Fetva Meclisi
Soru
Merhabalar Hocam. Öncelikle Allah'ın selamı üzerinize olsun. Size sormak istediğim şu; ben bir firmada eğitim danışmanı ve satış sorumlusu olarak çalışmaktayım. Müdürümüzde Allah razı olsun kendinden Allah'tan korkan, dini bütün bir insan. Fakat şu an biz başka bir firmayla aynı kurumu kullanmaya başlıyoruz. Bu kurumun müdürü de tam tersi ağzında küfür eksik olmayan, herkesin arkasından konuşan bir insan. Böyle bir ortamda çalışılması ne kadar doğrudur ve izlenilmesi gerek yol nedir? Şimdiden teşekkürler cevabınız için.
Cevap
Benzer fetvalar
Yaşadığımız zaman imanın avuçta kor taşımak kadar zor olduğu bir zamandır. Hepimiz, herkes bu fitneye karşı uyanık olmalıdır. Bugün bir arkadaşa “Neden böyle düşünüyor ki?” diye hayret ederken insan fark etmeden kendisini zehirleyecek bir fitne de kapmış olabilir. Siz kendinizi koruyun. Arkadaşınız samimi sorular sorarsa onları cevaplandırın veya cevap verecek birine yönlendirin. Kurtuluş aramayana çare üretmek zordur. Önce kendi imanınızı ve insanlığınızı korumaya bakın. Allah Teâlâ hepimize hayırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. İmzaya sadık kalmamak mü'min karakteri değildir. Direk haram olmasa da yaptığınız doğru değildir.
Selamünaleyküm. Allah'ın haram ettiği bir işin yapıldığı yerde duramayız. Aç kalmak gibi bir neden hariç açık haram işlenen yer, bizim durabileceğimiz yer olamaz. Düzeltebilecekseniz orayı düzeltin. Düzeltemiyorsanız kendinize helal bir yer bulun.
Selamünaleyküm. Biriktirdiklerinizi atmanız gerekmez ama Müslüman olarak haram işlenen bir yerde çalışmamalısınız. İlk fırsatta ayrılmaya karar verin.
Bizim imanımız şu şekildedir: 1- Yeryüzünde iki kitle vardır. Biri Allah'a ve peygambere, imanın diğer esaslarına iman ederek MÜ'MİN olanlar. Diğeri de bir nedenle iman etmeyerek diğer kitleyi oluşturanlar. 2- Bu iki kitle birbirinden ayrıdırlar. Ancak bu ayrılık imanda ve yaşam tarzındadır. Mü'min olanla olmayan aynı dünyada, aynı ortamda aynı sosyal zeminde yaşarlar. İman farkı düşmanlığı gerektirmez. Aynı hayat standartlarını aynı devletin çatısı altında yaşayabilirler. Mü'min olmayanlar, mü'min olanlara karşı bir kin ve savaş içinde olmadıkları sürece onlara karşı bir kötü niyet beslememiz gerekmez, caiz de olmaz. 3- Cihadımız yani dinimizi savunmamız, dinimizi yok sayan ve kaldırmaya çalışanlara karşıdır. 4- İman etmeyerek ikinci cepheyi oluşturanlara karşı sosyal gerçekler nedeniyle sessiz kalmamız kötülük yapmama, iyi geçinme düzeyindedir. Peygamberimi ve kitabımı sevmeyene gönlümde yer açamam. Hakkına hukukuna dikkat ederim, hakkımı ezdirmem o kadar. Allah'a emanet olunuz.
Mü'min kendini ilgilendirmeyen bir işle uğraşmaz. Eğer sözü edilen olay mesela sizin sorumluluğunuzda biri ile ilgili ise, oğlunuz, işçinizle ilgili ise araştırırsınız. Yoksa araştırmanız vakit israfı olur. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İslam'ın kendisi ve Kur'an'ı vardır. Diğer isimlerin bir değeri yoktur.
Selamünaleyküm. Ortada bir zaruret varsa, zarurete binaen böyle bir geziye çıkabilir. Zaruretin oranı ve kullanılma ölçüsü de kişinin imanı ile alakalıdır.
Selamünaleyküm. Batık paraları sadakaya dönüştürmek makul değildir.
Selamünaleyküm. Evlilik, Allah'ın koyduğu ve insan fıtratının gerektirdiği bir kanundur. Anne veya baba olmak bu kanunun önünde olmaya hak sahibi kılmaz. Evlenmenin sizin için farz olduğunu gördüğünüzde annenize itaat etmeniz gerekmez. Onu da kırmadan evlenin. Kendinizle alakalı sürecin ne durumda olduğunu en iyi siz belirleyebilirsiniz. Şu kadarını bilin ki, ateşin etrafında dönüyorsunuz. Nefsinize güvenmeyin, şeytana dikkat edin.
Selamünaleyküm. Sizin durumunuz önemlidir; eşinizin nereli olduğuna göre bir hüküm yoktur. Siz de bulunduğunuz yerden Kayseri'ye giderken yol esnasında seferi olacaksınız. Kayseri'de eviniz varsa orada seferi olmazsınız. Eviniz yoksa on beş günden az kalacaksanız seferi olursunuz Daha fazla kalacaksanız seferi olmazsınız. Eşinizle Konya'ya gittiğinizde ise siz de o da seferi olursunuz. On beş günden fazla kalacaksanız ikiniz de seferi olmazsınız.
Selamünaleyküm. Kerbela üzerinden yapılan edebiyatın bir anlamı yoktur. Bu ümmetin Kerbela gibi nice felaketleri olmuştur. Felaketler üzerinden yaşayacaksak diri diri mezara gömülmemiz daha iyi olur. Kerbela'yı anlamak ve dünyevileşmenin başımıza açacağı afetleri takdir edebilmek daha önemlidir. Hüseyin radıyallahu anh’ın yolu örten yolu değildir. Onun ve Dede'sinin davasını sahiplenmektir esas olan.