Fetva Meclisi
Soru
Ahirete ciddiyetle bakamadığım zamanlarda iş yerinin elektriğini kaçak kullanıyordum. Sonradan aklımız başımıza geldi ve tevbe ettim. Şimdi o kazancımız helal midir bize?
Cevap
Benzer fetvalar
Net rakamlar biliyorsan onları çıkarırsın. Bir rakam bilemiyorsan yaklaşık bir rakam bulmaya çalış. Kalbini rahatlatacak rakamı tespit edince onu fukaraya dağıt. Tevbe de ettiğine göre biiznillah sorun kalmaz.
Alkollü bir mekân işletmek gibi haram bir kazanç üzerine iş yapan ve ev alan, geçimini temin eden biri tevbe ettikten sonra şöyle yapmalıdır: a. Tevbesinde samimi ise ve onu sürdürüyorsa biiznillah tevbesi makbuldür. Tevbesinden şüphe etmemelidir. b. O zamana kadar kazanıp harcadıklarından dolayı bir şey yapması gerekmez. Evi ve benzeri sahibi olduğu şeyleri elinden çıkarması gerekmez. c. Elinde hâlâ o haram paradan varsa o para sadaka verilebilir, bir yere vermelidir. Verdiğinde kendisi darda kalacaksa vermeyebilir acil ihtiyacı kadarını alır gerisini verir.
Selamünaleyküm. Önceki haramlardan tevbe etti iseniz elinizdeki sizin helal kazancınızdır. Önceki dönemdeki haramda kul hakkı varsa onu hesaplayıp sahiplerine vermelisiniz.
Selamünaleyküm. Geçmişine tamamen tevbe eden biri, tevbesinden sonra haram olan şeylerden uzak kalmayı başarırsa kul hakları hariç inşaallah eski kazançlarından sorumlu olmaz.
Önce faizli işten tevbe edilir. Faizli bölümün kazançtan çıkarılması için plan yapılır. İnşaallah geri kalanında haramlık olmaz.
Aleykümselam. Direkt senin ağzından bir yalan veya elinden bir hile çıkmayacaksa sen mesul olmazsın. Daha iyisini bulduğunda da oraya geçersin.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Siz bu durumda bir emanetçi idiniz. Emanetçinin elinde emanetin zarar görmesinin sonucu şöyledir: a. Eğer sizin etlerin bozulmasında bir katkınız, ihmaliniz, aksatmanız yoktu idiyse siz bu durumda vebal altında değilsiniz. b. Eğer etler sizin geciktirmeniz, yanlış yerleştirmeniz, mesela klimayı açmayı unutmanız gibi sebeplerden biriyle bozuldu ise etleri TAZMİN ETMEK zorundasınız. Piyasa fiyatını belirleyip o fiyattan zararı ödeyin, ahiret fiyatları ile ödemekten çok daha iyidir sizin için. c. Sizin ihmaliniz bulunup bulunmadığını ise bir başka kişiye danışarak tespit edebilirsiniz.
Helallik almak ahirete imanın gereğidir ve ciddidir. Uğraşır, elde etmeye çalışırız. Olmuyorsa vazgeçmeyiz ama helallik yerine onlar için istiğfar etme, dua etme, sadaka verme gibi ara formüller üretmeye çalışabiliriz. Duamız sayesinde de Allah Teâlâ kalplerini yumuşatır diye umarız.
Mü'min, bu hayatta ne varsa hepsinin bir imtihan olduğuna iman eder; nimetler de belalar da. İmtihanın ne olduğunu anlamadan önce imtihan sonuçlarının ahiret üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini anlamalıdır. Bu anlayışa sahip olmayan, malı ve çocukları ile yaşadığı imtihanı anlamadan ömrünü bitirebilir. Mal ve evladın imtihan olması, imtihanın fitneye dönüşmesi şu sonuçlardan birinin ortaya çıkması ile olabilir: a- Mal ve evlat yüzünden ahiretine zarar geliyorsa imtihan kaybediliyor demektir. En azından direkt cennete girme fırsatını ağır bir hesap yüzünden erteletmek bile kaybetmektir. Bunun bir de cenneti kaybederek ahireti tamamen kaybetmek sonucu da olabilir. b- Mala ve çocuklara düşkünlük haramlara kayma nedeni olabilir. Bu bir imtihan kaybı olur. v c- Mal ve çocuk yüzünden düşmanlıklar olabilir. Bu da bir kayıptır. d- Cimrilik ve korkaklık nedeni olabilir ki bunların her biri insanın imtihan kaybetmesinin nedenlerindendir. e- Mal da evlat da kibir nedenlerindendir. Kibir de neticede imtihan kaybettirir.
Size İslam âlimlerinden İbni Kayyım’ın güzel bir sözünü aktarayım, siz onun üzerine düşünün. Bu söz yaklaşık yedi asır önce söylenmiştir. Diyor ki: “Lider olmanın alkoldeki gibi bir sarhoşluğu vardır hatta ondan da beterdir. Lider olmanın verdiği bir sarhoşluk olmasaydı liderler ebedi ahiretlerini verip dünyayı almaya çalışmazlardı.”
Kabre konan insana: • Rabbin kimdir? • Dinin nedir? • Peygamberin kimdir? Şeklinde soru sorulacağına dair hadis mütevatir gibi bir hadistir. Bu hadisi Buharî, Müslim, Ebu Davud, Nesaî, Tirmizî, İbni Mace, Ahmed, İbni Hibban, İbni Ebi Şeybe, Hakim, Beyhaki gibi büyük muhaddisler rivayet etmişlerdir. Kabirde soru sorulacağına dair bilgi bu ümmetin ilk gününden itibaren bir din bilgisidir ve bu bilgiden hiçbir şüphe yoktur.
Allah yardımcınız olsun. Her Müslüman muhakkak bir işin görevlisidir, Allah Teâlâ kimseyi boş ve gereksiz yaratmamıştır. İnsan kendi ağırlığının oturacağı yeri bulamayınca gereksiz ve yersiz gibi kalır. Siz de bulunduğunuz yeri bu mantıkla değerlendirmeye bakınız. Asıl vazifeniz ve sorumluluğunuzun ÖNCE KENDİNİZİ iman ve ahlâk olarak muhafaza etmek olduğunu bilmelisiniz. Bulunduğunuz ya da bulanabileceğiniz yer şeytanın erkeği ile kadını ile insanı parçaladığı bir yer olabiliyor. Zaman ahiret zamanı denebilecek bir açılım içindedir, bu bir risk. Makamın getireceği rehavet ve “gereğini yapmaya mecbur kalma ezilmişliği” bir risktir. Bu risklere karşı adeta mücadele ederek bir ömür geçireceksiniz. Kendinizi bir an bile boşlukta bırakırsanız şeytan o anı sizin kayma anınız olarak yakalar ve bir daha geri dönmeniz olmayabilir maazallah. Size şunları tavsiye edebilirim: a- Önceliği kendiniz olarak görün. Dünya ve ahiretiniz olarak siz siz olmadıkça kime ne yararınız olacak da kalbiniz ondan huzur bulacak? Mum gibi eridikten sonra vereceğiniz mini bir ışık için “aydınlatma” demenin anlamı yoktur. b- Evliliğinizin bir iş uğruna heba olmasına izin vermeyin. Fıtratla ters düştüğünüz yerde kesin kaybedersiniz. c- Bulunmanız muhtemel görev neticede bir beşerî düzeni besleme görevi olacaktır. Dikkat edin, ahireti verip dünyayı almayasınız. Kerhen ve bin bir tedbirle bulunun orada. d- Bir bayan olarak erkeklerle bulunabileceğiniz ortam, çarşı pazarda bulanabileceğiniz kıyafet ve şartların ortamı olacaktır. Bu ciddiyetinizi asla gevşetmeyin. e- Beşerî bir sistemin ayrıntılarını öğrenirken dininize ait bilgileri ihmal etmeyin. f- Açık bir şekilde şirk veya haram olan sözler, teoriler ve benzeri sakıncalarla karşılaştığınızda imanınız sizi hareketlendirsin. En azından kalbinizden “Allah’ım ben bu sözleri, teorileri, maddeleri beğenmiş değilim, reddediyorum, ben senin dininden yanayım, beni affet” deyin. g- Bulunduğunuz noktada en iyiye talip olun, sürekli öğrenin. Orada bulunmanıza değecek bir gayret ve çalışma içinde olun. h- Bir istişare edilir kimseler listeniz olsun. İstişare etmeye çekinmeyin. Fıkıhta, Kur'an ilimlerinde veya benzeri ilimlerde istişare ederek kendinizi canlı ve aktif din bilgisi ile ayakta tutmaya çalışın. i- Çok dua edin. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.