peygamber Efendimiz, kadınların annelik ve ev içerisindeki sorumluluklarını överek, kadını "evinin ve çocuklarının çobanı" olarak tanımlamıştır. (Buhari, Cuma, 11) Evinizle ilgili harcamalar konusunda size bu kadar baskı yapılması da ahlaklı bir Müslüman’a yakışmaz. Erkeğin, eşine ve çocuğuna nafaka vermesi farzdır ve bu, kadını rencide edecek bir şekilde yapılmamalıdır. Bu bilgileri hatırlattıktan sonra şunları çözüm olarak sunabilirim. Yaşadığınız zorluklara karşı sabırla Allah’a yönelin ve çözüm için dua edin. Allah, kulunu haksızlık karşısında yalnız bırakmaz. Eşinizle sakin bir zamanda konuşmayı deneyin. Ona hissettiklerinizi, size yaptığı davranışların ne kadar yıpratıcı olduğunu anlatın. Onun davranışlarının Müslüman ahlakına uymadığını uygun bir dille ifade edin. Durumu tek başınıza çözmekte zorlanıyorsanız, güvenilir bir aile büyüğünden veya bir arabulucudan destek isteyebilirsiniz.

Hocam benim sorum, erkeğin rızasıyla ilgili hadislerin kapsamı konusunda olacak.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Uzun olsa da sabırla biraz analiz biraz da tavsiye içerikli yazdıklarımı okumanızı istiyorum. -Evlilik, sabır, anlayış ve karşılıklı fedakârlık gerektiren bir yolculuktur. Fakat bu süreçte bazen insanlar birbirlerinin ihtiyaçlarını tam olarak anlamayabilir, özellikle de geçmişte yaşanan olumsuzluklar ilişkiye kalıcı zararlar verebilir. -İçinde bulunduğunuz duygusal durum ve soğuma hali, sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir süreçtir. Eşinizle yaşadığınız olumsuzluklar, sizin kendinizi kaybetmenize neden olmuş olabilir. Bu noktada kendinizi yeniden tanımak ve ne istediğinizi düşünmek önemlidir. Ne zaman mutlu oluyordunuz, ne zaman kendinizi huzurlu hissediyordunuz? Öncelikle bu sorulara cevap bulmak, içinde bulunduğunuz durumu anlamanızı sağlar. -Eşinizle yaşadığınız zorluklar ve sorunlar hakkında açık bir iletişim kurmak çok önemli. Ne hissettiğinizi, neye ihtiyaç duyduğunuzu ve eşinizin ne gibi davranışlarını değiştirmesini istediğinizi dürüstçe dile getirebilirsiniz. Tabii, bu konuşmaların kibar ve yapıcı olması, karşılıklı anlayışı artıracaktır. Bu noktada şunu unutmayın: İyi bir eş, sadece kendi hislerini değil, karşısındakinin hislerini de anlamaya çalışmalıdır. -Bazen ailevi baskılar ve geçmişte yaşanan travmalar, evlilik üzerindeki etkisini uzun süre gösterir. Özellikle aileler arası kıyaslamalar (annesinin ya da babasının davranışlarıyla ilgili sürekli kıyaslamalar gibi) evliliğinizi yıpratabilir. Bu durumda kendinizi aile baskısından uzak tutmaya çalışın ve evliliğinizin içindeki dinamiklere odaklanın. -Kendinizi sürekli evliliğe odaklamak yerine, bazen kendinize vakit ayırmak da oldukça önemli. Bu, bir hobi edinmek, yeni bir şeyler öğrenmek, ya da yalnızca bir süre yalnız kalmak olabilir. Kendi ruhsal sağlığınızı da düşünmeniz gerekmekte. Kendinizi sevin ve iyi hissetmeye çalışın. Bu, evliliğinizdeki baskıyı biraz olsun hafifletebilir. -Evlilik terapisi veya çift terapisi gibi profesyonel bir yardım almak, hem siz hem de eşiniz için faydalı olabilir. Bir uzman, tarafsız bir şekilde sizi dinler ve ilişkinizdeki zorlukları anlamanıza yardımcı olabilir. Bir terapist, hem sizin içsel sıkıntılarınızı hem de eşinizin olabilecek duygusal ihtiyaçlarını daha sağlıklı bir şekilde analiz edebilir. -Evliliğinizin ve yaşamınızın düzelmesi için dua etmek ve Allah'a yönelmek, kalbinizin huzur bulmasına yardımcı olabilir. İçsel bir rahatlama, uzun süredir yaşadığınız sıkıntılara karşı daha sağlıklı bir yaklaşım geliştirebilmenizi sağlar. Dua, kişinin yalnızca ruhunu rahatlatmaz, aynı zamanda doğru yönü bulmasını da sağlar. -Evliliğinizde yaşadığınız bu zorlukların zamanla geçebileceğini unutmayın. Ancak, sabırlı olmak ve doğru çözümü aramak önemlidir. Eğer karşılıklı olarak mutlu olmanız için herhangi bir çözüm bulunamıyorsa, o zaman bu konuyu tekrar düşünmeniz gerekebilir. Kendi huzurunuzun peşinden gitmek ve bir çözüm yolu bulmak en önemli adımdır. Rabbim size yardım etsin ve huzur versin.

Hocam, ben evliyim ve bir babayım. İşten eve, evden işe giden bir adamım. Eşimde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Onun kibirlenme zevkini öldürebilirsiniz. Onu yok kabul edin o da boşta kalsın. Siz etkilendikçe o kibrini abartmaktadır. İlgilenmeyin.

Hocam yakın çevremde kibirli, kendini çok beğenen, kendi beğenmediğini aşağılayı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.