Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bırını sewıyordum ve o kısıyle ıstemeden de olsa yakınlastım ve sonra bızı ayırdılar ve ben o yakınlasmaları kafamdan atamıyorum. Cok pısmanım ama o kısıyı hala sewıyorum. Hep ıcımde kaldı. Su an ewlıyım ve hala bazen onu dusunuyorum. Yakınlastıgımız anları degıl ama beraber dınledımız sarkıları, gıttımız parkları, bazen de fotografına bakıyorum. Esımı mutlu edıyorum, sewıyorum, saygı duyuyorum, mutluyuz ama o kısı hep aklımda hep. Unutamıyorum, unutmak ıstemıyorum. Ben sımdıkı esımle aıleler ısteyerek ewlendım. Mecbur kaldım. Aılem cok acı cektırdı bana. Ne yapmalıyım hocam? Bazen eskı sevdıgımle konusuyorum aglıyoruz, sonra bıraz rahatladıktan sonra konusmuyoruz aylarca sonra bır daha konusuyoruz msnde. Ben hata yapıyorum bılıyorum ama sevıyorum, unutamıyorum. Ne yapmalıyım? Bana cıkıs yolu gosterın, bı dua ogretın bunun ıcın. Esımın hakkına gırmekten korkuyorum. Benım ıcın dua edın bır bebegım olsun hayırlısı ıle o zaman hayatım degısır dıye dusunuyorum ınsallah. Bana yardım edın, allah rızası ıcın.
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Evvela, başkasının istiharesi sizin için yeterli değildir. Onu unutun. Ailenizin büyükleri size makul şeyler söylüyorlar ama ne haramdır ne ardır sizin böyle bir teklifte bulunmanız. Ablanız ise olacak olanı söylemiş. Bunun ortası şudur: Üçüncü bir şahıs sizin adınıza sizden habersiz gibi bu işi kotarsın. Sakın anne babanızın rızası olmayan bir işi yapmayın. Yaşınız çok küçük, kesinlikle aldanırsınız. Bir de bu işe dini alet etmeyin.
Selamünaleyküm. Bir kere abarttığınızı bilin. Gençsiniz, tecrübeniz az; önünüze çıkan ilk fırsatı şeytan abartıp duruyor size. O kişi yanlıştır demiyorum. Hiçbir insan o denli abartılamaz diyorum. Mesela o kişinin, sizin bilmediğiniz bir nişanlısı varsa ne yapacaksınız, intihar mı edeceksiniz? Daha dengeli olmalısınız. Şöyle yapın: Sizden biri ile bu duygularınızı paylaşın. O da ona sizi önersin. Olacak bir şey ise o size gelir siz de maksadınıza ulaşmış olursunuz. Olmayacak bir şey ise kendinizi süründürmezsiniz.
Aleykümselam. Allah size sabır versin. Evet, tam anlamıyla bir imtihan içindesiniz. Eşiniz ve siz, zalim olmayın, onlara bilerek zulmetmeyin yeter sizin için. Böyle bir hata ederseniz de helallik isteyin, hatayı telafi etmeye çalışın, gerisini Allah’ın mağfiretine havale edin. Şeytan sizi ve ailenizin fertlerini geçmişin sıkıntıları ile oyalamasın. Evinizi farklı bir yere taşımanız da mümkündür. Fitneden uzak kalmanız daha da uygun olur. Eşiniz, babasının acil bir hizmeti olursa onu görür. Size tavsiyem, aile büyüklerinizden aklı başında birini kendinize danışman olarak belirleyin. Sizin adınıza bu tartışmaları o yürütsün. Allah’a emanet olun.
Bütün bu yaptıklarınızdan belki de daha ağırı bu yapmakta olduğunuz iştir. Sen kimsin ki, Allah'ın mağfiretinin ve rahmetinin üstünde bir iş yapabileceksin? Kimsin, ne olabilirsin, hacmin ne? Ya şeytanın seni ikinci bir facia için kullanmasına izin veriyorsun ya da bilerek bunu bir oyun olarak yapıyorsun; sebep ne olursa olsun, yaptığın, düşündüğün yanlıştır. Bırak bunları ve Rabbine dön.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evvela, abartmamaya çalışın. Ciddi bir şekilde abartıyorsunuz. Zikrettiğiniz konuları normal ölçülerde ele alın. İkinci olarak da, meraklanmayın kader sizi vakti geldiğinde bir saat içinde tanıştırır ve işinizi bitirir. Allah'a tevekkül edin.
Selamünaleyküm. Kendinizi sakın böyle tarif etmeyin. Adeta öyle olmayı istiyor gibisiniz. Gerektiğinde guslünüzü alın. Beyninizde fırtınalar kopsa bile o durumda dahi namazınızı kılın. En kısa zamanda evlenin. Şehveti kışkırtıcı gıdalardan mümkün olduğu kadar kısın. Kendinize bir meşgale üretin. Uyku dışında 'işiniz olmayan' bir saatiniz bile olmasın. Çok uda edin. Tevbe edin.
Selamünaleyküm. Evet, bu bir insana bakmak gibi değildir ama bir başlayınca sele dönüşecek afettir. Şeytanın ciddi tuzaklarındandır. Bekarı evlilikten, evliyi evinden soğutan bu afetten kendinizi koruyun.
Bunun adı evlilik değil oyun olmuş. Bir erkeğin hakkını çiğniyorsunuz. Doktora görünebilirsiniz. Buna rağmen, o da sizi boşamak istiyorsa onu bunu bırakın boşanıp zarardan dönün. Yaptığınız hiç doğru bir şey değildir. Beceremiyorsanız bari yoldan çekilin.
Ateşin kenarından çekilin. Kimsenin kızıyla böyle şeyler konuşmayın. Bunlar, sizden önceki milyonlarca insana şeytanın kurduğu tuzakların aynısıdır. Kaçın ve kendinizi kurtarın. Birbirinizin yanmasına da vesile olmayın. Ateşin kenarındasınız, hemen çekilin. Cinselliğiniz sizi sıkıştırdı ise bunu anne babanıza iletin. Size helal bir eş adayı bulsunlar. Hemen evlenin. Sakın iş, aş gibi uyduruk nedenlere takılmayın. Tabii ki, huzurlu bir dünya hayatı ve cehennemsiz bir ahiret istiyorsanız.
Allah Teâlâ, size afiyetler versin. Geçmiş olsun. Bir kadının yirmi yıl, eşinden erkeklik beklemesi gerekmez. Siz daha önce de boşanmayı isteyebilirdiniz. Bu arada kızlığınızın gitmesinden daha ince bir ölçü olarak kaydedersek eğer, BİRLEŞME denecek durum olmadı ise iddet beklemeniz de gerekmez.