Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben lise öğrencisiyim. Öğle arası namazımın hepsini kılmaya yetmiyor. Sünnetini evde kılıyorum. Farz ve son sünnetini okulda teneffüste kılıyorum. Dolayısıyla sünnetle farzın arasına yaklaşık 50 dakika giriyor. Böyle kılmam sorun olur mu? Allah'a emanet olun hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. O namazın vakti çıkıncaya kadar sünnetler kılınabilir.
Selamünaleyküm. Önce farzlardan kurtulma yolunu bul ama bu mesele bir İRADE MESELESİDİR. Namazda böyle olan esasen her işinde bir irade zafiyeti içinde demektir. Azminizi güçlü tutmaya çalışın. Çevrenizi yenileyin. Çok dua edin. Bir ders halkası bulup ona katılın.
Bir namazın vaktinin çıkmasına kalan vakit sadece farzı kılmaya yetecek kadar ise farzı kılmak, sünnetleri bırakmak gerekir. Rahat rahat sünnetler de kılınabilecekse sünnetleri kılmak evla olur. 45 dakika yeterli ve geniş bir vakittir, sünnetler öyle bir durumda kılınmalıdır. 15 dakika kadar kaldı ise sadece farz kılınmalıdır.
Akşam namazına kırk dakika kaldıktan sonra sadece farz kılınmalıdır.
Aleykümselam. İnsanın kendi kafasına göre yaptığı her iş akıbeti meçhuldür. Sünnet'e uyun, size öğretileni yapın daha iyisini yaparsınız.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Sünnet'lerini iki açıdan ele alabiliriz. Birinci açı, O'nun kimliğini ve bize vermek istediği mesajın genelini yansıtan açıdır ki, bu açıdan Sünnet'i basit görmenin ucu kâfir olmaya kadar gidebilir. İkinci açı ise, farz, vacip olmayan hükümler anlamına gelen Sünnet açısıdır. İkinci açıdan bakıldığında yani farz vacip olmayan hükümler açısından bakıldığında, bir Müslüman'ın Sünnet olan ibadetleri yapmadığı için 'farzlar gibi' hesaba çekileceğini söyleyemeyiz. Bu durum, onun ecir kaybetmeyeceği anlamına da gelmemektedir elbette.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz de görüyorsunuz ve hissediyorsunuz ki, ortada samimi bir şekilde 'helaldir' demeye müsait olmayan bir durum vardır. 'Haramdır' demeye de uygun bir durum yoktur. Bir şüphe ortamında bulunuyorsunuz. Mümkün olduğu kadar kendinizi korumaya çalışacaksınız.
Selamünaleyküm. Bir kadının nafile bir ibadet için kocasının iznini alması şarttır. Kocasının malından nafile bir işe yani farz olmayan bir işe harcama yapması asla caiz değildir. Bu bir çeşit çalmadır. Kocasından helallik alması gerekir. Hastanedeki durum şöyledir: Doktor veya alt birimdeki erkek görevliden başkası yoksa işinizi görmenizde sakınca yoktur. Yalnız bu durumda onunla baş başa kalmamanız gerekir. Yanınıza ya sizden birini ya da bir hemşireyi aldırın. Bu kural için 'başka imkân yok' diyebilmeniz yeterlidir. Sizin bulunduğunuz bir ortamda erkek bir hastanın bulunması ise yasalar nezdinde de yasaktır zaten. Onu bir hak olarak kullanmalısınız. Allah geçmiş etsin, afiyetinizi iade etsin.
Kan çıkması konusunda ağız için beden içi gibidir. Dışarı çıkmadıkça içerideki kanamanın abdeste zararı olmaz. Dışarı çıktığında da tükürükten fazla olanı abdesti bozar.
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, tekrarında dikkat edin. Başka yapmanız gereken bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. -Ajandanıza notlar yazmanız ona abdestli tutmanızı gerektirmez. Abdestli tutarsanız faziletli olanı yapmış olursunuz. -Namazda safların sık tutulması dinin emirlerinden bir emirdir; diğer emirleri uygulatmada ne yapabiliyorsanız bunda da onu yaparsınız. Daha büyük bir hataya neden olmayacak bir üslupla ikaz edersiniz.
Selamünaleyküm. Böyle oruç olmaz. Tutmamış oldunuz.