Fetva Meclisi
Soru
Ağız içindeki kan tükürükten fazla dahi olsa tükürülmezse de ağızda kalsa abdeste zararı olur mu? Allah’a emanet olunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Burundan dışarı akmayan kan abdesti bozmaz.
Hanefîlere göre bedendeki bir yaradan çıkıp yaranın dışına akan kan abdesti bozar. Diş etinden çıkan kan ise karıştığı tükürüğün yarısı veya daha fazlası kadar olduğunda abdesti bozar. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Şâfiîlere göre ise abdest, sadece ön ve arkadan çıkan şeylerle bozulur. Bunların dışındaki yerlerden gelen sıvılar abdesti bozmaz. Dolayısıyla Şâfiîlere göre diş eti kanamasıyla abdest bozulmaz. (Mâverdî, el-Hâvî, 1/199-200)
Selamünaleyküm. Tükürüğünüzün rengini yarıdan fazla kan rengi yapmadıkça zararı yoktur. Bu kanama iki saatten fazla sürerse özürlü duruma geçersiniz, o abdestle bir dahaki namaz vaktine kadar abdestli olabilirsiniz. Geçmiş olsun.
Akıcı kan abdesti bozar. Bu şu anlama gelir; peçeteyi yaralı yerinize sürüp kanı aldığınızda, o yere tekrar kan gelirse bu gelen kan akıcı özelliğe sahip olduğu için abdesti bozar. Aksi bozmaz.
Tükürüğünüzde kan balgamdan daha fazla ise abdest bozulur. Bu durum artık başka türlüsü olmaz bir duruma geldi ise maazallah, o takdirde de özürlü sayılırsınız. Her ezan vaktinde bir abdest alırsınız. Bu sebepten abdestiniz bozulmaz.
Selamünaleyküm. Dişinizi ağzınızı yıkamanız kanatıyorsa abdestte ağız yıkamayın. Başka bir nedenle dişleriniz kanıyorsa akan kan, tükürükten fazla olmadıkça abdestiniz bozulmaz. Endişelenmeyin, namaz kılın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz de görüyorsunuz ve hissediyorsunuz ki, ortada samimi bir şekilde 'helaldir' demeye müsait olmayan bir durum vardır. 'Haramdır' demeye de uygun bir durum yoktur. Bir şüphe ortamında bulunuyorsunuz. Mümkün olduğu kadar kendinizi korumaya çalışacaksınız.
Selamünaleyküm. Öncelikli olan sadece farzı kılmandır, gerisinde bir sıkıntı yoktur.
elamünaleyküm. 1- Sizde, resmi bir şekilde bulunan kimliklere ait haklardan birini kullanmanızda sakınca olmaz. Özel bir kayıt konmamış ise mesela, 'en pahalısını kullanacaksın' denmemiş ise serbestsiniz. 2- Elinizdeki altın ve parayı ortak bir pirim kabul edin. İkisinin değeri 81 gr. Altın değerini bulduğunda siz zekât için takvim başlatacaksınız demektir. 81 gr. Olduğu günden itibaren 355 gün (bir kameri yıl) geçtiğinde elinizde bulunan miktar 81 gram üzeri ise elinizdekinin % 2,5'ukunu zekât olarak vereceksiniz. Bugünün tarihi kameri takvime göre hangi gün ise (Mesela 15 receb) siz her sene o gün zekât mükellefi durumundasınız. Her sene o gün elinizdekinin %2,5'ukunu zekât vereceksiniz. 81 gramın altına (altın veya para artı altın olarak) düştüğü sene ise zekât vermezsiniz. Zekâtı bölerek de verebilirsiniz, toptan da verebilirsiniz. Bir kişiye de verebilirsiniz, birkaç kişiye de. Önemli olan zekât olarak vereceğiniz malı hak edenine ulaştırmanızdır. Banka veya direk olması önemli değildir. Bunu ona bildirmeniz de önemli değildir. 3- Promosyon paranın direkt faiz olmadığını zannediyoruz. Faizli bir kurumun hediyesi olması ise onun pis veya pis gibi görülmesi için yeterlidir. Almayalım diyemem, onlara destek olunmuş olur ki bu da ikinci bir vebaldir. Muhakkak alınmalı ama tenezzül edilmemelidir. Üçüncü bir kuruma verilebilir. Verilirken de sadakaya niyet edilmez. Bir başka kredi borcunu yani faizli işlemi karşılama gibi kullanılması ise mantıklı değildir. Neticede harama destek olmak vardır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bir kadının nafile bir ibadet için kocasının iznini alması şarttır. Kocasının malından nafile bir işe yani farz olmayan bir işe harcama yapması asla caiz değildir. Bu bir çeşit çalmadır. Kocasından helallik alması gerekir. Hastanedeki durum şöyledir: Doktor veya alt birimdeki erkek görevliden başkası yoksa işinizi görmenizde sakınca yoktur. Yalnız bu durumda onunla baş başa kalmamanız gerekir. Yanınıza ya sizden birini ya da bir hemşireyi aldırın. Bu kural için 'başka imkân yok' diyebilmeniz yeterlidir. Sizin bulunduğunuz bir ortamda erkek bir hastanın bulunması ise yasalar nezdinde de yasaktır zaten. Onu bir hak olarak kullanmalısınız. Allah geçmiş etsin, afiyetinizi iade etsin.
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, tekrarında dikkat edin. Başka yapmanız gereken bir şey yoktur.
Bunlarla ilgili kuralları yöneticileriniz verir.