Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi sene boyunca turistik bölgelerde hotel fotoğrafçısı olarak çalıştım. Yaptığım işe tevbe ettim ve memleketime döndüm ama sonradan fotoğrafçılıktan kazanılan paranın haram olduğunu öğrendim. Ben biriktirdiğim parayla evlendim, ev aldım ve şimdi ufak bir miktar param var bu işlerden kalma. Şimdi benim evim ve geriye kalan bu param haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Paranızın haram olduğunu söyleyemeyiz ama pisliğe su taşıdığınızı söyleyebiliriz. Daha iyi bir iş bulmaya çalışın ya da o bölümünü icra etmemeyi ilke edinin.
Alkollü bir mekân işletmek gibi haram bir kazanç üzerine iş yapan ve ev alan, geçimini temin eden biri tevbe ettikten sonra şöyle yapmalıdır: a. Tevbesinde samimi ise ve onu sürdürüyorsa biiznillah tevbesi makbuldür. Tevbesinden şüphe etmemelidir. b. O zamana kadar kazanıp harcadıklarından dolayı bir şey yapması gerekmez. Evi ve benzeri sahibi olduğu şeyleri elinden çıkarması gerekmez. c. Elinde hâlâ o haram paradan varsa o para sadaka verilebilir, bir yere vermelidir. Verdiğinde kendisi darda kalacaksa vermeyebilir acil ihtiyacı kadarını alır gerisini verir.
Selamünaleyküm. Siz bir haram işlemiyorsunuz ama işlenen harama yani devletten hileli bir şekilde para alınmasına aracı oluyorsunuz. Bunda rızanız varsa vebale ortak olursunuz. Bunu kabul etmeyin.
Bereketsiz bir iş yapıyorsunuz. Kökten bırakıp uzak durun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm.Kazandığınız paranın tamamı haramdır diyemeyiz ama harama hizmet ettiğiniz bölüm sizin için bir kirdir. En azından bunun haram bir iş olduğunu tebliğ edin orada.
Selamünaleyküm. Geçmişine tamamen tevbe eden biri, tevbesinden sonra haram olan şeylerden uzak kalmayı başarırsa kul hakları hariç inşaallah eski kazançlarından sorumlu olmaz.
birikim konusundaki diğer fetvalar
Zekâtı veriliyor ve sizi harama sevk etmiyor olduktan sonra bütün dünyanın servetini biriktirebilirsiniz.
Katılım bankaları kâğıt üzerinde de olsa faizli işlem yapmıyorlar, görünen şekli ile onlardan ev almanın caiz olacağını zannediyoruz.
Hayır, çözüm seni mü'min insan olarak gören biri ile evlenmektir. Böylece sen senin gibi bir insanla evlenmiş olursun. Az olan sana yeter böyle bir evlilikte. Hayatı mobilyadan ve gösterişten ibaret zanneden biri ile evlendiğinde ise o da mü'min olsa bile mal seni boğar. Bu birinci şarttır. İkinci olarak da şunu bilmelidir gençler: Babalar çocuklarını evlendirmek için borç yapmak zorunda değildirler. Evlenmek isteyen, her yerin iş kaynadığı bir zamanda gerekiyorsa ara işlerde çalışarak evlilik için birikim yapmalıdır. O birikim, Allah’ın izni ile bereketlenir ve kişinin önü açılır. Evlenmek istediği için bütün kapıların kendisine açılacağını zanneden yanlış düşünmektedir. Öğrencilik asla çalışıp para biriktirmeye engel değildir. Bu bir bakış tarzı, sahipleniş ve gerçekçilik düzeyidir. Bunu göstermelidir genç. Böylece eş adayına talip olurken de “adamlık” vasfı hakkında kendisini ispat etmiş olacaktır. Mü'min insan olarak “tevekkül” mantığımız da bunu gerektirir.
Elinizdeki para borçlarınızın tümü düştükten sonra erimiş oluyorsa o para zekât açısından yok durumdadır.
Selamünaleyküm. Şu anda sizin borcunuz, birikiminizden daha fazladır. Bu durumda size zekât gerekmez. Araba zaten zekât dışıdır.
Selamünaleyküm. Şu anda sizin borcunuz, birikiminizden daha fazladır. Bu durumda size zekât gerekmez. Araba zaten zekât dışıdır.