Fetva Meclisi
Soru
Kazancı helal olmayın bir iş yaptım ve bu işim yıllarca sürdü. O işten kazandığımla evlendim, ev aldım, iş yeri büyüttüm. Sonra Allah nasip etti tevbe ettim. Namaz kılıyorum. İbadet yapıyorum. O işi de tamamen terk ettim. Şöyle bir sorun oluştu: Ben tevbe ettikten sonra o işi bir daha yapmadım ve helal kazanıyorum şu anda. Ama o haram işten elimde bir birikim oldu, ben haram yemeye devam ediyor muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şüphesiz bir helal istiyorsanız elbette size farklı bir işe geçmenizi tavsiye ederim. Mevcut durumda ise haram diyemediğimizi siz de okudunuz. Önemli olan mal sahibi durumundaki şirketin haram iş yapıp yapmadığıdır. Elemanlarından birinin yanlışını onlar tasvip etmedikçe ne onlar ne de siz vebale girmezsiniz. Allah yardımcınız olsun.
- Önce samimi bir tevbe gerçekleşecek. Tevbe ciddi bir pişmanlık ve tekrar etmemeye karar vermektir. - Söz konusu haram, bir başkasının malı ise o mal sahibine iade edilecek. Helalliği talep edilecek. - O mal elde değilse bedeli sahibine ödenecek. - Sahibi bilinmez, bulunamaz ise sadaka olarak verilecek. - Bu malı bu şekilde veremeyecek kadar fakir ise bu kişi çokça istiğfar edecek, dua edecek. - Söz konusu haram mal, birisine ait değil de elde edilme yöntemi itibarı ile mesela faiz gibi, rüşvet gibi, haram bir iş yapılarak elde edilmesi gibi bir yolla kazanıldı ise; - Elde kalanlar bir fakire veya derneğe verilecek. - Elde kalmayanlar için ise istiğfar edilecek.
Tevbeni koru, ibadetlerini yap, kendine güzel bir iş oluşturmaya çalış gerisini de düşünme, hiç düşünme.
O zamanki işinizin kendisi helal bir iş idiyse elektriği kaçak kullandığınız için işten kazandığınız direkt haram olmaz. Kaçak kullandığınız elektriğin kendisi haram olur. Bu sebeple ne kadar elektrik kullandığınızı biliyorsanız direkt onu, bilmiyorsanız yaklaşık bir rakamı tespit edin onu fukaraya sadaka olarak verin. İnşaallah tevbe de ettiğiniz için bir vebal kalmaz.
Aleykümselam. Paranın kazanılması ve harcanması iki ayrı başlıktır. Kazancın sana helal ise o senindir. Sana verilen zekâtlar veya aylık olması buradaki helal olmayı değiştirmez. Senin olan parayı da sana helal olduktan sonra HELAL OLAN her yerde harcayabilirsin. Kaynağı ramazan teravihindendir diye harcamana diğer durumlara göre bir sınırlama gelmez. Mesele şudur: Kazanç ve harcama itibariyle farklı helaller ve farklı haram alanlar yoktur. Sen elbette genç de olsan mubahların dışına taşmamayı hatta mubah sınırlarını zorlamamayı tercih etmelisin.
Her şeyden önce elinde haram mal bulunması bir Müslüman’ın bir haram işlediğini göstermektedir. İlk işi de tevbe etmek olmalıdır. Tevbe etmeden malı ne yapacağını düşünmesi yanlış olur. samimi bir tevbe ilk iştir. İkinci olarak da o malı ne yapacağını şöyle planlarız: Haram malın ne veya ne kadar olduğu biliniyorsa olduğu gibi çıkarılacak. Ne kadar olduğu bilinmiyorsa mesela genele karışmış bir faiz gibi mal ise, yapılabildiği kadar hesap yapılıp incelenecek ve yaklaşık bir rakam da olsa o tespit edilip işlem ona yapılacak. Sahibi bilinen bir çalınmış, gasp edilmiş, rüşvet alınmış türünden mal ise hemen iade edilir. Sahibi hakkında bilgi yoksa ve faiz gibi geri beklenen bir para değilse onu şu şekilde çıkarır elinden. Genel olarak helal sadaka nasıl kullanılıyorsa o şekilde bu mal da kullanılır. Bu şu demektir: Bir Müslüman, sadaka vermek istediği zaman nereye veriyorsa bunu da ‘sadakaya niyet etmeyerek de olsa’ oraya verir. Kişi de olabilir, dernek vakıf da olabilir. Özellikle cami ve mescitleri bunun dışında tutmayı tavsiye eden âlimlerin bulunduğunu da biliyoruz.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Yeryüzünün tamamı bizim için mescit kılınmıştır. Genel kural böyledir. Bir yer mescit olarak inşa edildi ise orada her türlü namaz kılınır. Mescit maksatlı inşa edilmemiş olan ev, iş yeri, sosyal alan gibi yerlerde namaz kılmak durumunda kaldığımızda ise şu noktalara mümkün olduğu kadar dikkat ederiz: Namaz için temas edeceğimiz yer temiz olmalıdır. Namazı meşgul edip, namaz kılanın dikkatini dağıtacak ortam olmamalıdır. Başkalarına zarar vermemiş olunmalıdır. İbadeti eğlenceye dönüştürme, alay etme nedeni olup olmayacağına dikkat edilecektir. Alkol tüketimi, müzik üretimi gibi günah olan bir iş için oluşturulmuş bir yer olmamalıdır.
İki ittifak noktasından söz edebiliriz: a. Necis olmayan alternatifi varsa necis olan bir şey tedavide kullanılamaz. b. Söz konusu hayati bir tehlike olduğunda ise necis olanın kullanılmasında ruhsat bulunmaktadır. Buna göre: Tıpta kalp tedavisinde kullanılan domuzdan alma kalp kapakçığı, domuz yağı katkılı ürünler, domuz ve inek kaynaklı jelatin katıklı kapsüller, yanık tedavisinde kullanılan domuz derisi, sindirim sistemi için kullanılan domuzdan katıklı ürünler, pek çok ilaç ve gıda takviyesinde kullanılan alkol, kan nakli örnek olarak ele alınabilir.
Necaset kavramını biz sıradan bir “pis” olarak değil de dinen pis sayılmış şey olarak kullanıyoruz. Zira dinen pis olma durumu, normal hayatta pis olarak kabul edilen şeylerden daha kapsamlı bir pisliği yansıtmaktadır. Bu nedenle de fıkıh kitaplarında necaset kavramı çok geniş bir yer tutmaktadır. Su, namaz, yiyecekler, içecekler, alışveriş ve tedavi konularında necaset konusu geniş yer tutar. Necasetin karıştığı suyun pis olduğu, onunla namaz kılınamayacağı, ticaretinin yapılamayacağı belirtilmektedir. Bir şeyin necaset olması tam bir kimyasal dönüşüm görmedikçe temizlenmeyeceği de belirtilen hükümler arasındadır. Necaset olan bir şeyin yiyecek veya giyecek ya da tedavi maksadı ile kullanılması ise ancak ağır bir zaruret durumunda mümkün olur. Tabiatta gördüğümüz eşyada asıl olan temiz olmasıdır. Başka bir ifade ile temiz olmak esastır, necis olma nadirattandır. Dışkı, idrar, kan, irin, kusmuk, meni/mezi, kanı olan kara canlıların ölmüş durumu, domuz ve fukahanın büyük bölümüne göre alkol olduğu gibi necistir/necasettir. Ölü hayvan, kan ve domuz bizzat necistir. Bir başka açıdan necaset olarak görülen besmelesiz kesilmiş hayvan ise kesim tarzı nedeniyle haramdır ama necis değildir. Bu bölümdekilerin necis olduğu fukahanın ittifakı ile tespit edilmiştir.
Böyle bir eşe karşı içinde sevgi oluşması şart değildir. Onun tabii bir isteği olan cinsel ihtiyacını karşıla. Yemek gibi hizmetlerinde eksiğin olmasın. Dilinle itici olma. Gerisinde vebalin olmaz. Buna rağmen, namaza başladı ise görürsün çok geçmeden Allah aranızda bir bereket yaratır. O bereketin kaynağı namazı ikinizde koruduğunuz sürece bu günleri geçirirsiniz biiznillah. Sabredin kazanın bacı. Allah yardımcınız olsun.
Kolonya için kullanılamaz denmiyor. Kullanılabilir bir şey için de gerekli malzemelerden biri alkol ise onu kullanabilirsiniz. Bu durumda kolonya kullanılırken ki fıkıh bilgilerine dikkat ediniz.
Sorunuzu uzman doktorumuzla görüştük. Bize yazdığı cevabı, size cevabımız olarak iletiyoruz: “Hocam homeopati, normal tıbbın ilmi değil tecrübi şeklidir. Normal ilaçlara göre daha doğal olduğunu iddia eder ancak ruhsat/denetim vs. söz konusu değildir. İçinden ne çıkacağı üreten esnafın insafına kalır. Mevcut ürün ilaç özelliği taşımadığı için, yapısındaki alkol vs. zaruret olarak da değerlendirilemez kanaatindeyim.”