İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben bir kurumda çalışıyorum. Yanımda çalışan arkadaş sadece Allah'a inandığını söyleyen biri; Kur'an'ı ve Peygamberimiz'i kabul etmiyor ve ben inanmadığı için kendisiyle dost olamayacağımı belirtiyorum. O da diyor ki, hem inandım diyen her türlü işi yapan birini benden nasıl üstün tutarsın. Ben de o sadece günahkar olur desem de ben böyle şeyi kabul edemem. Onunla Kur'an ve sünnet çerçevesinde ne kadar yakın olabilirim? Kur'an'da kafirleri dost edinmeyin diyor. Bu konuda bana yazdığınız yazıyı ona da okutacağım. Bir şekilde cevap verirseniz çok memnun olurum.

Cevap

Bizim imanımız şu şekildedir: 1- Yeryüzünde iki kitle vardır. Biri Allah'a ve peygambere, imanın diğer esaslarına iman ederek MÜ'MİN olanlar. Diğeri de bir nedenle iman etmeyerek diğer kitleyi oluşturanlar. 2- Bu iki kitle birbirinden ayrıdırlar. Ancak bu ayrılık imanda ve yaşam tarzındadır. Mü'min olanla olmayan aynı dünyada, aynı ortamda aynı sosyal zeminde yaşarlar. İman farkı düşmanlığı gerektirmez. Aynı hayat standartlarını aynı devletin çatısı altında yaşayabilirler. Mü'min olmayanlar, mü'min olanlara karşı bir kin ve savaş içinde olmadıkları sürece onlara karşı bir kötü niyet beslememiz gerekmez, caiz de olmaz. 3- Cihadımız yani dinimizi savunmamız, dinimizi yok sayan ve kaldırmaya çalışanlara karşıdır. 4- İman etmeyerek ikinci cepheyi oluşturanlara karşı sosyal gerçekler nedeniyle sessiz kalmamız kötülük yapmama, iyi geçinme düzeyindedir. Peygamberimi ve kitabımı sevmeyene gönlümde yer açamam. Hakkına hukukuna dikkat ederim, hakkımı ezdirmem o kadar. Allah'a emanet olunuz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.

Benim bir sıkıntım var hocam. Kalben rabbimle irtibatı bir türlü beceremiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bütün zamanlarda ve bütün mekânlarda MÜMİN OLARAK YAŞAYIP ÖLMEK erkek ve kadın her insanın birinci görevidir. Yaşadığımız hayatı ne kadar mümince yaşadığımızı sürekli test etmeye mecburuz. Bu mümince kelimesinin hakkını vermeden yapacağımız işlerin Allah katında bir değeri olmayacaktır. Bu barajdan sonra erkekler ve kadınlara göre, evlilere bekârlara göre, anne olanlara olmayanlara göre, zenginlere fakirlere göre diye bir tasnif yapabiliriz. Neyi ne kadar yapabileceğimizi biz takdir edebiliriz. Allah Teâlâ da zaten bilmektedir. Kabiliyetlerimiz, önümüzdeki fırsatlar, engeller toplanıp bir ortalama bulunarak neler yapabileceğimizi belirleriz. Mümin hanım kardeşlerimiz için şöyle bir planlamayı teklif edebilirim: 1- Bu zaman, herkesin öncelikle kendi imanını ve iffetini koruma zamanıdır. O kadar ki, her mümin erkek ve kadın, “ben de gidersem din gider” demelidir. Gerçekten de durum bu ince çizgiye kadar yanaşmıştır. Allah yardımcımız olsun. Önce imanımız ve iffetimiz, kendimiz. Önce bu. 2- İkinci olarak da kabiliyetlerimizi, fırsatları, yaşadığımız ortamı, aile yapımızı, siyasi konumu ve benzeri özel şartları tespit edip ne yapabileceğimizi belirleriz. Bu belirleme de, biz ve en yakınımızdan itibaren çevremize, şehrimize, ülkemize ve dünyaya doğru olmalıdır. İhmal edilmiş çocukların annelerinin hangi annenin çocuğuna hayrı dokunur acaba? Çocuklarımız, eşlerimiz, akrabalarımız, mahallemiz ve dünyamız... Sıralamaya dikkat edilmelidir. 3- Biz kuluz, kul da acizdir. Takatımız bir "hiç" niteliğindedir. Allah yardım ederse, bereket verirse bir şeyler yapabiliriz. Onun yardımını hak etmek diye bir derdimiz olmalıdır. İhlaslı, Şeriat'a uygun, istişareli işler yapmak gerekiyor. Mum gibi ışık verirken erimeden, güneş gibi enerji yitirmeden aydınlatmak gerekiyor. Kuluz, sabırdan ve duadan başka bir silahımız da yoktur. Hüküm Allah’ındır, bereket onun elindedir. 4- Kadın fitnesinin en hassas boyutu tam anlamı ile bir KADIN EKSİKLİĞİ olarak yansımıştır günümüze. Ortada bir kadın eksikliği vardır ne yazık ki! Buradaki eksiklik, kimilerine göre okumuş kadın, siyasetteki kadın, memur kadın, ticarette ve sanayide istihdam edilen kadındır ama ben onu kastetmiyorum. ANNE KADIN eksikliği vardır. Anaokulları yerine kendileri okullaşmış anneler eksiktir. Bu sözlerden kadınlarımız inciniyorlar ama sabrı tükenmiş, çocuğundan çok arkadaşlarının ne diyeceğine endişelenen anneler, anneliği eksik bırakan kadınlardır. Anne eksikliğinin git gide artacağı da açıktır. Gelecek kuşaklar tam anlamı ile ANNE KADIN eksikliği yaşayacaklardır. Çarşılarda ve farklı arenalarda heba edilen anneler, insanlığın kaybıdır aslında. Aynı zamanda EŞ KADIN da kayıplar arasındadır. Erkekle boş yarışına girmiş kadın, kendini kaybettiği gibi erkeği de uçurumlara itmiştir. Kadın, iki asırdır hakkını ararken avucuna konan hakların yerine şahsiyetini vermiştir. Kadın, çalışan, çalıştırılan, sömürülen olmuştur. Son zamanlarda kadının sırf "siyasete oy kazandırması" uğruna her dediğinin yapılması, en azından bir ilahiyat fakültesine gönderilmesi ve memurluğa tatlandırılması gelecekteki riski kaldırmıyor. Bu hakikati dile getirenler linç ediliyor olabilirler. Yarından daha yakın bir zamanda herkes gerçeği görecektir ama zamanı geçmiş gerçeklerin bir anlamı olmayacaktır. Bu nedenle mümin kadınların en önemli işlerinden biri, kadını mecrasına oturtmak olmalıdır. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bir anne olarak sizce dernek çalışmalarında bulunurken çalışma sistemimiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, sen şunu söylemek istiyorsun: Peygamberimiz ümmi idi yani okuma yazması yoktu. Ben de okuma yazmayı bıraksam, çocuklarımı ümmi yetiştirsem sevap kazanır mıyım? Ben de hasırda yatayım, çömlekte yiyeyim ve sevap kazanayım desem olur mu? Kıyafet olarak uzun gömlek, etek giyeyim ve ridam olsun. Böylece sünnet sevabı kazanayım. Kısaca bu sorularla özetledim sana verilecek cevabın eksenini. Evet, haklısın. Siyer kitaplarında yazan bazı bilgileri ilmihal kitaplarında sünnet olarak okumuyoruz. Peygamber aleyhisselam efendimizin işlerini iki grupta ele almamız gerekiyor: İbadetleri Adetleri (yani hayatın akışı içinde yaptığı işleri) Peygamber aleyhisselamın ibadet olarak yaptığı şeyler bizim de yaptıklarımızdır. İlmihal kitaplarında yazan da onlardır. Sadece bir iki ibadet yalnızca ona emredilmişti ve bize emredilmemişti. Gerisini zaten yapıyoruz. Adetleri olarak belirlediğimiz kısımda ise durum şöyledir: Yaşadığı yerin gerektirdiği şartlar, Peygamber olması için Allah’ın ona has olarak takdir ettiği işler (mesela ümmiliği), kılık kıyafeti, ev tarzı, yeme içme menüsü, kullandığı dili ve lehçesi bizim izini sürmemiz gereken hususlar değildir. Bunlarda ona uyacağız derken risk de alabiliriz. Örnek olarak bir mü'min iyi bir mü'min olmak için ümmi olmayı istese, çocuklarını ümmi yapsa Kur'an’ın ilk emri olan okumaya aykırı davranmış olur. Bunun için de ideal olan, ilmihal kitaplarının “bunlar peygamberimizin bize çizdiği çizgidir” dediği noktada kalmaktır. Daha ilerisi yürünmesi zor bir yoldur. Allah’tan ona hakkıyla ümmet olma azmini bize ihsan etmesini dileriz.

Ben bir Müslüman olarak peygamberimizin emirlerine uyuyorum, yapma dediklerini y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

-Şöyle bir planlama ile yaşamaya çalış: 1-Mü'min olduğunu unutma; iman senin için bir dava olsun. Kaybetmeyeceğin yegâne değerin imanın olmalı, ona yatırım yap. Hayatını ona göre belirle, işini ona göre tanzim et. 2-Haramlardan kaçın. Her haramı imanına salınmış bir kurtçuk gibi görmelisin. Haramlar senin içinde iken senin kendini iyi mü'min yapman da zorlaşacak demektir. 3- Allah'ın farzlarını eksiksiz yerine getirmeye çalış. 4- İnsanî görevlerini ihmal etme. Anne baban başta olmak üzere diğer insanlara karşı vazifelerin, hakların ve sorumlulukların açısından görevin olarak önünde olmalıdır. 5- Sağlığını önemli bir emanet olarak bil ve koru. 6- Sünnetler üzerinden genişleyebildiğin kadar dinde genişlemeye gayret et. Bu bölümden biri olarak ilmi faaliyetlerde bulun, oku, öğren, dinle. 7- Mü'minler arasından seçilmiş kardeşlerin bulunsun. Onların kıymetini bil, senin kıymetini bilmelerini sağla. Beraber olmakla zevk aldığın, iman ve heyecanının arttığı kardeş grubun olmadıkça lezzetli bir iman yaşayamazsın, iyi bil bunu.

5 vakit namazımı kılıyorum. Günlük düzenli Kur’an okumaya çalışıyorum. Bana dini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce şu illetten uzak duralım: Birilerini ezmek, üstün çıkmak için ilim öğrenmek bizde yoktur. Biz, dinimizi üstün çıkarmak için ilim sahibi oluruz, o ilmi kullanırız. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bisetinden sonra yaşayan bütün insanların ona iman etmek zorunda olduğu, ona iman etmeyenlerin cennete girmek için gerekli şartları oluşturmayacağı, diğer peygamberlere iman etmenin kurtuluş olmadığı hatta sadece Allah'a iman ediyor olmanın da kurtarmayacağı bilinen bir hakikattir. Bu konuda ilmine itibar edilen hiçbir âlimin aykırı bir görüşü yoktur. Son yıllarda ortaya çıkan sözünü ettiğiniz görüşün iki nedene dayandığını düşünüyorum. Birincisi, mü'min olmayanların elinde din öğrenen ve ilim adamı kimliği kazanan kişilerin kaptıkları mikrobu saçmalarıdır. İkincisi de, Müslümanların dışındaki mercilerle iyi ilişkiler içinde olmak isteyen ve büyük ihtimalle de bu ilişkileri dine hizmet için kullanacağını hesaplayan iyi düşünceli mü'minlerin yaptığı hesaptan kaynaklanan görüşlerdir. Bunların söylediklerine inandıklarını zannetmiyorum. Dışa karşı böyle konuşup zaman ve fırsat kazanmaya çalışıyorlardır. Ama birinci grubun söylediklerine inandıkları kanaati ağır basıyor. Allah nefislerimize uymaktan bizi muhafaza buyursun. Gerek kitabımız Kur'an ve gerekse onlarca hadis bu hakikati beyan eder. Herhangi bir mealden ve hadis kitabından İslam, İman maddelerini araştırırsanız bunu gayet açık bir beyanla görürsünüz. Allah yardımcımız olsun.

Hocam yurt dışında yaşayan bir kişiyim. Bulunduğum yerde gerçekten ahlakıyla düz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min olarak yaşamak, küfrün tuzaklarına düşmemek olduğu kadar nefsin ve şeytanın hilelerine de takılmamaktır. Bir de en az onlar kadar önemli bir imtihan da çevre bataklığında boğulmamaktır. Çünkü çevremizi yok saymaya gücümüz yetmez. Zaten mümkün de değildir. İnsanların hepsinin iyi olduğu bir toplum düşünülemez. Toplum ne olursa olsun, mü'min olarak şahsiyetimizi korumak ve Allah'ın istediği tarzda yaşamak hedefimiz olmalıdır. Elbette tam istenen gibi olmayacaktır. Ama bizim hedefimiz en iyisine doğru koşmaktır. Durduk yerde sorun üretmeye de gerek yoktur. Kâfir kâfirliğini yapacak biz de imanımızın gereğini. Kendimizi müdafaa etmek zorunda kalmadıkça da sorun üreten olmayacağız. Zaten bizim samimi yaşantımız, Allah'ın yardımının bizimle olmasını sağlayacak, kalpler bizim lehimize yumuşayacaktır.

Etrafımızda açıktan zina yapan, namaz kılmayan, kredi alan vs. dini hassasiyeti

arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ateşle oynamayın. Kesinlikle bitirin veya kesinlikle birbirinize helal olun. Bu da ailelerinizin bileceği bir nikâhtan başkasıyla olmaz.

Ben üniversite ikinci sınıftayım ve nasıl olduğunu anlamadığım şekilde bir kız a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere muhabbet olmaz. Arkadaşlık olmaz. En kritik meselelerde bile gayet sınırlı ve bakmadan konuşulabilir ki bu da bir iki kelimeyi geçmemelidir. Şeytan saniyeleri bile iyi hesap eder ve bizi ateşe sevk eder, dikkatli olmalıyız.

Selamunaleykum. Hocam bir lise öğrencisi olarak kızlarla muhabbetimizin en fazla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Mesafeli ve seviyeli bir tavır içinde olmanız gerekiyor. Onlardan etkilenmeden yaşamanız neredeyse mümkün değildir. Madem, kendinizi kapalılardan sayıyorsunuz, sizin gibi olmayanlarla mesafeli durun, kendinizi koruyun.

Selamünaleyküm hocam. Cevabınız için teşekkür ederim. Size bir sorum daha olacak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sakın bunu sağa sola yaymayın, sizde yerleşik duruma gelir. Doktora gidip hormon kontrolü yaptırmalısınız. Tedavinizde sonuç çıkmazsa ya da her şeyiniz normal denirse tekrar yazabilirsiniz.

Merhaba. 17 yaşında genç bir kızım yaklaşık 5 senedir kız arkadaşlarıma ilgi duy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Aşırı gitmemek, Maddi beklenti içinde olmamak, İkinci şahısların da (meselâ eşlerin) dostluğa katılmasını beklememek, Çok dua etmek, Sabırlı olmak, Fedakârlığa hazır olmak en önemli yardımcı sebeplerdir.

Selamun aleykum. Dostlukların korunması için ne yapmalıyız?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.