Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum. Hocam bir lise öğrencisi olarak kızlarla muhabbetimizin en fazla ne kadar olması gerektiğini merak ediyorum. Bazen not almak için, çözemediğimiz soruları sormak için de olsa konuşamaz mıyız? Soru veya not almak olmasa bile haram bir şey konuşmadıktan sonra, dokunma filan olmadıktan sonra sadece konuşmak da haram mıdır? Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sınıfınızdaki hanımlar, ortak mekan ve ortak vakitlerin sık kullanımı sebebiyle sizin açınızdan sokaktakilerden daha riskli olabilir. Çok dikkat etmelisiniz. Mesafenizi muhafaza etmelisiniz. Şeytan sizin ilk tavizinizi çok iyi değerlendirecek bunu bilin.
Selamünaleyküm. Kiminle sözlenip evlenecekseniz onunla görüşün. Bir iki yıl beklemek de yanlıştır. Ateşin etrafında dönmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Şeytanın en nazik tuzaklarından birine karşı nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranılmalıdır. Bu bir Allah korkusu sınavıdır. Yeri ateş olacak için yapılabilecek bir şey yok. Cehennemi unutmamak gerekiyor.
Selamünaleyküm. Bir zaruret olmadıkça yabancı bir kadınla konuşup görüşmeniz caiz değildir.
Selamünaleyküm. Onlara dualar edin, yüzleşme imkânınız olan varsa helallik isteyin. Başka yapacak bir şey yoktur. İbadetlerinizi yapmaya dikkat edin.
Selamünaleyküm. Bütün alternatifleri ile bunların tamamı şeytan tuzağıdır. Kaçınmak gerektiğini bilmeliyiz.
arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar
Ateşle oynamayın. Kesinlikle bitirin veya kesinlikle birbirinize helal olun. Bu da ailelerinizin bileceği bir nikâhtan başkasıyla olmaz.
Selamünaleyküm. Mesafeli ve seviyeli bir tavır içinde olmanız gerekiyor. Onlardan etkilenmeden yaşamanız neredeyse mümkün değildir. Madem, kendinizi kapalılardan sayıyorsunuz, sizin gibi olmayanlarla mesafeli durun, kendinizi koruyun.
Mü'min olarak yaşamak, küfrün tuzaklarına düşmemek olduğu kadar nefsin ve şeytanın hilelerine de takılmamaktır. Bir de en az onlar kadar önemli bir imtihan da çevre bataklığında boğulmamaktır. Çünkü çevremizi yok saymaya gücümüz yetmez. Zaten mümkün de değildir. İnsanların hepsinin iyi olduğu bir toplum düşünülemez. Toplum ne olursa olsun, mü'min olarak şahsiyetimizi korumak ve Allah'ın istediği tarzda yaşamak hedefimiz olmalıdır. Elbette tam istenen gibi olmayacaktır. Ama bizim hedefimiz en iyisine doğru koşmaktır. Durduk yerde sorun üretmeye de gerek yoktur. Kâfir kâfirliğini yapacak biz de imanımızın gereğini. Kendimizi müdafaa etmek zorunda kalmadıkça da sorun üreten olmayacağız. Zaten bizim samimi yaşantımız, Allah'ın yardımının bizimle olmasını sağlayacak, kalpler bizim lehimize yumuşayacaktır.
Bizim imanımız şu şekildedir: 1- Yeryüzünde iki kitle vardır. Biri Allah'a ve peygambere, imanın diğer esaslarına iman ederek MÜ'MİN olanlar. Diğeri de bir nedenle iman etmeyerek diğer kitleyi oluşturanlar. 2- Bu iki kitle birbirinden ayrıdırlar. Ancak bu ayrılık imanda ve yaşam tarzındadır. Mü'min olanla olmayan aynı dünyada, aynı ortamda aynı sosyal zeminde yaşarlar. İman farkı düşmanlığı gerektirmez. Aynı hayat standartlarını aynı devletin çatısı altında yaşayabilirler. Mü'min olmayanlar, mü'min olanlara karşı bir kin ve savaş içinde olmadıkları sürece onlara karşı bir kötü niyet beslememiz gerekmez, caiz de olmaz. 3- Cihadımız yani dinimizi savunmamız, dinimizi yok sayan ve kaldırmaya çalışanlara karşıdır. 4- İman etmeyerek ikinci cepheyi oluşturanlara karşı sosyal gerçekler nedeniyle sessiz kalmamız kötülük yapmama, iyi geçinme düzeyindedir. Peygamberimi ve kitabımı sevmeyene gönlümde yer açamam. Hakkına hukukuna dikkat ederim, hakkımı ezdirmem o kadar. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Sakın bunu sağa sola yaymayın, sizde yerleşik duruma gelir. Doktora gidip hormon kontrolü yaptırmalısınız. Tedavinizde sonuç çıkmazsa ya da her şeyiniz normal denirse tekrar yazabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Aşırı gitmemek, Maddi beklenti içinde olmamak, İkinci şahısların da (meselâ eşlerin) dostluğa katılmasını beklememek, Çok dua etmek, Sabırlı olmak, Fedakârlığa hazır olmak en önemli yardımcı sebeplerdir.